Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2021/26165 · K. 2025/1545
9. Ceza Dairesi 2021/26165 E. , 2025/1545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Boyabat Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurla kaldıkları yurt odasında katılan mağdurun anal bölgesine cinsel organını sürtmek şeklinde gerçekleştirdiği eylemi sebebiyle atılı suçtan mahkumiyetine dair kurulan hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan ceza verilmesine yer olmadığına ve danışmanlık tedbiri uygulanmasına dair karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuk hakkında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği ve davranışlarını yönlendirebileceği hususunda İlk Derece Mahkemesince rapor alındığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.