V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmaması, bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi nedeniyle davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğunu, davalı OSB’ye toplam 510.477,02 TL ödeme yapılmış olmasına rağmen tahsis bedelinin tamamının davacıya iade edilmemesi (davalı OSB davacıya 425.606,50 TL iade ettiği) nedeniyle İlk Derece Mahkemesince eksik ödenen kısım yönünden tesis edilen hüküm hukuka uygun olup istinaf mahkemesince buna ilişkin talebin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı OSB’nin kendi ikrarıyla da ortaya konulduğu üzere davacıya arsa tahsis bedelinin eksik ödendiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sadece ödediği arsa tahsis bedelini isteyebileceğini, zira arsa tahsisinin davacının taahhütlerini yerine getirmemesi ve süresinde yapı ruhsatı alarak inşaata başlamaması nedeniyle haklı olarak iptal edildiğini, OSB Kanunu ve ilgili yönetmelik gereğince tahsisin iptali halinde ancak ödenen tahsis bedelinin iade edilmesi gerektiğini, kendilerinin de bedeli iade ettiklerini, davacı tarafından ödenen yönetim aidatı vs. bedellerin iadesinin mümkün olmadığını, bunları mahsup ederek ödemeyi yaptıklarını, sadece arsa tahsis bedelinin iade edilebileceğini, eksik ödendiği iddia edilen 84.000,00 TL farkın ise KDV olduğunu ve bu miktarın zaten OSB tarafından vergi dairesine yatırıldığını, bu bedelin davacıya iadesinin mümkün olmadığını, yine tahsis işleminin iptal edildiği tarih itibariyle yürürlükte olan mevzuata göre güncellenmiş bedel ödenmesi koşullarının da oluşmadığını, arsa tahsis iptali dolayısıyla ödenecek arsa tahsis iade bedelinin hesaplamasının da yine iptal tarihinde yürürlükte olan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği 110. maddesi ile tespit edildiğini, davalı OSB'de arsa tahsis bedellerinin fahiş olarak tespit edilen bedelin çok altında olduğunu, arsa tahsis bedelinin yeniden değerleme oranına göre güncellenmesi halinde dahi bu bedelin OSB'nin peşin satış fiyatını geçmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının arsa tahsis işleminin iptalinden sonra hüküm altına alınan ve halihazırda uygulanan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 62. maddesinin 3. fıkrasında katılımcıya geri ödenecek bedelin güncel arsa tahsis bedelinin üzerinde olamayacağının açıkça belirtildiğini, dolayısıyla yeniden değerleme oranlarına göre bir güncelleme yapılması gerekse dahi bu bedelin üst limitinin arsa tahsisinin iptal edildiği tarihteki peşin arsa tahsis bedeli olarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa tahsisinin iptali nedeniyle eksik iade edilen bakiye arsa tahsis bedeli ile önceden ödenen bedelin değer kaybından dolayı güncellenmiş değeri ve arasında oluşan farkın ödetilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 108 ve 110 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bendin, davalı vekilinin aşağıdaki 3 numaralı bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı tarafından davalı OSB’ye toplam 510.477,02 TL ödeme yapılmış olmasına rağmen tahsis bedelinin tamamının davacıya iade edilmemesi (davalı OSB davacıya 425.606,50 TL iade etmiştir) nedeniyle İlk Derece Mahkemesince eksik ödenen kısım yönünden tesis edilen hüküm hukuka uygundur. Dava konusu Sincan İlçesi Temelli ... Mah. 100511 ada 17 parseldeki tahsis işleminin iptali nedeni ile eksik iade edilen arsa tahsis bedeline ilişkin 84.840,52 TL'nin tahsis iptal tarihi olan 15.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesi gerekirken ve İlk Derece Mahkemesinin buna yönelik kabulü yerinde iken Bölge Adliye Mahkemesince bu husus göz ardı edilerek eksik iade edilen arsa tahsis bedeline ilişkin hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3. Taraflar arasında arsa tahsisinin iptali nedeniyle iadesi gereken bedelin nasıl belirlenmesi gerektiği ve bedelin güncellenmiş değerinin istenip istenemeyeceği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesince iptal tarihinde geçerli yönetmeliğin esas alındığı belirtilerek davacı tarafından ödenen bedelin ifanın imkansız hale geldiği 15.02.2018 tarihi itibariyle çeşitli ekonomik etkenler ile güncel hesabı yapıldığında ulaşabileceği alım gücünün toplam net 1.582.537,91 TL olarak hesaplandığı, ödemesi yapılan 425.606,50 TL'nin mahsubu halinde bakiye tutarın 1.156.931,41 TL olduğu sonucuna varılmış; Bölge Adliye Mahkemesince ise iptal tarihi itibari ile Yürürlükte olan Yönetmelikte uygulanabilecek bir hüküm olmadığı, sadece tahsis edilenin iadesi halinde hesaplama tarzına dair hüküm bulunduğu, davaya konu iptal kararından hemen sonra yürürlüğe giren ve OSB'nin ödeme tarihinde yürürlükte olan Uygulama Yönetmeliğinin 2018 tarihli değişik 110 maddesi 3. fıkrası hükümleri nazara alınarak hesaplama yapıldığında, güncellenmiş değerin 1.207.394,63 TL olduğu, bu miktardan dava tarihinden önce ödenen 425.606,50 TL'nin mahsubu sonucunda davacının talep edebileceği ve eksik ödenen arsa bedelinin 781.788,13 TL olduğu sonucuna varılmıştır.
15.02.2018 arsa tahsisinin iptali tarihinde yürürlükte olan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği arsa tahsisinin iadesi başlıklı 110. Maddesinde; "Katılımcı, peşinatı yatırmış ve yıllık taksitlerini ödemiş olduğu halde, inşaata başlama süresi sonuna kadar veya inşaata başladıktan sonra dilediği zaman parsel alımından vazgeçerek isteği ile yatırmış olduğu arsa tahsis bedellerini geri isteyebilir. OSB, katılımcının o güne kadar yatırmış olduğu arsa tahsis bedellerinin toplamını iade eder. Söz konusu para arsanın geri alınma tarihinden itibaren ilk mali yılda bütçeye konularak ödenir. Katılımcı bunun dışında hiçbir surette faiz ve tazminat talep edemez. Bu şekilde arsayı almaktan vazgeçerek paralarını alan katılımcıların yeniden müracaat etmesi halinde hiçbir öncelik hakları olamaz." hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenleme arsa tahsisinden vazgeçme halinde bedel iadesine ilişkin ise de katılımcının taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle tahsisin iptal edildiği halde evleviyetle uygulanması gerektiği açıktır. Davacı katılımcı vazgeçme durumunda bedel iadesinin koşullarını bildiğine göre taahhüdün yerine getirilmemesi hali içinde en iyi vazgeçme halindeki gibi bedel iadesinin sağlanabileceğini öngörmesi icap eder. Şu halde arsa tahsisinin iptali sebebiyle OSB'nin, katılımcının o güne kadar yatırmış olduğu arsa tahsis bedellerinin toplamını faizsiz iade etme yükümlülüğü bulunduğu benimsenmek suretiyle arsa tahsisi için davacı tarafından davalı OSB’ye ödenen toplam (510.477,02 TL) tutardan 15.02.2018 tarihinde arsa tahsis iptali nedeni ile davalı OSB'nin davacıya iade ettiği (425.606,50 TL) tutar mahsup edilerek eksik iade edilen tutarın (84.870,52 TL ancak taleple bağlı kalarak 84.840,72 TL) iadesine hiçbir güncelleme yapılmaksızın karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hukukun yanlış uygulanması sureti ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.