Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/24922 · K. 2022/15806
4. Hukuk Dairesi 2021/24922 E. , 2022/15806 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyizen tetkiki talep edilmiş, davalılar vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 29.11.2022 Perşembe günü davacı vekili Avukat ... ve davalılar vekili Avukat ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili ile davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Sözcü Gazetesi’nde ve gazeteye ait www.sözcü.com.tr isimli internet adresinde 16.03.2014 tarihinde manşetten ''17 Aralık yolsuzluk operasyonunun yapıldığı gün...’den yardım istemiş" başlığıyla ve devamında 11. sayfada “Başbakan Erdoğan ile oğlu Bilal’in yeni ses kaydı ortaya çıktı: Arkadaş bu işi bugün bitirmen lazım dersin” ara başlığıyla yayınlanan yazı ile davacı müvekkili ... hakkında küçük düşürücü ifadelere yer verilmek suretiyle suçlama kastıyla basın yoluyla hakaret edilerek kişilik haklarına açıkça saldırı gerçekleştirildiğini, yapılan bu haberlerin tamamen nefret ve kinin eseri olduğunu, onur, şeref ve saygınlığına karşı haksız fiilde bulunulduğunu, gazetecilik mesleğinin sınırları aşılarak davacının kişilik haklarına karşı ağır bir saldırı niteliği kazandığını ve kişilik haklarının alenen ihlal edildiğini, ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşıldığını ve müvekkili davacının zarar ve mağduriyetinin bir nebze olsun azaltılması için işbu davayı açma zaruretinin doğduğunu belirterek davanın kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihi olan 16.03.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama neticesinde verilecek kararın hüküm fıkrasının masrafı davalılardan alınarak en yüksek trajlı iki gazetede ilanına karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin Sözcü Gazetesi yayın sahibi, diğer müvekkili Burak Akbay’ın ise davalı şirket adına imtiyaz sahibi olduğunu, dava konusu yazının, haberin yapıldığı dönem içerisinde değerlendirildiğinde; gerçeklik ve güncellik kriterlerinin yanı sıra, kamu yararı ve toplumsal ilgiyi sağladığını, habere konu kişilerin toplumca tanınan insanlar olduğunu, haberlerinin yapılmasının normal olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesi istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; davaya konu haberde kullanılan başlık ile konuya dikkat çekmenin yanısıra davacıyı aşağılamak kastı güdüldüğü, yayınlandığı tarih itibari ile kamuoyunun ilgilendiği güncel bir konu olduğu, davacıya ilişkin haberin iddiadan öteye geçmediği, davacının fotoğrafı eklenerek, koyu renkli, büyük harfli puntolarla yayınlananhaberin davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olduğu, basın özgürlüğü ve eleştirel kapsamda değerlendirilemeyeceği, bu nedenle haberin veriliş şekli itibariyle davacının aşağılanmaya çalışıldığı ve davacının kişilik haklarının hukuka aykırı bir şekilde haksız bir tecavüze uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 16.03.2014 yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; aradan geçen zaman dikkate alınarak davacıların yayın yapılması istemi ise reddedilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuş; bölge adliye mahkemesince; davaya konu edilen 16.03.2014 tarihli haber bir bütün olarak incelendiğinde, haberin yapıldığı tarihlerde kamuoyunda 17-25 Aralık soruşturmaları olarak bilinen soruşturmaların başladığı, o dönemde internette kaynağı belirsiz bir çok ses kaydının servis edildiği, bu kayıtların hukuki delil niteliğinin bulunmadığı, kaldı ki buradaki haber içeriğinin ses kaydında yer almayan hususla ilgili olduğu, "...'den yardım istemiş" manşetinin atıldığı, altında "Erdoğan ve oğlu Bilal'e ait olduğu ileri sürülen son ses kaydında dosyaların kapatılması için yapılan girişimler var" şeklinde haberleştirildiği, davacının "dosyaların kapatılması için girişimde bulunduğu" hususunun başlığa taşındığı, bu isnadın haberi yapılan ses kaydında geçen ve davacıya atfedilen ses kaydında yer alan ibareler olmadığı, davalı tarafça cevap dilekçesinde verilen ve kaynak olarak gösterilen video ekran görüntüsünde de, ses kaydında da "savcı öz" ve "dosyaları kapatılması" ibaresinin bulunmadığı, bu ibarelerinin davalı yan tarafından isnat edildiği, bu şekilde haberi yapılan ses kaydında bulunmayan asılsız isnatlara yer verildiği, gazetecinin okuyucunun ilgisini çekmek için gazetecilik sanatını icra etme hakkı var ise de bu hakkın asılsız suç isnadı şeklinde kullanılmasının basın özgürlüğü kapsamında olamayacağı, bilinçli olarak gerçek dışı, asılsız yorumlarla özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, davacının dosyaların kapatılması için girişimde bulunduğu iddiasının görünür gerçekle ilgisi olmayıp davalının iddiası olduğu, bu şekilde davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu, davacının tanınmış kişi olması ağır eleştiriye katlanmasını gerektirir ise de, haberin eleştiri mahiyetinde olmayıp suç isnadı mahiyetinde olduğu, kimseden hakkındaki asılsız suç isnatlarına katlanmasının beklenemeyeceği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, olayın meydana geliş biçimi, davalının eylemi, eylemin davacı üzerindeki etkisi ve olay tarihi nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm oluşturularak; manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın 16.03.2014 yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre tarafların yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 1.201,59 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 29.11.2022 tarihinde Üye ... ve Üye ...'ün karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.