Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/30825 · K. 2021/7646
11. Ceza Dairesi 2021/30825 E. , 2021/7646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık Sanığın yokluğunda verilen hükmün, savunmasında bildirdiği ''... Mah. 129 Sk. No:7/Z4 .../...'' adresine tebliğe çıkartılmadan, doğrudan MERNİS adresi olan "... Mah.129 Sk. No:7 İç Kapı No:Z/1 .../..." adresine tebliğe çıkartıldığı anlaşılmakla, temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında ... Valiliğinin 14.03.2011 tarih ve 04 sayılı kararı ile 4483 sayılı Kanun'un 3 ve 6. maddeleri gereğince soruşturma izni verildiği, yine ... Valiliği'nin 27.05.2011 tarih ve 443 sayılı yazısı ile soruşturma izni kararına itiraz olmadığının bildirildiği anlaşılmakla, sanık hakkında soruşturma izninin bulunduğu ve kararın da kesinleştiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamenin soruşturma izni bulunmadığı gerekçesiyle eksik inceleme nedeniyle bozma isteyen görüşüne iştirak edilmemiştir. 1)Özel ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde öğretmen olarak görev yapan sanığın, ... isimli öğrencinin 2009 yılı Eylül ayında rehabilitasyon merkezine aslında gitmediği halde devam edip seanslara katıldığını gösteren aylık bireyselleştirilmiş eğitim çalışma ve rehberlik planını gerçeğe aykırı bir şekilde imzalayarak faturalanmasını sağladığının iddia ve kabul edildiği olayda; sanığın aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmeyip, 29 Eylülde işten ayrıldığını, öğrencinin eğitimlere katıldığını, bireyselleştirilmiş eğitim planına hemen seans sonrasında imza atmadığını, aylık olarak düzenlenip muhasebeci tarafından kendisine getirildiğinde bireysel ders defterine bakıp gerekli kontrolleri yaparak isminin karşısında bulunan yeri imzaladığını, Eylül 2009 planındaki isminin bulunduğu yerdeki imzaların kendisine ait olduğunu, kendisi imzaladıktan sonra öğrenci velisine imzalatıldığını, yapılan diğer işlemlerden bilgisi olmadığına dair savunması, ...'nın annesi olan katılan ...'ın müfettişe verdiği beyanda 01.10.2009 tarihi itibarıyla tedaviyi bıraktıklarını, Haziran 2009 döneminde iki seans dışında eğitime gitmediklerini, kovuşturmada ise kızı ...'yı Eylül ayında 1-2 kez eğitime götürdüğünü, ancak belgedeki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki beyanı, sanığın imzasının yer aldığı 30.09.2009 tarihli aylık bireyselleştirilmiş eğitim, çalışma ve rehberlik planında 02.09.2009 ve 07.09.2009 tarihlerinde sanık tarafından eğitim verildiği belirtilen belgedeki veli imzalarının aidiyeti ile ilgili inceleme yaptırılmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; katılan ...'ın ayrıntılı beyanı alınarak, müfettişe verdiği beyan ile kovuşturmada alınan beyanı arasındaki çelişkinin giderilerek kızı ...'yı 2009 Eylül ayında düzenli olarak eğitime götürüp götürmediği, götürmüş ise hangi tarihlerde götürdüğünün belirlenmesi; kanaat oluşturacak sayıda ... isimli öğrenci ile aynı dönem derslere katılan diğer öğrencilerin velilerinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek öğrenciyi ve ailesini tanıyıp tanımadıkları ve öğrencinin derslere katılıp katılmadığı hususlarında tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması; sanığın 29 Eylül'de işten ayrıldığını, veli imzasının kendi imzasından sonra tamamlandığına ve sonraki işlemlerden bilgisi olmadığına ilişkin savunması karşısında, belgenin sanığın görevinden ayrıldıktan sonra düzenlenip düzenlenmediği, belgenin ne şekilde tamamlandığı, belgenin tamamlanmasında sanığın katkısı ve rolünün bulunup bulunmadığının belirlenmesi, yine suça konu aylık bireyselleştirilmiş eğitim, çalışma ve rehberlik planındaki veli imzalarının aidiyetinin tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hükümler kurulması, 2)Kabule göre de; a) 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 9/son maddesindeki "Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır.” hükmü karşısında; sanığın eyleminin TCK'nin 204/2. maddesindeki kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği kapsamında kaldığı gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, b)5237 sayılı TCK'nin 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı dikkate alındığında; sanığın belgeyi aylık olarak imzaladığına ilişkin savunması ve hakkında gerçeğe aykırı olduğu iddia edilen 30.09.2021 tarihli belge olmasına göre TCK'nin 43. maddesinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti yönünden belgedeki imzaların sanık tarafından aynı zamanda mı farklı zamanda mı atıldığının araştırılarak sonucuna göre TCK’nin 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 30.09.2021 tarihinde, bozma ilamının (2-a) bendi yönünden Yargıtay Üyeleri ... ve ...'nın eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu yönünde karşı oyları ve oy çokluğu, diğer bozma nedenleri yönünden oy birliği ile karar verildi.