Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/27010 · K. 2022/10269
7. Ceza Dairesi 2021/27010 E. , 2022/10269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Katılan ... Belediye Başkanlığı vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Banka zimmeti suçunda suçtan zarar göreninin katılan banka olduğu cihetle; suçtan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan ... vekilinin adı geçen sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II- O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilinin temyiz istemlerinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü ile sınırlı olduğu gözetilerek anılan hükme hasren, sanık ... müdafiinin ise zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 1.Sanık ...'ın suç tarihi olan 11.02.2008 tarihinde ... Finans Market Şubesi müdürü olarak, diğer sanık ...'ün ise ... Belediyesinde "Mali Hizmetler Müdür vekili" olarak görev yaptıkları, ... Belediye Başkanlığı ile ... Finans Market Şubesi arasında 15.02.2005 ila 15.02.2008 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 3 yıllık maaş protokolü imzalandığı, söz konusu protokolün süresi dolmadan 04.04.2007 tarihinde ... Belediye Başkanlığı adına Başkan Yardımcısı ... ile ... Finans Market Şubesi adına Şube müdürü ... ve müdür yardımcısı ...'in imzalarının bulunduğu, 15.02.2008 tarihinde sona eren ana protokolün aynı şartlarla 15.02.2011 tarihine kadar 3 yıl süre ile uzatıldığı, tarafların söz konusu maaş protokolü çerçevesinde 1.500.000 TL promosyon bedelinin ödenmesi konusunda anlaştıkları, bu aşamada ... Teftiş Kurulu Başkanlığının 26.02.2009 tarihli ve 11/1 sayılı soruşturma raporunda ve yine 17.01.2011 tarihli BDDK murakıp raporunda da açıkça belirtildiği üzere Vafıkbank Genel Müdürlüğü tarafından ilgili banka şubesi ile ... Belediye Başkanlığı arasında imzalanan maaş protokolü uyarınca 1.500.000TL harcama yetkisinin, "Promosyon tutarının tamamı fatura karşılığı kuruma peşin olarak ödenecektir" şeklinde not düşülerek, ... Finans Market Şubesine verildiği, ancak ana protokol sözleşmesinin süresi bitmeden çok daha önce imzalanan ve promosyon ödemesinin fatura karşılığı yapılmasına olanak tanıyan 04.04.2007 tarihli ek (maaş) protokolün aslında 20.07.2007 tarihli ve 2007/21 sayılı genelgenin bankalar tarafından dağıtılacak promosyonların ilgili banka tarafından personel adına açılan hesaba aktarılması hükmünü içeren 5. maddesini bir bakıma etkisiz hale getirmek için düzenlendiğinin anlaşıldığı, kaldı ki Teftiş Kurulu Başkanlığının kanuni soruşturma raporunda suça konu promosyon bedelinin ödenmesine esas teşkil eden ek protokolün ... Kurum Maaş Ödemeleri Başkanlığı tarafından aslında 10.01.2008 tarihinden sonra hazırlandığının belirlenmesi nedeniyle 04.04.2007 tarihli ek protokolün sahte olduğu, buna istinaden ... Finans Market Şubesince ... Belediye Başkanlığına yapıldığı iddia olunan 1.500.000 TL promosyon ödemesinin belediye işçilerine ödenmemesi nedeniyle yapılan şikayet üzerine olayın ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde; sanık ... tarafından zimmete konu promosyon bedeli olan 1.500.000 TL'nin 11.02.2008 tarihinde Şube ana kasasından çıkışının yapıldığı, 20.07.2007 tarihli genelgenin 4. maddesi uyarınca 500.000 TL'nin Belediye tarafından kullanılmak üzere ayrılabileceği, geri kalan 1.000.000 TL'nin ise aynı genelgenin 5. maddesindeki düzenlemeye göre ... Finans Market Şubesi tarafından Belediye personeli adına açılan hesaba yatırılması gerektiği halde sanık ...'ın, özellikle müfettişlik ifadesinde de beyan ettiği şekilde, piyasadan temin edilen ve gerçek bir alım satımı ihtiva etmeyen ve tamamı ... ... Market Şubesi adına düzenlenen sahte faturalara istinaden ilk önce fatura düzenleyicisi firmaların mevduat hesaplarına tahsilat ve hemen ardından da tediye işlemi gerçekleştirilerek fiktif kayıtlar oluşturmak suretiyle sanki fatura bedelleri tahsil edilmiş gibi işlem yaptığı, daha sonra muvazaalı işlemlerden doğan ve dosyada mevcut "Vergi Suçu Raporlarına" göre de sahte olan fatura bedellerinden oluşan 180.000 TL'lik KDV tutarının 8 adet firma sahibine ödenmek suretiyle banka zararına neden olduğu, sanık ...'ın bu şekilde muvazaalı bir yol izleyerek fatura karşılığı mal alımı suretiyle ödenmesi gereken promosyon tutarının yapılan fiktif muhasebeleştirme işlemleri ile nakde çevirdiği ve banka parasının nakit olarak Şube'den çıkarılabilmesini kolaylaştırdığı, daha sonra Şube müdürü sanık ...'ın diğer 3 banka çalışanı ile birlikte geri kalan 1.320.000 TL'yi ... Mali Hizmetler Müdür vekili ...'e elden teslim ederek ödemeyi gerçekleştirdiği, sanık ...'ın söz konusu ödemeyi gerçekleştirirken herhangi bir imza ya da belge almadığı, sadece 1.508.931 TL ödemeye ilişkin bir icmal listesi düzenleyerek ... Belediyesine verdikleri, ancak bu icmal listesinin belediyeye ne zaman ve kim tarafından götürüldüğünün belirsiz olduğu, sanık ... aşamalardaki savunmalarında her ne kadar ödemenin yapıldığı 11.02.2008 tarihinde Belediye Başkan yardımcısı ... tarafından imzalanan icmal listesini gördüğünü ve bu belgenin altında "fatura bedelleri ... tarafından ödenmiştir" yazısına istinaden kuşku duymadan parayı teslim ettiğini savunmuş ise de, ... Belediye Başkan yardımcısı ...'nın promosyon parasının ... tarafından ödendiğini gösterir icmal listesi altındaki imzasının 06.11.2009 tarihli ekspertiz raporuna göre ... elinden çıkmayıp sahte olarak atıldığının bildirildiği, yine ödemenin yapıldığı 11.02.2008 tarihi itibarıyla ...'nın emekliye ayrıldığının ve bu duruma ilişkin ... İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 05-07-4781 sayılı yazısının ... Finans Market şubesi operasyon servisine gönderildiği, söz konusu yazının ise şube arşivinde bulunduğu anlaşılmakla sanık ...'ın icmal belgesi üzerindeki yazıdan şüphelenmediği yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği, bununla birlikte sanığın ... çalışanı ...'e 1.320.000 TL promosyon ödemesini elden teslim etmesi ancak yapılan ödemenin sanık ... tarafından tüm aşamalarda inkar edilmesi karşısında, sanık ...'ın banka çalışanları Şerife ..., ..., ... ve ... ile birlikte imza altına aldıkları 11.02.2008 tarihinde düzenlenen tutanağın ödemeyi teslim alan sanık ... tarafından imzalanmaması ve zimmete konu miktarın sadece sahte imzalı bir icmal listesine dayanılarak teslim edilmesi nedeniyle de sanık ...'ın eyleminin, bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı bir şekilde banka parasının sanık ...'e teslim edilmesi dolayısıyla banka zimmeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği cihetle, sanık ...'ın basit zimmet suçundan mahkumiyeti yerine, sanığın suça doğrudan iştirak ettiğine ya da diğer sanık ...'ün eylemine yardım ettiği konusunda yeterli delil bulunmadığı şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi, 2. Sanık ... açısından ise; yukarıda anlatıldığı gibi banka kasasından usulsüz şekilde çıkışı yapılan promosyon ödemesinin, olay günü sanık ...'e teslim edildiğinin, tanıklar ..., ..., ... ve ...' nun aşamalardaki beyanları, dosyada mevcut HTS kayıtları, teşhis tutanakları ve 11.02.2008 tarihinde sanıklar ... ile ... arasında 4 kez yapıldığı belirlenen telefon görüşme kayıtları birlikte değerlendirildiğinde sabit olduğu, bu nedenle sanık ...'ün Vafıkbank Finans Market Şube müdürü olan ... ile olayın başından beri fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak halinde atılı suçu işlediği anlaşılmakla, sanık ...'ün azmettiren konumunda olması nedeniyle TCK'nun 40/2. maddesi yollamasıyla 5411 sayılı Yasanın 160/1. maddesi uyarınca cezalandırılması ve zimmet konusu eylemin tamamından sanıkların birlikte müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden suçun vasıflandırılmasında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre; 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin değerlendiril- mesinde zorunluluk bulunması, Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının, katılan BDDK vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık ... hakkındaki beraat ve sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ...'ün CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 30.05.2022 tarihinde I nolu karar yönünden oy birliğiyle, II nolu karar yönünden oy çokluğuyla karar verildi.