III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, sanık ...'ın olay tarihinde sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyoneti ile ... ilçesi ... Caddesi No:8 sayılı adresinde geri geri giderken ... Sokak kavşağında, Sakarya Caddesi üzerinde hareket halinde olan ... ve ...'e çarpması neticesi trafik kazasının meydana geldiği, kaza neticesinde ...'ün trafik kazası nedeniyle hayatını kaybettiği, katılan ...'nın ise Kastamonu Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 09.04.2015 tarihli rapordan da anlaşılacağı üzere, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde şekilde yaralandığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, olayda sanık ...'ın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 31.07.2015 tarih, 4671 sayılı raporu ve mahkememizce olay yerinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 08.06.2015 tarihli bilirkişi rapordan da anlaşılacağı üzere 1'nci derece asli kusurlu, yayalar ... ve ...'ün ise 2'nci derece tali kusurlu olduklarının tespit edildiği anlaşılmakla, sanık ...'ın sübut bulan eylemine uyan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin derecesi, eylem sonucu bir kişinin ölümüne, bir kişinin de hayati tehlike geçirecek ve vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin 4(ağır) derecede etkileyecek nitelikte yaralanmasına sebebiyet vermesi dikkate alınarak, takdiren ve arttırılarak ceza tayinine gidilmiş, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, olay sonrası olay mahallini terk etmemesi ve ambulansa haber vermesi, lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek, sanık hakkında tayin edilen ceza TCK'nın 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmiş, sanık hakkında tayin edilen cezaya ilişkin olarak TCK'nın 53/6 maddesi gereğince trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen hükümüne aykırılık dolayısı ile taksirli suçtan mahkumiyeti nedeni ile takdiren sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, sanık hakkında tayin edilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nun 50/4 maddesi yollaması ile 50/1-a ve 52/4 maddesi gereğince; günlüğü 20,00-TL hesabı ile paraya çevrilmiş ve hüküm kurulmuştur.
Sanık müdafii ve katılanlar ... ve ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/4678 Esas, 2020/1468 Karar sayılı kararı ile "Olay günü saat 17:25 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile yerleşim yeri içerisinde iki yönlü asfalt kaplama yolda bankette 13-14 metre geri geri geldiği sırada Sakarya Caddesi üzerinde yürümekte olan yayalar ... ve ...’ya kavşak üzerinde çarpması neticesinde ...’ün hayatını kaybetmesine, ...’nın yaşamını tehlikeye sokacak şekilde ve 4. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda; bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin tayin olunan cezasının TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ;Sanık savunması, katılan beyanları, adli ve ATK raporları, bilirkişi raporu, ölü muayene tutanağı ile dosyada bulunan diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; olay günü 17:25 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 37 AB 600 plakalı kamyoneti ile yerleşim yeri içerisinde iki yönlü asfalt kaplama yolda bankette 13-14 metre geri geri geldiği sırada Sakarca Caddesi üzerinde yürümekte olan yayalar ... ve ...’ya kavşak üzerinde çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası sonrası maktül ...’ün hayatını kaybettiği, müşteki ...’nın ise yaşamını tehlikeye sokacak şekilde ve 4. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, sanık ...'ın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 31.07.2015 tarih, 4671 sayılı raporu ve Mahkememizce olay yerinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 08.06.2015 tarihli bilirkişi rapordan anlaşılacağı üzere kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, yayalar ... ve ...'ün ise tali kusurlu olduklarının tespit edildiği, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanığın yerleşim yeri içerisinde 13-14 metre kadar uzun sayılabilecek bir yolu geri geri gittiği esnada söz konusu kazanın meydana geldiği hususu göz önünde bulundurulduğunda sanığın yaşı ve hayat tecrübesiyle yapmış olduğu eylem neticesinde gerekli tedbir ve güvenlik önlemini almaması neticesinde yaralanma veya ölüm olaylarının meydana gelebileceğini öngörelebileceği ve bu tarz neticeleri önleyebilecek ikdira sahip olmasına rağmen sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık davranarak şansına ve yeteneklerine güvenerek hareket ettiği, nitekim taksirle işlenen suçlarda sorumluluk belirlenirken kişi değil, sadece davranış göz önünde bulundurması gerektiği, yapılan yargılama neticesinde sanığın yetenekleri, algılama gücü, tecrübesi, bilgi düzeyi ve içinde bulunduğu koşullar altında neticeyi öngörebilecek düzeyde olduğu anlaşıldığından sanığın kusrunun taksir boyutunu aştığı, ancak sanığın öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana geldiği, sanıkta mevcut yanlış bir öngörü ile neticenin meydana gelmesini engelleyebileceğini ya da neticenin gerçekleşmeyeceğini zannederek bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve kazanın olduğu yolun niteliği dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın bilinçli taksirle suçu işlediği sabit olduğundan verilen cezadan TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında artırım yapılmış, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek verilen ceza TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilmiştir. Sanığa verilen hapis cezasının miktarı dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nın 51 maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi ve CMK'nın 231/5 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, sanık üzerine atılı suçu bilinçli taksirle işlediğinden CK'nın 50/4-2 cümle gereğince hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık hakkında tayin edilen cezaya ilişkin olarak TCK'nın 53/6 maddesi gereğince trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen hükümüne aykırılık dolayısı ile taksirli suçtan mahkumiyeti nedeni ile takdiren sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş ve hüküm tesis edilmiştir.