III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, iddia, savunma, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, tanık beyanları, otopsi tutanağı, uzmanlık raporu ve tüm dosya içeriğine göre; sanık ... ile maktul ...'in polis memurları olup Siirt Polisevinde kaldıkları, Siirt iline atanmadan önce de aynı polis okulunda okudukları ve samimi arkadaş oldukları, olay tarihinde ikisinin de saat 19:00 sıralarında göreve gidecek olmaları sebebiyle gün içerisinde polisevinde bulundukları, öğlen saatlerinde sanığın maktulün odasına giderek cuma namazı için maktulü uyandırdığı, birlikte cuma namazına gittikleri, sanığın namazdan önce adli emanette kayıtlı silahını maktulün odasında bulunan çekmeceye bıraktığı, maktulün silahının da çekmecede durduğu, birlikte cuma namazına gittikleri, ardından sanığın ehliyet almak için evraklarını trafik şube müdürlüğüne götürmek istediği, bu amaçla polisevine geldikleri, sanığın evrakları almasının ardından birlikte trafik şubeye gittikleri, evrakları teslim ettikleri, oradaki görevlinin sanığa ehliyetini 16:30 sıralarında alabileceğini söylediği, bunun üzerine sanık ile maktulün birlikte alışveriş merkezine gittikleri, orada biraz dolaştıktan sonra polisevine geri geldikleri, birlikte maktulün odasına geçtikleri, orada sohbet ettikleri, saat 16:30 sıralarında sanığın ehliyetini almak için trafik şubeye gideceğini belirttiği ancak havanın sıcak olmasından dolayı maktulün gitmek istemediği, bunun üzerine sanığın tek başına trafik şubeye giderek ehliyetini alıp geri geldiği, tekrar maktulün odasına geçtiği, maktulle biraz sohbet ettikleri,daha sonra sanığın işe gitme vakti yaklaştığından giyinmek amacıyla odasına geçtiği, hazırlandıktan sonra silahını maktulün odasında bıraktığını hatırlaması üzerine silahını almak amacıyla maktulün odasına gittiği, maktulün odanın cam tarafındaki yatakta sırtını duvara dayamış halde elinde telefonla oyun oynadığı, sanığın yatağın yanında bulunan komidinin çekmecesinden silahını aldığı, daha sonra maktulün de silahını aldığı, sanığın silahı doldur boşalt yaparak şarjörde bulunan mermiyi namluya verdiği, silahın atışa hazır hale geldiği ve silahı beline taktığı ve işe gitmek amacıyla odanın kapısına doğru yöneldiği sırada odadan çıkmadan önce maktulün sanığa hitaben "çatışmada silahını nasıl hızlı çekersin" diye sorduğu ve bu sırada göstermek maksadı ile kendi silahını hızlı bir şekilde çekerek sanığa doğrulttuğu, sanığın da nasıl silah çektiğini maktule göstermek amacıyla dolu olan silahı hızlı bir şekilde belinden çıkararak silahı maktule doğru yönelttiği, silahı belinden çıkartırken silahı hızlı çekmesinden dolayı silahın tetiğine bastığı, merminin silahın ağzında atışa hazır halde olmasından dolayı silahın ateş aldığı, silahın patlaması ile birlikte maktulün burun kısmından vurulduğu ve sanığın hemen yardım istemek için bağırarak odadan dışarı çıktığı, olayın şoku ile kendinden geçtiği, bir süre sonra polisevinde kalan polis memurlarının sanığın yanına geldikleri ve ne olduğunu sordukları,sanığın da arkadaşını vurduğunu ifade ettiği olayda; sanık ile maktül arasında öncesine dayalı herhangi bir husumet bulunmadığı gibi aksine tüm tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere okuldan beri çok samimi arkadaş olup birlikte gezerek zaman geçirdikleri, sanığın polis memuru olup silahın şaka, eğitim veya gösterme amaçlı olsa dahi canlılar üzerine doğrultulmaması gerektiğini bilmesinin beklenildiği, her ne kadar iddianamede sanığın olası kasıtla adam öldürme suçundan cezalandırılması talep edilmiş ise de; sanığın aksi ıspatlanamayan savunmasında göreve gitmek üzere silahını maktülün odasındaki çekmeceden alıp doldur boşalt yaparak mermiyi silahın namlusuna sürdükten sonra silahı kemerine yerleştirip tam çıkacaken maktülün sanığa hitaben "çatışmada silahını nasıl hızlı çekersin" diye sorarak ve bu arada göstermek maksadı ile kendi silahını hızlı bir şekilde çekmesi sonucu, sanığın da kemerine taktığı tabancasında mermi sürdüğünü bir an için unutarak aynı hareketi maktüle göstermek isterken silahını hızlı çekmesi sonucu aniden tetiğe bastığı bu itibarla olası kasıt ile adam öldürmenin unsurlarının oluşmadığı, zira sanığın suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesinin söz konusu olmayıp, polis memuru olan sanığın öngörmesi gereken neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana geldiği ve samimi arkadaşı olan maktülün ateşli silah yaralanması sonucu ölümüne neden olduğu ve eylemin bu şekilde bilinçli taksirle gerçekleşmiş olduğu anlaşılmış ve suçun işleniş biçimi,sanığın taksirine dayalı kusurunun ağırlığı, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza belirlenmiş ve hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
TCK'nın 22/3. maddesinde bilinçli taksirle işlenen suçlarda temel cezanın 1/3'ten 1/2'sine kadar arttılabileceği gözetilmeden, bilinçli taksire ilişkin tek eylemi bulunan sanık hakkında üst hadden 1/2 oranında arttırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2025 tarihinde karar verildi.