IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili ve davalı .... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Kaldırma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.05.2018 tarihli ve 2018/483 Esas, 2018/586 Karar sayılı kararıyla; tıp alanında uzman bir bilirkişiden, dava dışı sigortalı ...'ın Türkiye'de gördüğü tedaviye ilişkin hastane kayıtları, tedavi ve yaralanmasının mahiyeti ekseninde, sunulan ödeme belgelerinin tutarları ve bunların dayanaklarının, tedaviye yönelik uygulama, ilaç ve tıbbi malzemelerle uyumlu ve uygun olup olmadığı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık bilirkişi raporu alınması gerekirken, böylesi bir inceleme yapılmadan sadece AOK'un sunduğu belgelerle yetinilerek Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna gidilmesinin hatalı olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 07.02.2012 günlü ve 2012/5 sayılı genelgesine göre yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurt dışında verilen tedavi hizmetleri bedelinin kurumca karşılanmayacağı, ancak bu kuralın işletenin ve onun trafik sigortacısının genel hükümlere göre var olan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, hem işleten ve hem de onun trafik sigortacısının, üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararları 2918 sayılı Kanun, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Sigorta Genel Şartları ve diğer ikincil mevzuatta açıklanan esaslar dairesinde karşılamak ödevi altında olduğu, zarar gören üçüncü kişilerin Türk uyruklu ya da yabancı uyruklu olmaları arasında herhangi bir fark bulunmadığı, trafik kazasında zarar gören dava dışı sigortalıların uğradıkları zararların uyruğu oldukları ülkede oluştuğuna dair bir iddia bulunmadığı, dolayısıyla işleten ve onun trafik sigortacısının Türkiye'de cari olan hukuka göre tedavi ve iş göremezlik giderlerini karşılamak ödevi altında olduğu, Türk hukukunda "gerçek zarar" ilkesinin geçerli olduğu, geçici iş göremezlik tazminatının ilk koşulunun, sigortalıda kaza sebebiyle geçici iş göremezlik meydana gelmesi olduğu, geçici iş göremezliğe uğranılıp uğranılmadığının ise, alanında uzman hekim bilirkişiler tarafından saptanabileceği, geçici iş göremezlik süresi saptandıktan sonra da zarar görenin kazanç durumuna göre maruz kaldığı geçici iş göremezlik zararının hesaplanacağı, bunun da bilirkişi incelemesini gerektirdiği, aynı kuralın tedavi giderleri için de geçerli olduğu, meydana gelen yaralanmanın nitelik ve derecesine, uygulanan tedavinin gereklerine uygun olan giderlerin zarar sorumlularından istenebileceği, yaralanmayla ve ondan kaynaklanan tedaviyle uygun ve uyumlu olmayan, bir başka deyişle yapılması gerekmeyen, ancak yapılmış olan giderlerin zarar sorumlularından istenemeyeceği, istenebilecek tedavi giderlerinin belirlenmesinin de tıp uzmanı bir doktor bilirkişiden alınacak rapor ile saptanabileceği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda Almanya'da ödenen tedavi giderlerinin yaralanmayla ve tedavinin gerekleriyle uygun olup olmadığına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, yine geçici iş göremezlik süresinin ne kadar olduğuna dair herhangi bir inceleme de bulunmadığı, sadece AOK tarafından sunulan belgelere yansıyan tutarların saptanmış olduğu, mahkemece yurt dışında yapılan tedavi ödemeleri ile geçici iş görmezlik ödemeleri yönünden açıklanan kurallara göre inceleme ve araştırma yapılmamasının hatalı olduğu, kabule göre de; yabancı para ile tazmin istendiğinde, yabancı paranın fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığına hükmedilmesi gerektiğinin göz ardı edilmesi, muaf olmasına karşın Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yargı harçlarından sorumlu tutulması, Sosyal Güvenlik Kurumu'na sadece sorumlu tutulduğu miktar nispetinde yargılama masrafı ve vekalet ücreti yüklenmesi gerekirken,i şleten ve sürücüyle birlikte ve onların sorumlu tutulduğu tüm tutarlar üzerinden yargılama masrafı ve vekalet ücreti yüklenmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereği istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2018/699 Esas, 2020/1142 Karar sayılı kararıyla; kazada yaralanan sigortalılardan mağdur ...'ın ilk müdahalesinin Türkiye de yapıldığı, bilahare Almanya'da tedavisine devam edildiği, mağdur ...'ın Türkiye hastanelerinde söz konusu kazaya bağlı tedavi kaydının olmadığının belirlendiği, nitelikli hesap uzmanı doktor bilirkişi ve ortopedi ve travmatoloji uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 29.01.2020 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve olayın oluşana uygun düzenlendiği anlaşılmakla rapora itibar edildiği, davalı işletenin ilk karara karşı istinaf isteminde bulunmadığı, bu haliyle davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 34.248,49 Euro tazminat alacağının (davalı Batman Yıldızlar Turizm Seyahat Petrol İnşaat Yatırım Pazarlama A.Ş. 34.248,49 Euro, davalı ... poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 24.671,04 Euro, davalı SGK 3.410,63 Euro ile sorumlu olmak üzere) davalı Batman Yıldızlar Turizm Seyahat Petrol İnşaat Yatırım Pazarlama A.Ş yönünden kaza tarihi olan 27.08.2013 tarihinden itibaren, davalı ... ve davalı SGK yönünden dava tarihi olan 11.09.2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalılardan sorumlu oldukları miktarlarla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
D. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sigortalı ...'ın iş göremezlik sonlanma tarihinin 16.06.2014 olduğu, 24.07.2014 tarihli raporu ile hastanın trafik kazası sonucu tedavisinin devam ettiği 03.06.2014 tarihinde konsültasyon istemli muayenesinin yapıldığı ve muayene sonucu hastanın rehabilitasyon tedavi ve önlemleri başlayana dek iş görmezliğinin devam edeceği hususunda rapor verildiği, 20.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda ... için kazadan ilk 4 ay içinde yapılan ve servikal boyun MR tetkikinden sonra ilk 7 ay içinde yapılan fizik tedavinin olağan servikal vertebra travması ile uygunluk gösterdiği ve trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğunun tespit edildiğini, buna rağmen geçici iş göremezlik süresinin 2 ay olarak tespit edilmiş olmasının çelişkili olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; tedavi masrafları ve kazanma gücü kaybı bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, tedavi giderlerinin tamamından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, dava konusu trafik kazasına karışan araçların kusur oranlarını belirlemek üzere dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, yapılan yargılamada kusura ilişkin olarak geniş bir araştırma yapılmadığı, bu nedenlerle açılan davanın reddi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Batman Yıldızlar Turizm Seyahat Petrol İnşaat Yatırım Pazarlama A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacı yönünden mahkemece hükmedilen 34.248,49 EURO tazminat miktarının Antalya Bölge Adliye Hukuk Mahkemesince kaldırılarak 24.671,50 EURO olarak hesaplandığını, müvekkili şirket açısından ilk kararı istinaf etmediğinden bahisle ilk karardaki tazminat miktarı açısından davacı lehine kazanılmış usuli bir işlem olmadığını, işbu kararın davacılar açısından sebepsiz zenginleşmeye de yol açacağını, mahkemece müvekkil şirket aleyhine tesis edilen 34.248,49 euro tazminatın yanlış olduğunu, tedavi giderlerinin tümünden SGK'nun sorumlu olduğunu, kazaya karışan araçların kusur oranları tam tespit edilmeden karar verildiğini, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; hastaya ait tedavi giderlerinin Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri çerçevesinde Kurumları tarafından karşılandığını, müvekkil kurumun söz konusu meblağ yönünden bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
F. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu taktirine, geçici iş göremezlik sürelerinin dosyadaki deliller çerçevesinde hekim bilirkişi tarafından belirlenmesine, SGK tarafından çıkarılan 2012/5 sayılı genelge hükümleri uyarınca trafik kazası sonucu yaralanıp tedavileri yurtdışında yapılan yabancıların masraflarından KTK'nın 98.maddesi uyarınca kurumun sorumluluğu bulunmamasına ve anılan masrafların böylece poliçe teminatı kapsamında kalmasına, 28.12.2017 tarihli davanın kabulüne ilişkin hükmün işleten ... A.Ş 'nce istinaf edilmemesi nedeniyle kararın bu davalı yönüyle kesinleşmiş olmasına, SGK 'nın ülkemizde yapılan tedavi masraflarından mesul tutulmasına, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına istinaf taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.