KARŞI OY
Dairemizce ".. İlk derece mahkemesince verilen kararın gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, sanığın her bir mağdureye yönelik değişik tarihlerde gerçekleştirdiği sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin ayrı ayrı açıkça yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurularak ulaşılan kanaatin belirtilmesi gerektiği halde hükümde bu hususların CMK'nın 230. Maddesine aykırı olacak şekilde bulunmaması nedeniyle aynı kanunun 289/1-g maddesindeki kesin hukuka aykırılık halinin oluştuğu " gerekçesiyle sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiş ise de;
Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararının 23-25 sayfalarında yer alan gerekçe bölümü irdelendiğinde bozma ilamında belirtilen tüm unsurları kapsadığı, gerekçede;
"...mağdureler ve tanık beyanlarının alındığı, mağdurlarının mahkeme huzurunda da önceki beyanlarının tekrar ettikleri, .... mağdurelerin rehber öğretmen Yurdagül tarafından, okulda rehber öğretmenlerden oluşturulan komisyon tarafından, soruşturma aşamasında kollukça, mahkeme aşamasında heyet ile ve yine kendileri ile görüşen bilirkişilerce ifadelerine başvurulduğu ve mağdurelerin ısrarla sanığın eylemlerini gerçekleştirdiğini beyan ettikleri ve gerek mağdurelerin birbirlerinin beyanı arasında gerekse de mağdurelerin önceki beyanları ile arasında çelişki bulunmadığı.. "
"....sanık ... müdafilerinin mağdurların yönlendirildiklerine dair iddialarının mağdurlara sorulduğu mağdurların kendileri ile görüşen rehber öğretmenleri ...'ın kendilerini yönlendirdiğine dair bir beyanlarının olmadığı, kaldı ki zaten sanık tarafından da gerek mağdurelerin, gerekse de mağdureleri yönlendirdiği iddia edilen rehber öğretmen Yurdagül'ün sanığa iftira atmasını gerektirecek nitelikte bir gerekçe sunamadığı, mağdureler ve rehber öğretmenin sanığa iftira atmaları için dosyaya yansıyan bir neden olmadığı..."
"...mağdur ...'nın özel bölgen neresi sorusuna; önünü ve arkasını göstererek cevap verdiği, mağdur ... 'in sanığın dudaklarından öptüğünü, poposuna dokunduğunu, mağdur ...'ün dudaklarından öptüğünü, bacaklarına ve poposuna dokunduğunu, mağdur ...'in göğüslerine ve poposuna dokunduğunu, mağdur ...'nın dudağından öptüğünü, göğüslerine dokunduğunu, mağdur ...'nın dudaklarından öptüğünü, kucağına oturttuğuna dair beyanları dikkate alındığında; sanık müdafiinin mağdurların duruşmada özel bölge olarak gösterdikleri yerin cinsel bölge olmadığına dair savunmalarının yerinde olmadığı..."
Belirtilerek iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açıklandığı, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirildiği,
"... Sanık müdafinin dosyaya delil olarak sunmuş olduğu CD çözümlemelerinde de mağdurelerin iddiaları yalanladıklarını beyan etmiş iseler de; duruşmada dosyaya delil olarak sunulan CD nin yazıya aktarıldığı dokümanlar incelendiğinde mağdurlara ısrarla yönlendirmeli olarak açık uçlu sorular sorularak cevaplar alınmaya çalışıldığı, okul önünde mağdurelerin çevreden ve arkadaş ortamından da etkilenecekleri bir şekilde mülakat şeklinde sorulan sorulara cevap alınması şekilinde yapıldığından mahkeme tarafından da bu yönde bir karar verilmediğinden, usul ve yasaya aykırı olarak alınan beyanların CD kaydedilerek daha sonra çözümü yaptırılarak dosyaya sunulmuş olduğundan bu dokümanlar hükme esas alınmadığı"
Belirtilerek reddedilen delillerin açıkça gösterildiği,
Gerekçeli kararın 22-23. Sayfalarında her bir mağdurenin sanığa yönelik iddialarının
"Mağdur ...'ye karşı 3 senedir sınıf öğretmeni olan sanığın mağdurun okul formasının içine elini soktuğunu,eli ile bacak arasını ,etek içini ve poposunu ellediğini, dudağından öptüğünü diğer arkadaşlarına da şüphelinin bu şekilde davrandığını beyan ettiği,
Mağdur ...'ya karşı, 3 senedir sınıf öğretmeni olan sanığın okul formasının içine elini soktuğunu,eli ile bacak arasını ,etek içini ve poposunu ellediğini, dudağından defalarca kez öptüğünü, diğer arkadaşlarına da şüphelinin bu şekilde davrandığını beyan ettiği,
Mağdur ...'e karşı 1 aydır sınıf öğretmeni olan sanığın kendisini kimsenin olmadığı zamanlarda yanına çağırdığı, bacaklarının arasına alarak kalçasına ellediğini ve kendisini defalarca öptüğünü beyan ettiği,
Mağdur ...'e karşı 3 senedir sınıf öğretmeni olan sanığın kendisini kimsenin olmadığı zamanlarda yanına çağırdığı, okul formasının içine elini soktuğunu, eli ile bacak arasını ,etek içini ve poposunu ellediğini, dudağından defalarca kez öptüğünü, diğer arkadaşlarına da şüphelinin bu şekilde davrandığını beyan ettiği,
Mağdur ...'nin alınan ifadesinde; .... ilköğretim okulunda 3 C sınıfı öğrencisi olduğunu, ... nun yurdunda kaldığını, 3 senedir sınıf öğretmeni olan şüphelinin kendisini kimsenin olmadığı zamanlarda yanına çağırdığı, okul formasının içine elini soktuğunu eli ile bacak arasını ,etek içini ve poposunu ellediğini, dudağından defalarca kez öptüğünü, diğer arkadaşlarına da şüphelinin bu şekilde davrandığını beyan ettiği,
Mağdur ...' karşı 3 senedir sınıf öğretmeni olan sanığın eli ile bacaklarını, cinsel bölgelerini, poposunu ellediğini, göğüslerini okşadığını ve dudağından defalarca kez öptüğünü,
Mağdur ...'e karşı 3 senedir sınıf öğretmeni olan sanığın mağdurun gögüslerini ve poposuna ellediğini ve dudağından öptüğünü, diğer arkadaşlarına da şüphelinin bu şekilde davrandığı"
Şeklinde özetlendiği ve "... sanığın öğrencisi olan mağdureleri değişik zamanlarda birden fazla kez dudaklarından ve yanaklarından öperek, bacaklarını, popolarını, özel bölgelerini, ve göğüslerini elleyerek üzerine atılı Çocuğun Cinsel İstismarı suçunu işlediği.."
Belirtilerek sanığın her bir mağdureye yönelik değişik tarihlerde gerçekleştirdiği sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin ayrı ayrı açıkça yapıldığı ve uygulanacak kanun maddelerinin belirtildiği,
Bu haliyle gerekçeli kararın CMK'nın 230. Maddesindeki düzenlemeye uygun ve yeterli olduğu, bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesini kararının da yerinde olduğu ve onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.