İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/24642 · K. 2023/2701
- Esas No
- 2021/24642
- Karar No
- 2023/2701
- Karar Tarihi
- 01.03.2023
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2021/24642 E. , 2023/2701 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/689 Değişik İş, 2021/678 Karar
SAYISI : İHK-2021/27915
HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine
SAYISI : K-2021/78677
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.11.2016 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın yaptığı kaza neticesinde yaralandığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte, ayrıca 1.118,00 TL rapor ücretinin de davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 128.039,65 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını talebin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, genel şartlar uyarınca TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiğini, rapor ücretinin teminat kapsamında olmadığını, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, başvuranın kaza esnasında koruyucu tertibat kullanmadığı, bu nedenle müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca hatır taşıması olup olmadığının araştırılarak indirim yapılmasını talep ettiklerini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödeme olup olmadığının araştırılarak mükerrer ödeme olup olmadığının tespit edilmesini talep ettiklerini, faiz talebinin reddi ile vekalet ücretinin beşte bir oranında olması gerektiğinin savunarak davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı araç sürücünün %100 kusurlu olduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre başvuranın %17 oranında sürekli engel oranı olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplama neticesi davacının talebini 128.039,65 TL olarak ıslah ettiği, dosya kapsamında müterafık kusur ve hatır taşımasına ilişkin indirim sebebi bulunmadığı, kazanın 16.11.2016 tarihinde gerçekleştiği ve taleplerin zamanaşımına uğramadığı, sigorta şirketinin 22.01.2021 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçeleri ile 128.039,65 TL tazminatın 22.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; eksik evrak ile başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, başvurunun zamanaşımına uğradığını, başvuranın emniyet kemeri takmamasından dolayı hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, başvurana SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, kusur raporu alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, adli tıp rapor ücretinin teminat dışı olduğunu, başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketi vekili tüm evrakların ibraz edilmediğinden ret kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 115/2 nci maddesi uyarınca bunun tamamlanabilir dava şartı olduğu, kaza tarihinin 16.11.2016 olduğu 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin dolmadığı, başvuranın kaza tespit tutanağında emniyet kemeri takıp takmadığının işaretlenmediği, dosyaya sunulan şüpheli ifade tutanaklarından davacının hangi amaçla taşındığının anlaşılamadığı, Yargıtay kararları gereği hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması gerektiğinin içtihat edildiği, başvuruya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, başvurana ödeme yapılmış olsa bile bunun rücuya tabi olmadığının açık olduğu, davacı yolcu olduğundan kendisine kusur izafe edilemeyeceği, davalının adli rapor ücretinden sorumlu olduğu ve başvuran lehine nispi ve tam oranda vekalet ücreti verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulsüz olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğini, hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, SGK tarafından yapılan ödemenin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; başvuranın davalıya 08.01.2021 tarihli dilekçe ile başvuru yapmasını, davalıya 11.01.2021 tarihinde tebliğ edilmesine, başvuru şartının gerçekleşmesine ve davalının temerrüde düşmesine, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılmasında isabetsizlik olmamasına, hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi yönünde dosyada delil olmamasına, başvuran yolcu olup kazaya etken hareketi olmadığından kusur incelemesi yapılmamasında usule aykırı bir yön olmamasına, davalının rapor ücretinden sorumlu olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 25.12.2020 tarihli raporun Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 22 nci maddesi dikkate alınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği eki cetvellerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. 16.11.2016 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Yine AAÜT’nin anılan fıkrası uyarınca, konusu para ile ölçülemeyen işlerde, asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekâlet ücretine, ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin ise beşte birine hükmedileceği, Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekâlet ücretinin, kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği öngörülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.