İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/26632 · K. 2023/14142
- Esas No
- 2021/26632
- Karar No
- 2023/14142
- Karar Tarihi
- 26.12.2023
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2021/26632 E. , 2023/14142 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/639 E., 2021/989 K.
DAVALILAR : 1. Corpus (Demir) Sigorta A Ş vekili Avukat ...
2. ... vekili
Avukat ...
3. ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 05.06.2015
HÜKÜM/KARAR : Red/Davacı Vekilinin İstinaf Talebinin Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/691 E., 2018/589 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.07.2014 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında motosiklet sürücüsü konumunda olan müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 15.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesine davacının ağır kusurunun neden olduğunu, kazanın meydana geldiği viraja tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucunda yüksek hızla giren davacının kullanmakta olduğu motosikletin yolun en sağında, arıza şeridinde ve gerekli önlemleri almış şekilde beklemekte olan özel donanımlı sulama aracına sol arka taraftan çarptığını, trafik kazası tespit tutanağı ve soruşturma dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda da kusurun tamamen davacıda olduğunun tespit edildiğini, kazanın meydana gelişinde tam kusurlu olan trafik işaretlerine uymayan ve viraja girerken hızını azaltmayan, tedbirsiz ve dikkatsiz davranarak kazanın meydana gelmesine neden olanın davacı olduğunu, bu nedenle Belediyenin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kazada bir sorumluluğunun bulunmadığını, sulama işlemi yapılırken gerekli tedbirlerin alındığını, sulama aracının arkada bulunan ve diğer sürücüleri uyarı amaçlı ok şeklindeki lambası ve tepe lambalarının da yandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Demir Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, dava öncesinde davacı tarafından hiçbir başvuruda bulunulmadığını, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, ayrıca davacıya yapılan ödeme varsa mahsup edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin belediyeye ait sulama aracı ile emniyet şeridinde park halinde bulunduğu sırada, davacının kullandığı motosikletiyle arkadan çarptığını ve yaralandığını, kaza tespit tutanağında sulama aracının emniyet şeridinde olduğu ve güvenlik tedbirlerinin alındığının belirtildiğini, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 13.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda da kazanın meydana gelmesinde sulama aracını kullanan müvekkilinin kusursuz olduğunun belirtildiğini ve takipsizlik kararı verildiğini, meydana gelen bir trafik kazası olduğundan ve müvekkilinin kusursuz olduğu tespit edildiğinden, davacı yanın iş güvenliği uzmanından rapor alınması yönündeki talebinin yersiz olduğunu, olayın iş kazası olmadığını, kusurlu olanın davacı olduğunu, trafik tutanağını düzenleyen trafik polisinin kaza sonrası mevcut delilleri de tutanakta belirttiğini ve açıkça dubaların konulmuş olduğunu da gösterdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağı, soruşturma aşamasında alınan trafik bilirkişi raporu, mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi heyeti kusur raporu ve İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen bilirkişi raporlarının tümünde yapılan tespitler dikkate alındığında davacı sürücü ...'nin motosikleti ile gündüz vakti olay mahalli virajlı yol bölümüne geldiği esnada mahal şartlarına uygun hızda seyretmediği, seyrini kendi şeridi üzerinde sürdürmeyip viraja kontrolsüz şekilde girmesiyle emniyet şeridi üzerinde bulunan belediyeye ait sulama aracının sol arka kısmına emniyet şeridi üzerinde arkadan çarptığından kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, davalı karşı araç sürücüsü ...' nın ise sulama aracını emniyet şeridine çekerek görevli arkadaşları ile birlikte sulama yaptıkları esnada meydana gelen kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığı, olayın meydana gelmesinde başkaca kurum, kişi ve kişilere isnad edilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, sulama aracını işleten davalı ... ile davalı ZMMS sigortacının araç sürücüsü ...'nın kusurundan kendi kusurları gibi sorumlu olacağı, davalı sürücü ...'nın ise kusursuz olması karşısında davalıların gerçekleşen zarardan sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştitr.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 09.11.2016 tarihli raporda sulama aracının viraja girmeden önce virajın başına bayrakçı bırakılmış olsaydı ve diğer çalışanın belirli aralıklarla dubaları yerleştirdikten sonra aracı virajı soksaydı daha uygun olacağının belirtildiği, belediyenin hem kendi çalışanlarının hem de bölgedeki vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla riskleri ortadan kaldırıcı tedbirler alması gerektiğinin de vurgulandığını, belediyenin %20 kusurlu olduğunun belirtildiğini ve gerekçede bu rapora itibar edilmemesinin nedeninin yer almadığını ileri sürerek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı belediyeye ait aracın emniyet şeridinde gerekli önlemleri aldığının, aracın arkasında bulunan ve sürücüleri uyaran ok şeklindeki lambası ve tepe lambalarının da yandığının, buna rağmen davacı sürücünün virajlı yolda kendisini ikaz eden tüm faktörlere rağmen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak kazanın oluşumunda tam kusurlu bulunduğunun tüm dosya kapsamı ve alınan tüm raporlardan anlaşıldığı, öte yandan 6098 sayılı TBK'nın 52 nci maddesinin somut olayda uygulama alanının bulunmadığı, kaldı ki müterafik kusurun değerlendirilmesi hukuki takdir mahiyetinde olduğundan, yalnızca bir raporda terditli olarak bu hususa değinilmesine mahkemenin itibar etmeden verdiği kararın doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarlamak suretiyle kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının sürücüsü olduğu motosikletin, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, karara dayanak olan kusur raporlarının denetime elverişli olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.