Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/31464 · K. 2025/7774
7. Ceza Dairesi 2021/31464 E. , 2025/7774 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/41 E., 2021/681 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan ... İdaresi vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Katılan ... İdaresi vekilinin yokluğunda verilen kararın, 07.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği ancak bahse konu tebligat parçasının üzerinde çeşitli karalamalar olduğu, mavi tükenmez kalemle yeni adresin yazıldığı, kırmızı tükenmez kalemle "SEVK" yazısının yazıldığı ve siyah tükenmez kalemle "vekil Av. ... imzasına tebliğ edildi" yazısının yazıldığı, yapılan tebligatın karalamalar ve yeni yazılar içermesi nedeniyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu değerlendirilerek, katılan ... İdaresi vekilinin usulüne uygun şekilde 22.07.2021 tarihinde tebliğ aldığı gerekçeli karara karşı sunduğu 12.08.2021 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Tebliğnamede belirtilen görüşler bakımından; Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/10 ve 3/23. fıkraları kapsamında bulunduğu ve sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir neden bulunmadığından tebliğnamedeki (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. İddianame ile araç müsaderesi talep edilmediği ancak Cumhuriyet savcısının aşamalardaki esas hakkındaki mütalaasında nakil aracının müsaderesi talebinde bulunduğu ve mütalaaya karşı sanık beyanının alındığı anlaşıldığından tebliğnamedeki (3) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre katılan kurum lehine 4.080,00 TL yerine 1.500,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilen fıkradaki "1.500,00" ifadesinin çıkartılarak yerine "4.080,00" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.