İçtihatYargıtay3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2021/2188 · K. 2023/2413
- Esas No
- 2021/2188
- Karar No
- 2023/2413
- Karar Tarihi
- 25.04.2023
Karar Metni
3. Ceza Dairesi 2021/2188 E. , 2023/2413 K.
"İçtihat Metni"
T U T U K L U
D U R U Ş MA T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşaması ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2019 tarihli ve 2017/232 Esas, 2019/426 sayılı Kararı ile sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2019/1375 Esas, 2019/1241 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmasız yapılan incelemede "Oltu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan sanığın, duruşmaya getirilmeme sebebi ile bu husustaki zorunluluk halinin neden kaynaklandığına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince karar verilmeden, SEGBİS sistemi ile bulunduğu ceza infaz kurumundan savunması alınarak yargılamanın bitirilmesi suretiyle aynı Kanun'un 193 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edildiği" gerekçe gösterilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2019 tarihli ve 2019/454 Esas, 2019/751 sayılı bozma üzerine verdiği Kararı ile sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2020/60 Esas, 2020/230 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.03.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Sanığın duruşmaya bizzat katılma talebi bulunmasına karşın soyut gerekçe ile talebinin yerine getirilmediği,
2. Tanık beyanlarının lehe olduğuna ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğine,
3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 2019/1375 Esas, 2019/1241 Karar sayılı ilamı ile sanığın duruşma salonumuzda hazır edilmesinin istenildiği, ancak sanığın tutuklu bulunduğu Oltu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun cevabi yazısında güvenlik gerekçesi ile sevkinin yapılamadığının belirtildiğinden sanığın SEGBİS vasıtasıyla dinlenilmesine, oy birliği ile karar verildiği anlaşılmıştır.
2. 2015 yılı Temmuz ve Ağustos ayı içerisinde Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bazı şehir ve ilçelerde PKK silahlı terör örgütünün aldığı kararlar sonucu öz yönetim ilan edilerek güvenlik güçleriyle çatışmaya girme amaçlı ve devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmak suretiyle devletin bağımsızlığını zayıflatmaya yönelik cadde ve sokaklara barikatlar kurulduğu, hendekler açıldığı, buralara kolluk kuvvetlerinin girişine izin verilmediği, öz yönetim savunma birlikleri adı altında PKK'ya bağlı silahlı birlikler oluşturulduğu, örgütün emir ve talimatı ile açılan hendek ve kurulan barikatlarda silahlı nöbet tutulduğu, yapılan askeri operasyonlar sonucu bu girişimlerin bertaraf edilebildiği, bu eylemlerin vahim nitelikte ve 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinde belirtilen ülke topraklarının bir kısmını devlet yönetiminden ayırmaya yönelik elverişli eylemler olduğu,
Olay tarihinden önce Şırnak Devlet Hastanesinde çalışan sanığın, PKK/KCK silahlı terör örgütü YDGH-YPS içerisinde Şırnak ili Dicle ve Cumhuriyet Mahallelerinde silahlı faaliyet gösterdiği, açık tanıklar ve gizli tanıkların anlatımlarından anlaşılacağı üzere hendek ve barikat yapımına katıldığı, yine tanıkların birbirlerini destekler şekilde beyanlarına göre sanığın Dicle Mahallesinde ve Cumhuriyet Mahallesinde hendek ve barikatlarda hücüm yeleği ve hücüm yeleğinde 2 adet şarjör ile silahlı nöbet tuttuğu, Rüstem Kod adını kullandığı, HTS kayıtlarına göre hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütü üyeliği suçundan soruşturma bulunan kişilerle irtibat kurduğu, PKK/KCK silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde ve örgütün amaçları doğrultusunda emir talimat içerisinde silahlı faaliyet gösterdiği, hendek ve barikatlarda nöbet tuttuğu, güvenlik güçleriyle çatışmaya girmek amaçlı hendek barikat yapımında yer aldığı, kod adı kullandığı, bu suretle yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti Egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmayı, devletin bağımsızlığı ve egemenliğini zayıflatmayı amaç edinen PKK/KCK silahlı terör örgütü ile organik bağ içerisine girerek yapıya dahil olduğu,
Sanığın güvenlik güçleriyle çatışmaya girme amaçlı kazılan hendek ve kurulan barikat yapımında yer almak, bu hendek ve barikatlarda silahlı nöbet tutmak şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma amaç suçuna elverişli/vahim nitelikte olduğu kabul edilerek Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
PKK/KCK sözde yürütme konseyinin öz yönetimden başka seçenek kalmadığına yönelik çağrısı üzerine, terör örgütünün amaca ulaşmak için gerçekleştirdiği stratejik hamlelerin en önemlilerinden birisi olan, yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Ülkemizin değişik yörelerinde hakimiyet alanları oluşturmak için güvenlik güçlerine ve kamu binalarına topluca saldırı girişiminde bulunmak kararı kapsamında, PKK/KCK terör örgütünün şehirlerdeki milisleri ve kırsal alandaki örgüt mensuplarının silahları ile şehir merkezlerine gizlice girerek halkın arasına karıştıkları, zaman zaman bir kısım belediyelerin araç ve gereçlerini de kullanmak suretiyle insanların yoğun olarak yaşadıkları sokaklara, mahallelere hendekler kazarak el yapımı bomba ve düzenekleri yerleştirdikleri, umumun kullandığı karayollarına mayın döşeyerek patlamaya hazır hale getirdikleri, tonlarca patlayıcı yüklü kamyonlar, iş makineleri ve diğer araçlarla canlı bomba saldırıları hedefledikleri, güvenlik güçlerinin kamu düzenini ve bu yörede yaşayan vatandaşların güvenliğini sağlamak için operasyon yapma zorunluluğu sonucunda, örgüt mensuplarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalar sırasında daha önce yerleştirilen patlayıcıların infilak ettirilmesi ve bireysel ya da araçlarla gerçekleştirilen canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda sivil vatandaş, kamu görevlisi ve güvenlik güçlerinin ölüm ve yaralanmasına sebebiyet verdikleri, bu süreçte yöre halkının oturduğu evleri terk etmelerini cebren engelleyerek canlı kalkan yaptıkları, yerleşim alanlarının teröristlerden ve patlayıcılardan temizlenmesi için sürdürülen operasyonların haftalarca sürdüğü, çok sayıda özel konut ve işyeri, okul, hastane gibi kamu konutları ve şehrin alt yapı tesislerinin ağır hasar görerek kullanılamaz duruma geldiği, bölge halkının büyük bir çoğunluğunun terör örgütünün yasalara ve devlet otoritesine itaatsizlik çağrısına itibar etmemesiyle, silahlı çatışmaya giren bir çok örgüt mensubunun etkisiz hale getirilerek, yerleşim alanlarının, örgütün işgalinden ve patlayıcılardan temizlenerek, kamu düzeninin sağlandığı dava dosya kapsamındaki deliller ve benzer dosyalardan anlaşılması karşısında;
Tüm dosya kapsamına göre somut olayda; Şırnak İlinde örgütün gençlik yapılanması olan YDG-H bünyesinde faaliyet gösterdiği ve örgütsel kod adı kulllandığı, örgütün sözde öz yönetim ilanı kapsamında güvenlik güçlerinin müdahalesine karşı kurulan hendek ve barikat yapım çalışmalarında yer alıp, bu hendek ve barikatlarda kalaşnikof silah ile nöbet tuttuğu tespit edilen sanığın eylemlerinin vahamet arz eder nitelikte bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinde yazılı Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturduğuna dair kabulde hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezanın bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2020/60 Esas, 2020/230 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.