İçtihatYargıtay9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2021/26168 · K. 2025/2677
- Esas No
- 2021/26168
- Karar No
- 2025/2677
- Karar Tarihi
- 08.04.2025
Karar Metni
9. Ceza Dairesi 2021/26168 E. , 2025/2677 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2340 E., 2018/802 K.
SUÇLAR : Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın şantaj sebebiyle olay yerine gelmeyi kabul eden katılana dokunma, sarılma ve katılanı öpme şeklinde kabul edilen eylemleri nedeniyle cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, katılanın olay yerine rızası ile geldiğine, sanığın, katılanın talebi üzerine koli bandı almaya gittiğinde katılanın telefonuyla yardım istemediğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın eyleminin nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğuna, cezalandırılması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.04.2025 tarihinde karar verildi.
(Karşı oy)
KARŞI OY
Sanık ... hakkında mağdure ...'a yönelik nitelikli cinsel saldırı ve hürriyetten yoksun kılma suçlarına ilişkin olarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince verilen mahkumiyet ilamının, Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı gibi sanığın beraat etmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet ilamının onanması yönündeki karara muhalifim.
Şöyle ki;
Sanık ile mağdure sosyal medya hesabı olan facebook üzerinden tanışıp yazışmaya başlayıp bir süre sonra da cinsel içerikli konuşmalar ve karşılıklı olarak birbirlerine cinsel içerikli fotoğraflar göndermelerinden sonra olay günü sanığın temin etmiş olduğu kiralık dairede buluşmuşlardır. Burada yaşanan olaylarla ilgili olarak mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanları mevcut olup sanık baştan beri tüm aşamalarda tutarlı savunmada bulunmuştur.
Sanık kollukta, sorguda, İlk Derece Mahkemesinde ve duruşma açılarak karar verilen Bölge Adliye Mahkemesindeki savunmasında aynı şekilde beyanda bulunmuştur. Buna göre sanık mağdureyle sosyal medya üzerinden tanışıp, birbirlerine yarı çıplak fotoğraf gönderdiklerini, olay günü de kendisinin temin etmiş olduğu olayın geçmiş olduğu kiralık daireye önce kendisinin gidip daha sonra da mağdurenin o eve geldiğini, burada mağdurenin önce doğum gününü kutladıklarını, cinsel amaçlı olarak birşeyler yaşamak istediklerinden mağdurenin kendisini daha fazla zevk almak amacıyla koli bandı almaya gönderdiğini, bunun için mağdureyi o evde bırakarak koli bandı almak için markete gittiğini, yaklaşık 15-20 dakika geçtikten sonra eve geldiğini, koli bandı aldığını, kapının bu sırada kilitli olmadığını, mağdurenin cep telefonunun da yanında olduğunu, geldikten sonra mağdurenin koli bandıyla kendisini yatağa e ellerini arkadan bağladığını, bu sırada pantolonunun üzerinde olduğunu, pantolonunu indirerek mağdurenin cinsel organını ısırdığını, mağdurenin bu tür şeylerden zevk aldığını düşünerek ses çıkarmadığını, mağdurenin üzerini değiştirmeye gidip tekrar geldiğinde üzerini değiştirmediğini, ellerinin bu sırada yine arkadan bağlı olduğunu, göğüslerinin arasından çıkarmış olduğu biber gazını yüzüne ve gözüne sıktığını, bu sırada çok canının yandığını ayrıca mağdurenin kendi yüzüne ve burnuna yumrukla vurduğunu, tek amacının pencereyi açıp havayla temas etmek olduğunu, kapı açık olduğu için de mağdurenin sandalyeleri devirip kapıdan çıkıp gittiğini, bu kızgınlıkla daha önce kendisine göndermiş olduğu fotoğrafı olay akşamında mağdurenin ablasına göndermiş olduğunu, mağdurenin istemediği hiç bir hareket yapmadığını, cinsel anlamda bir çok konuşmalarının olduğunu, ilk kez o gün görüştüklerini savunmuştur.
Mağdure ise aşamalarda, kollukta, İlk Derece Mahkemesinde ve Bölge Adliye Mahkemesindeki duruşma sırasında farklı beyanlarda bulunmuştur. Buna göre sanık ile ilk defa o gün buluştuklarını, kendisinin doğum gününü kutlamak amacıyla sanığın temin ettiği eve gittiğini, bu evde sanığın rızası dışında vücudunun değişik yerlerine dokunmaya başladığını, kendisinin de sanıktan kurtulmak için "koli bandı al gel benim istediğim şekilde olacak" dediğini, sanığın evden çıktığını, kapıyı kilitlediğini, sanığı cinsel ilişkiye girmek bahanesiyle kandırarak yatağa bağladığını, ondan kurtulmak istediğini, biber gazı sıktığını, sanığın koli bantlarını koparıp kendisine saldırarak cinsel organını ağzına soktuğunu, sanığın cinsel organını ısırdığını, kapıyı açıp oradan ayrıldığını beyan etmiştir.
Mahkemede çelişki üzerine kendisine sorulduğunda, olayların sırasını karıştırmış olabileceğini eylemlerin tamamının gerçekleşmiş olduğunu beyan etmiştir.
Mağdure Mahkemedeki beyanında, sanığı koli bandıyla yatağa bağlayana kadar aralarında ciddi bir tartışma olmadığını, bir arbede olmadığını, sanığın koli bandı almaya gittiği sırada cep telefonunun yanında olduğunu, ailesini, bir arkadaşını veya polisi aramayı düşünemediğini beyan etmiştir.
Mağdureye ait dosya içerisinde bulunan Eskişehir ...Devlet Hastanesi Baştabipliği tarafından düzenlenen genel adli muayene raporuna göre sırt bölgesinde subjektif ağrının tariflendiği lezyon gözlenmediğinin rapor edildiği,
Sanığa ait Eskişehir Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen genel adli muayene raporuna göre burun sırtında hassasiyet ve subjektif ağrı dışında normal fizik muayene bulgularının rapor edildiği,
Suç tarihinde sanık ... 22 yaşında, mağdure Handenur'da 20 yaşında olup reşit kişilerdir.
Mağdure ... 11 kasım 2022 havale tarihli Afyonkarahisar Adliyesi Ön Bürosuna vermiş olduğu dilekçesine göre, sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini belirtmiştir.
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel saldırı suçlarından beraatine karar verilmiş olup. Ankara Bölge Adaliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda, cinsel saldırı ve hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir.
Olay yerinde sanık ile mağdurenin bulunduğu, başka görgü tanığının bulunmadığı, sanığın ve mağdurenin beyanlarının genel hatlarıyla birbirleriyle örtüştüğü, mağdurenin aşamalarda verdiği beyanlarında olayın oluş şekli ve sırasında bazı farklılıklar bulunduğu tespit edilmiştir. Buna göre gerek İlk Derece Mahkemesince gerek istinaftaki duruşma sırasında mağdure sanığı koli bandı ile yatağa bağlamıştır. Bu sırada sanığın üzerinde pantolonu ve atleti vardır. Bu şekilde sanığın mağdurenin ağzına cinsel organını sokması mümkün değıildir.
Bu açıklamalara göre;
Sanık da mağdure de, mağdure tarafından sanığın cinsel organının ısırılması ve sanığın yüzüne mağdure tarafından biber gazı sıkılmasından sonra sanığın koli bantlarından kurtulduğunu belirtmiştir. Yüzüne biber gazı sıkılan sanığın, bu durumdayken mağdurenin ağzına cinsel organını sokması mümkün değildir. Olay sanığın anlattığı şekilde olmuştur. Mağdure ve sanık bahse konu evde buluşmuşlar, doğum günü kutlanmış, cinsel amaçlı olarak mağdurenin talebi üzerine sanık koli bandı almaya gitmiş, bu süreçte mağdure yaklaşık 15-20 dakika bu konutta yalnız kalmış, yanında cep telefonu olmasına rağmen polisi, ailesini veya herhangi bir arkadaşını aramamış, camdan seslenerek yardım istememiştir. Sanığın tutarlı beyanlarına göre bizce de kabul edildiği üzere mağdure kapısı açık olan bu daireden kendi rızasıyla geldiği gibi çıkıp gitmek istememiştir. Sanık tarafından koli bandı alınıp getirildikten sonra, mağdure sanığı yatağa koli bandıyla bağlamıştır. Bu sırada sanığın üzerinde pantolonu olduğu kesindir. Mağdure tarafından bu aşamada sanığa cinsel bazı hareketler yapılmış, pantolon indirilmiş, sanığın da mağdurenin de kabul ettiği şekilde mağdure tarafından sanığın cinsel organı ısırılmıştır. Sonrasında mağdure sanığın yüzüne biber gazı sıkmış, sanık koli bantlarından kurtulmaya çalışırken mağdure de evden ayrılarak gitmiştir. Sanık cinsel organının ısırılması ve yüzüne biber gazı sıkılmasının oluşturduğu kızgınlıkla daha önceden mağdure tarafından sanığa gönderilen fotoğrafı mağdurenin ablasına olay akşamı göndermiş, mağdure de bu fotoğrafın ablasına gönderilmesinden duyduğu kızgınlıkla bir gün sonra sanık hakkında şikayetçi olmuştur.
Olay İlk Derece Mahkemesinin kabulünde olduğu gibi kabul edilmelidir. Bu kabulün hakka, hukuka vicdana daha uygun olduğunu düşünmekteyim.
Buna göre;
Sanığın mağdureye yönelik cinsel saldırı ve hürriyeti kısıtlama suçlarından tüm dosya kapsamına göre cezalandırılmasına yeter savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını düşünmekteyim. Sanığın atılı suçlardan beraatine dair İlk Derece Mahkemesince verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. ceza Dairesi tarafından yapılan değerlendirilmesinde esastan reddi kararı verilmesi gerekirken her iki suçtan duruşma açılarak verilen mahkumiyet kararının beraate bozulması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun mahkumiyet kararının onanması yönündeki düşüncesine muhalifim.