1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'in 186 promil alkollü olduğu halde sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahal dışında, bölünmüş yolu takiben seyredip, aydınlatmanın olmadığı olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermeyip hızını ve sürüşünü mahal şartları ile gece far ışığı altındaki görüşüne göre ayarlamayıp, önünde, sağ şeridi takiben seyretmekte olan sürücü ...'in kullandığı çekiciye takılı römorkun sol arka kesimine önlemsizce çarpması sonucu meydana gelen olayda, sanığın aracında yolcu olan ... ve ...'in öldükleri, sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, sanığın 1,89 promil alkollü olarak araç kullanması nedeniyle eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kanaatine varılarak takdir edilen cezadan kazanın meydana geliş şekli,kaza nedeniyle 2 kişinin hayatını kaybettiği, kaza nedeniyle ortaya çıkan zararın ağırlığı,sanığın kazanın oluşunda asli kusurlu olduğu dikkate alınarak sanığa verilen cezada takdiren 1/2 oranında artırım yapılmıştır.
2. Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesince sanığa TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca verilen 7 yıl 6 ay hapis cezasından TCK 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 6 yıl 3 ay hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken 5 yıl 15 ay hapis cezası verilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe istinaf yoluna başvurulmadığından sanığın aleyhine değerlendirilemeyeceği belirtilmiş olup sanıktan şikayetçi olmayan mağdurlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yasaya aykırı bulunmuş olup vekalet ücretine ilişkin kısmın hükümden çıkarılması suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında tayin edilen ... cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksiri oluşturan yalnızca bir ihlalin (alkol miktarı) bulunduğu gözetilmeksizin, TCK'nın 22/3. maddesinde cezanın üçte birden yarısına kadar arttırılabileceği amir hükmüne rağmen azami oranda artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kabule göre de; sanığa, taksirle öldürme suçundan dolayı TCK’nın 85/2. madde ve fıkrası gereğince belirlenen 5 yıl hapis cezasından, aynı Kanunun 22/3. madde ve fıkrası gereğince ½ oranında artırım yapılarak belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından yine aynı Kanunun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmetmek yerine, TCK’nın 61. maddesine aykırılık oluşturacak şekilde, yılın aylara dönüştürülüp, 5 yıl 15 ay hapis cezası hükmolunarak, eksik ceza tayini,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.