İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/21524 · K. 2023/12722
- Esas No
- 2021/21524
- Karar No
- 2023/12722
- Karar Tarihi
- 28.11.2023
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2021/21524 E. , 2023/12722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/968 E., 2021/397 K.
MAHKEMESİ : Serik 3.Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/62 E. 2013/112 K.
HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Kısmen Kabulü/Birleşen Davanın Kabulü
Taraflar arasındaki asıl dava yönünden sigorta poliçesi kapsamında ödenen bedelin rücuen tazmini, birleşen davada ise kiracı tarafından kiralayana ve işyeri malikine karşı işyerinde meydana gelen zararın tazmini talepli davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; Serik/Antalya adresinde bulunan taşınmazın 08.12.2011- 08.12.2012 tarihleri arasında davacı ... Japan Sigorta A.Ş nezdinde otel paket poliçesi ile sigortalandığını, 02.07.2012 tarihinde IC Hotels isimli otelde 16:00 sıralarında meydana gelen yangının, otelin teras bölümündeki mangal üzerinde pişirilen maddenin alev alması ve mangalın bağlı bulunduğu havalandırma sistemi kanallarına geçen ateşin duman tahliye borusundaki açıklıktan çıkarak kanalın içinden geçen tavan kısmını tutuşturması sonucu meydana geldiğinin ekspertiz raporunda belirtildiğini, aynı tarihte 23:15 sıralarında bahsi geçen otelin ana giriş mağazalar bölümünde bulunan Cuke Deri Tekstil Ltd. A.Ş’de bilinmeyen bir sebepten dolayı tekrar yangın çıktığını, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemelerinde yangının çıkış noktasının klimalardan kaynaklandığının tespit edildiğini, otelde meydana gelen hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda tespit edilen 45.064,00 TL'nin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek sigortalı taşınmazın içinde bulunan Cuke Deri Tekstil Ltd. A.Ş'de saptanan hasar bedeli olan 13.916,63 TL rücuen tazminat alacağının davalı Cuke Deri Tekstil Ltd. A.Ş'den 31.10.2012 tarihinden itibaren banka reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı Cuke Deri Tekstil Kuy. Oto Kir. Tic. San. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin 15.02.2012 tarihli sözleşme ile davalılardan IC Antbel'e ait IC Santai Otel içerisinde butik dükkanı kiraladığını, kira ilişkisi devam ederken söz konusu işyerinde elektrik alt yapısındaki sorunlardan kaynaklanan yangın meydana geldiğini, meydana gelen olayın işletmeci otelin ihmali davranışları ve eski elektrik tesisatından kaynaklandığını, yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkilinin dükkanında bulunan ve toplam değeri 601.305,94 TL olan mallar oranında zarara uğradığının tespit edildiğini, aksini ikna eden davalı tarafın iddiasını ispatla mükellef olduğunu, dava konusu olay hakkında uzman bilirkişilerden davalı tarafın kusuru ve müvekkilinin zararına dair rapor aldırılmasını ve dava değerini dosyada düzenlenecek bilirkişi raporlarının akabinde değiştirme hakkını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın olayın gerçekleştiği tarihten itibaren ticari avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiş, 31.03.2016 havale tarihli dilekçesi ile dava değerini 300.652,90 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2016 tarih, 2013/166 esas, 2016/87 karar sayılı kararı ile; asıl dosyada davacı ... Japan Sigorta A.Ş'nin davasının kısmen kabulü ile 6.957,82 TL tazminatın ödeme tarihi olan 31.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'nden alınarak davacı ... Japan Sigorta A.Ş'ye verilmesine, birleşen Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/62 Esas 2013/112 Karar sayılı dosyasında davacı ...'nin davasının kabulü ile 300.652,90 TL maddi tazminatın davalı ... Japan Sigorta A.Ş açısından poliçe limiti ile sorumlu olmak ve dava tarihi olan 29.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı IC Antbel Antalya Belek Turizm Yatırım A.Ş. açısından 03.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ne verilmesine, davacının avans faizine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 26.12.2018 tarih, 2016/11215 esas, 2018/12862 karar sayılı ilamı ile; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.3.1944 Tarih E.37, K.9, RG.3.7.1944 sayılı kararında bu husus;" Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı ... olup, asıl davadaki davalıdan rücuen tazminat talebinin nedeni, davalı Cuke Deri Tekstil Kuy. Oto. Kir. Tic. San. Ltd. Şti. ile davacının sigortalısı davalı IC Antbel Antalya Belek Turizm Yatırım A.Ş arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Yine, birleşen davada da, tazminat talebinin nedeni, davacı Cuke Deri Tekstil Kuy. Oto. Kir. Tic. San. Ltd. Şti. ile davalı IC Antbel Antalya Belek Turizm Yatırım A.Ş arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup diğer davalı ... şiketi IC Antbel Antalya Belek Turizm Yatırım A.Ş’nin işyeri sigortacısıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevi başlıklı 4/(1-a) hükmü: “Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler” şeklindedir. Asıl ve birleşen davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlük tarihinden sonra 05.03.2013 (asıl) ve 20.04.2013 (birleşen) tarihlerinde açılmış olmalarına ve yukarıda belirtilen yasa hükmüne göre kira ilişkisine dayalı uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olmasına göre mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma neden ve şekline göre asıl davada davacı ve birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yangın olayı sonucu meydana gelen hasara ve yapılan işlere ilişkin asıl dosyada davacı ... Japan Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan belgelerin değerlendirildiği, dosyanın esasının incelendiği, kusur ve hesap yönünden bilirkişi incelemesi yapıldığı, asıl dosyada davacı ... şirketinin davalı ...'nin işlettiği tekstil mağazasındaki hasarın giderilmesi için toplam 13.915,63 TL hasar tazminatı ödemesi yaptığı, kusur durumu itibariyle oranlama yapıldığında davalı ...'nin yapılan ödemenin %50 kusuruna denk gelen 6.957,82 TL'lik kısmından sorumlu tutulabileceği, sigorta şirketinin ödeme tarihi olan 31.10.2012 tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğu,mali müşavir bilirkişinin raporu ile birleşen dosya davacısı ...'nin yangın tarihi itibariyle 601.305,94 TL değerinde ticari malının olduğu tespit edildiği, birleşen dosya davacısının yangın nedeniyle bu miktarda zarara uğradığı, tarafların olaydaki kusur durumu itibariyle bu miktarın %50'si olan 300.652,90 TL maddi tazminatı isteme hakkı olduğu gerekçesiyle, asıl dosyada davacı ... Japan Sigorta A.Ş'nin davasının kısmen kabulü ile 6.957,82 TL tazminatın ödeme tarihi olan 31.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'nden alınarak davacı ... Japan Sigorta A.Ş'ye verilmesine, asıl dosyada davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/62 Esas 2013/112 Karar sayılı dosyasında davacı ...'nin davasının kabulü ile 300.652,90 TL maddi tazminatın, davalı ... Japan Sigorta A.Ş açısından poliçe limiti ile sorumlu olmak ve dava tarihi olan 29.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı IC Antbel Antalya Belek Turizm Yatırım A.Ş. açısından 03.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ne verilmesine, davacının avans faizine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı, birleşen davada davalı ...Ş temyiz dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, raporun defter incelemesi şeklinde hazırlandığını, bilirkişilerin yetersiz olduğunu, ıslah zamanaşımının dolduğunu, asıl dava yönünden yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... temyiz dilekçesinde; birleşen davanın kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, birleşen davada hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, birleşen dava yönünden ticari iş olması nedeniyle avans faiz uygulanması gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kusur oranlarının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Birleşen davada davalı IC Antbel Antalya Belek Turizm Yatırım A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, somut veri içermediğini, raporun defter incelemesi şeklinde hazırlandığını, bilirkişilerin yetersiz olduğunu, kusur oranlarına yönelik tespitin yerinde olmadığını, davanın kötüniyetli olarak açıldığını, birleşen dosya davacısının uzun süredir borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu, davanın bu nedenle ikame edildiğini, kusurlarının olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; asıl davada, işyeri sigorta poliçesi kapsamında ödenen bedelin rücuen tahsili istemine, birleşen dava ise, işyerinde meydana gelen hasarın davacı işyerini kiraya veren mal sahibi otelden ve onun işyeri sigortacısından tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve kararda yazılı gerekçelere göre asıl davada davalı, birleşen davada davacı ...'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki, asıl davada davacı, birleşen davada davalı ...Ş ile birleşen davada davalı IC Antbel Antalya Belek Turizm Yatırım A.Ş'nin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Asıl davada davalı, birleşen davada davacı ...'nin birleşen davada lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası; "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesince asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin 7 nci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle asıl davada davacı, birleşen davada davalı ...Ş ile birleşen davada davalı IC Antbel Antalya Belek Turizm Yatırım A.Ş'nin tüm, asıl davada davalı birleşen davada davacı ...'nin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle asıl davada davalı, birleşen davada davacı ...'nin lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6-c) numaralı bendinde yer alan “23.439,17 TL” ibaresi çıkarılarak yerine "29.495,70 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl davada davacı, birleşen davada davalı ...Ş ile birleşen davada davalı IC Antbel Antalya Belek Turizm Yatırım A.Ş'ye yükletilmesine,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının asıl davada davalı, birleşen davada davacı ...'ne iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, davaya konu olayın 02.07.2012 tarihinde meydana geldiği, birleşen davanın 08.07.2013 tarihinde açıldığı, birleşen davanın 31.03.2016 tarihinde ıslah edildiği, birleşen davada davalı ...Ş. vekilinin ıslah edilen kısım bakımından zamanaşımının dolduğu yönünde temyiz istemi olduğu, 31.03.2016 tarihli celsede davalı vekilinin zamanaşımı defini tekrarladığı ancak dosyada ıslaha karşı beyan dilekçesinin bulunmadığı, mahkemece de bu yönde herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilince süresinde ıslaha karşı zamanaşımı defini içerir dilekçe sunulup sunulmadığı araştırılarak mahkemece davalının zamanaşımı defi değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca, asıl ve birleşen davada taraflar arasında ticari işletmelerini ilgilendiren ticari bir iş neticesinde eldeki olayın gerçekleştiği, TTK'nın 3 üncü maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımasına göre, istem gibi avans faiz uygulanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, Sayın Çoğunluğun 1. bentteki temyiz itirazlarının reddi kararına katılmıyorum.