İçtihatYargıtay11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/33195 · K. 2023/9204
- Esas No
- 2021/33195
- Karar No
- 2023/9204
- Karar Tarihi
- 30.11.2023
Karar Metni
11. Ceza Dairesi 2021/33195 E. , 2023/9204 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/197 E., 2016/105 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/197 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 52 nci maddesi uyarınca, iki kez 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca, iki kez 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve beraat hükümleri temyize konu edilmemiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık herhangi bir temyiz sebebine dayanmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ve hakkında beraat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ...'in dava dışı tanıklar ...ve ...'a ait olan gayrimenkulu kendilerine aitmiş gibi internette ilana koymaları, katılanlarla irtibat kurduktan sonra bu kişilerden para almaları, daha sonra yine kendilerine aitmiş gibi katılanlara noterde düzenleme biçiminde vekaletname düzenlemeleri, katılanların bu vekaletler ile tapuya gittiklerinde gerçek malikleri öğrenmeleri biçimindeki eylemler nedeniyle haklarında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık ...'in kovuşturma aşamasında, söz konusu yeri gerçek sahiplerinin internete ilana koyduklarını, katılanlar ile birlikte kendisinin bu yeri satın almaya karar verdiklerini, onlardan alacağı vekâlet ve katılanlara verdiği vekâletler ile işlem yapmaya karar verdiğini, ancak gerçek sahiplerinin başkasına satması nedeniyle işlem yapamadığını, aşamalarda ise katılanlara satacağı yeri almaktan vazgeçtiklerini, aldığı kaporayı geri veremediğini, kimseye vekâlet vermediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, katılanların oluşu doğrulayarak, sanığın bu yeri kendisininmiş gibi göstererek söz konusu işlemleri gerçekleştirdiğini, verdikleri paraları geri alamadıklarını beyan ettikleri, söz konusu yerin gerçek sahiplerinin tanık olarak alınan beyanlarında, sanığın ilana koydukları yeri satmak konusunda yardımcı olmak istediğini, yerin kendilerine ait olup olmadığını araştırma adına nüfus cüzdanlarının fotokopilerini aldığını, ancak satış konusunda asla bir anlaşma yapmadıklarını beyan ettikleri, tapu kayıtlarının, vekâletname örneklerinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
3. Mahkeme tarafından sanık savunmaları, katılanlar ve tanıkların beyanları, noter belgeleri, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın, dava dışı tanıklar ...ve ...'ın kendilerine ait olan ve ilana koydukları gayrimenkulu kendisine aitmiş gibi katılanlarla irtibat kurması, bu kişilerden para alması, daha sonra tanıkların nüfus cüzdanlarını kullanmak suretiyle oluşturduğu sahte vekâleti kullanarak bu yerin kendisine aitmiş gibi katılanlara noterde düzenleme biçiminde ve içerik olarak sahte vekâletname düzenletmesi biçimindeki eylemlerinin, zincirleme biçimde işlenmiş tek bir 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasındaki suçu ve Nüfus İdaresinin maddi varlığı olan nüfus cüzdanının kullanılması nedeniyle iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde kararlar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/197 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin , 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış haklarının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.