İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/27358 · K. 2024/563
- Esas No
- 2021/27358
- Karar No
- 2024/563
- Karar Tarihi
- 17.01.2024
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2021/27358 E. , 2024/563 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1091 E., 2021/1060 K.
DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ...,
2-...
DAVA TARİHİ : 30.04.2019
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/324 E., 2020/572 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kullandığı motosiklet ile 01.04.2015 tarihinde sürücü ..., araç işleteni ...'a ait araç arasında meydana gelen kaza neticesinde malul kaldığını, kazada asli kusurlunun davalı sürücü olduğunu, müvekkilinin ise tali kusurlu bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL tedavi gideri, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL araçtaki hasar bedeli, 500,00 TL araçtaki değer kaybının, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında uzlaşma sağlandığını, davacının maddi ve manevi edim talebinin bulunmadığını belirttiğini, dava açma hakkı olmadığını, uzlaşma ile davadan feragat edilmiş sayılacağını, kusuru kabul etmediklerini, davalı araç sürücüsünün aracını en sağ şeride çektiğini, davacının takip mesafesini korumayarak arkadan çarptığını, sigorta şirketinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, davalı sürücünün, davalı işletenin çalışanı olduğunu, olayın iş kazası niteliği bulunduğundan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun da davaya dahil edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile; davanın trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin olduğunu, davacının kaza nedeni ile aracındaki değer kaybı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatını talep etmiş ise de Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/21091 soruşturma nolu dosyası içerisinde bulunan 09.04.2015 tarihli uzlaşma raporuna göre, davacının maddi ve manevi edim talebinin olmadığını belirtip sadece maddi hasarın giderilmesi talebi olduğunu uzlaşma tutanağına yazdıkları, karşılıklı olarak imzaladıkları, 20.04.2015 tarihli ifadesinde davacının söz konusu uzlaşma tutanağına konu edimin davalılardan ... tarafından yerine getirildiğini bildirip ilgili faturaları da sunduğu anlaşılmakla, taraflar arasındaki uzlaşma tutanağının Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) 253 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve içeriğinde davacının maddi hasarlarının karşılanması kaydıyla başkaca maddi ve manevi tazminat talebinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, artık bu aşamadan sonra başkaca bir maddi ve manevi tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının kendi el yazısı ile diğer tüm maddi ve manevi haklarından vazgeçtiğine dair bir ibare bulunmadığını, uzlaşma tutanağında miktarın belirtilmediğini, müvekkilinin bir bacağının ampute olduğunu ve sadece motorunun tamir edilmesiyle alakalı haklarından vazgeçtiğini, sair tazminat haklarından vazgeçmediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/21091 soruşturma nolu dosyası içerisinde bulunan 09.04.2015 tarihli uzlaşma raporuna göre davacı ve davalı sürücünün araç hasarının ödenmesi hususunda anlaştıkları, davacının başkaca talebi olmadığına dair tutanağı imzaladığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu 253/17 maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder, "CMK'nun 253/19 uncu bendine göre ise; "...Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır, Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmü yer almakta olup, anılan Kanun maddesinin 253/19 uncu bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır, hükmü uyarınca uzlaştırma tutanağı sonucu davacının tazminat davası açma hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı 01.04.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan ve aracı hasar gören davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle tedavi gideri, geçici iş göremezlik tazminatı, araç hasar bedeli ve değer kaybı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54, 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89 ve 90 ıncı maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu 253/19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu 253/19 uncu maddesine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağı, bu yasal düzenleme ışığında da uzlaşma raporu düzenlenmekle davacının tazminat davası açma hakkı bulunmadığı, uzlaşma raporunun ilam mahiyetinde olacağından uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı kabul edilmekteydi.
Ancak; Anayasa Mahkemesi 26.07.2023 tarihinde 2023/43 Esas, 2023/141 Karar numaralı dosyada, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi iptal kararı derdest davalarda derhal uygulanacağından, söz konusu uzlaştırma tutanağının Anayasa Mahkemesi iptal kararı da dikkate alınarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.