III. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamına göre;
Sanık müdafii Av. ... tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlenen 17.01.2013 havale tarihli dilekçede; katılan tarafından İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2012/25325 esas sayılı dosyası üzerinden sanık aleyhine icra takibine başlanıldığı, bu icra takibine konu bonoda yer alan imzanın sanığa ait olmadığı, gerekli imza incelemesi yapıldığı takdirde bunun ortaya çıkacağı, katılanın resmî belge niteliğindeki bonoyu sahte olarak düzenleyip bunu kullanarak sanık aleyhine icra takibi başlattığı belirtilerek katılanın resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması için şikâyetçi olunduğu,
İstanbul 13. İcra Dairesinin 31.01.2013 tarihli ve 2012/25325 sayılı yazısı ile ekinde yer alan belgelere göre; 07.09.2012 düzenleme ve 15.10.2012 vade tarihli 2.930 TL bedelli bononun katılan adına cirolandığı ve sanığa ING Bank tarafından talep edilmesi üzerine Bakırköy 43. Noterliğince 17.10.2012 tarihli ve 27451 yevmiye numaralı ödememe protestosunun gönderildiği, bu belgede sanık ...'nun adresinin "Esenkent Mah. Hadımköy Bahçeşehir Yolu No. 5/D Blok No. 60 Esenyurt İstanbul" şeklinde gösterildiği,
Sanığın şikâyetçi sıfatıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 25.02.2013 tarihli ifadesinin; "Göstermiş olduğunuz 2.930 TL bedelli bono senedi bana ait değildir. Bono üzerindeki yazı ve imzalar bana ait değildir. Şüpheli ...'ı şahsen tanımıyorum, sadece telefonla görüştük. Kendisinden şikâyetçiyim." biçiminde olduğu,
Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.03.2013 tarihli ve BLG-2013/2886 sayılı ekspertiz raporunda; alacaklısı katılan ..., borçlusu ise sanık ... olan, 07.09.2012 düzenlenme ve 15.10.2012 ödeme tarihli, 2.930 TL bedelli senedin ön yüzünde yer alan "Ödeyecek" bölümündeki sanık adına atılı bulunan iki adet borçlu imzası ile sanığın mevcut mukayese imzaları arasında kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden farklılıklar bulunduğu müşahede edilmekle bahse konu imzaların sanık ...'nun eli mahsulü olmadığının belirtildiği,
Katılan vekili tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlenen 04.06.2013 tarihli dilekçe ekinde yer alan Corcy's Reklam Tanıtım Organizasyon Prodüksiyon Ajans ve Matbaacılık Hizmetleri (Corç Yamanoğlu) isimli iş yeri tarafından düzenlenen 27.04.2012 tarihli ve 120687 numaralı irsaliyeli faturanın; 100 adet kartvizit (Bal Köftecim) 90 TL, 330 adet Bal Köftecim menü 480 TL, 5.000 adet el ilanı 280 TL, 10.000 adet broşür 1.150 TL ve 10.000 adet magnet 940 TL olmak üzere KDV'si ile birlikte toplam 3.469,20 TL olarak düzenlendiği, bu faturada teslim adresinin "Esenkent Mah. Hadımköy Bahçeşehir Yolu, No: 5 D Blok DK: 60", irtibat numarasının ise 0 532 \*\*\* 35 36 olarak yazıldığı, yine ekinde yer alan bilgisayar çıktısına göre [E-POSTA MASKELENDİ] adresinden [E-POSTA MASKELENDİ] adresine 25.04.2012 tarihinde saat 09.37.48'de gönderilen mail içeriğinin "necdet bey adres de no: 5 olacak birde bana logomuzu atarsanız dergi için tşkler iyi çalışmalar" şeklinde olduğu,
Katılan hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.06.2013 tarih ve 2013/9440 sayı ile resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan "...Şüphelinin dinlenen tanık beyanları ve sunduğu belgelere göre şikâyetçinin başkalarına düzenletip personeli İlknur Hanım'a bıraktığı ve şüpheliye verilen 2.930 TL bono senedini takibe koyduğu, belgenin sahte olduğunu bilmediği" gerekçesiyle katılan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği,
Katılan vekili tarafından İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesine hitaben düzenlenen 11.09.2013 tarihli dilekçede; bahse konu bononun katılan tarafından cirolanmasından sonra son ciranta tarafından ING Bank Avcılar Şubesine teminat olarak verildiği ancak ödeme günü geldiğinde ödenmediği, bunun üzerine protesto çekilmesinin ardından ciro silsilesi yoluyla tekrar katılana döndüğü, sanığın kendisine gönderilen protesto üzerine savcılığa başvurmadığı gibi bankaya bir bildirimde de bulunmadığı, protesto tarihinden 40 gün sonra katılan tarafından icra takibine konu edilmesi üzerine ise sanığın imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesine başvurduğunun belirtildiği ekinde yer alan ve sanık müdafii tarafından İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesine hitaben düzenlenen icranın durdurulması talepli dava dilekçesi fotokopisinin 17.01.2013 tarihli olduğu,
Kolluk tarafından düzenlenen 16.12.2013 tarihli tutanağa göre; İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/312 sayılı yazısına istinaden İlknur isimli şahsın temini için evrakta belirtilen adrese yapılan araştırmada bahse konu şahsın söz konusu adreste ikamet etmediği, bu kişiyi tanıyana rastlanılmadığı,
UYAP sorgulamasında; sanık tarafından katılana yönelik açılan imzaya itiraz davası sonucunda İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesince 04.02.2014 tarih ve 56-107 sayı ile "İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2012/25325 esas sayılı takip dosyasına konu bonoyla ilgili imzaya itirazda bulunduğu, İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2013 tarihli müzekkere cevabıyla gönderilen 18.03.2013 tarihli ekspertiz raporuna göre takibe konu bonodaki imzanın davacının el ürünü olmadığı, davalı vekilinin de 04.02.2014 tarihli celsede senetteki imzanın savcılık tahkikakı sırasında davacıya ait olmadığını öğrendiğini beyan ettiği anlaşıldığından İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2012/25325 esas sayılı takip dosyası ile ilgili davacının imzaya itirazının kabulüne, davalının kötü niyeti veya ağır kusuru ispat edilemediğinden şartları oluşmadığından davacı tarafın tazminat talebinin reddine" karar verildiği, bu kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 29.05.2014 tarihli ve 12239-15428 sayılı kararı ile miktar itibarıyla uyuşmazlık konusu değerin kesinlik sınırı aşmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği,
Katılan vekili tarafından 21.03.2014 tarihli oturumda ibraz edilen SGK belge örneklerine göre; katılan ile tanık ...'un 2012 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında Corç Yamanoğlu isimli iş yerinde sigortalı olarak çalıştıkları,
Sanık müdafii tarafından düzenlenen 26.02.2014 tarihli dilekçede; sanığın söz konusu iş yerini ekte yer alan fatura ile 14.03.2012 tarihinde Bahattin Barış Bal isimli şahsa devrettiğinin belirtildiği anılan 14.03.2012 tarihli ve 211929 sayılı fatura fotokopisine göre ise Gökhan Dış Ticaret (...) isimli iş yeri tarafından Bahattin Barış Bal isimli şahsa 10 adet masa, 40 adet sandalye, 1 adet klima, 1 adet TV, 1 adet dolap, 1 adet ocakbaşı, 1 adet sanayi buzdolabı, 1 adet bulaşık makinesi ve muhtelif mutfak gerekçelerinin 3.717 TL'ye satıldığı,
Anlaşılmıştır.
Katılan ... şüpheli sıfatıyla Savcılıkta; matbaacılık yaptığını, kendisinden şikâyetçi olan sanığın açmış olduğu köfteci dükkânının reklam ve menüsü ile adisyon fişlerinin basımı konusunda kendisine internet üzerinden talimat verdiğini, söz konusu evrakları basarak kendisine teslim ettiğini, aslında kendisinin bu matbaanın yetkilisi olmadığını ancak sanık ile bağlantıyı kendisi kurduğu söz konusu bono senedinin adına düzenlendiğini, faturanın da çalıştığı şirketin yetkilisi tarafından düzenlediğini hatta fatura ve sevk irsaliyesinin de ibraz edildiğini, icra takibini borcun ödenmemesi nedeniyle yaptıklarını ancak bu takibe itiraz edildiğini, bono eğer sahte ise bunun sorumluluğunun sanığa ait olduğunu çünkü bonoyu köfteci dükkânına bizzat kendisinin hazırlayıp bıraktığını, imzalı olarak teslim aldıkları için imzanın sanığa ait olup olmadığını bilmediklerini, sanık ile muhasebelerinin aynı kişi tarafından tutulduğunu, bu bono senedinin verilen hizmet karşılığı alındığının sanık tarafından bilindiğini ayrıca söz konusu bono senedinin sanığın iflas etmesi üzerine kapattığı iş yerinde çalışan İlknur isimli kişi tarafından teslim edildiğini ancak bu kişi sigortalı olmadığı için soy ismini tespit etme şanslarının olmadığını, ortak muhasebelerini yapan tanık ...'nun olayla ilgili olarak dinlenmesini istediklerini,
Mahkemede; 3.000 TL zararı bulunduğunu, bu zararının karşılanmadığını, söz konusu senedin daha önceden hazırlanıp İlknur isimli şahsa bırakıldığını, kendilerinin de bu şahıstan teslim aldıklarını, ardından takipte bulunduklarını ancak sanığın senet altındaki imzayı inkâr ettiğini, olayı beraber çalıştığı tanık...'un da gördüğünü, takip aşamasında sanıkla telefonla görüştüğünde borcunu kabul ettiğini ve ödeme yapacağını belirttiğini ancak herhangi bir ödeme yapmayınca tekrar aradığında hiçbir şekilde parayı kendisinden alamayacağını söylediğini, sanıktan şikâyetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini,
Tanık ... Savcılıkta; sanık ile katılanın muhasebe işlerini yaptığını, her ikisinin de müşterisi olduğunu, sanığın yeni açtığı iş yeri olan köfteci dükkânının reklam, adisyon fişi, fatura ve basılı evrakı için tanıdık matbaacı olup olmadığını kendisine sorduğunu, bunun üzerine sanığa katılanın telefon numarasını verdiğini, sanığın katılana reklam ve adisyon fişlerini bastırdığını hatta buna ilişkin katılan tarafından düzenlenen faturayı gördüğünü, duyduğuna göre sanığın 2.900 TL'lik bono senedi düzenleyip gönderdiğini ancak o safhayı bilmediğini, katılanın sanığa 2.900 TL'lik iş yaptığını bildiğini, kendisinin de aracı olduğunu daha sonra işlerinin bozulması üzerine sanığın köfteci dükkanını kapatarak ayrıldığını,
Mahkemede; mali müşavirlik yaptığını, sanıkla katılanı kendisinin tanıştırdığını, sanığın matbaa işi yapan birisini aradığını, kendisinin de katılanı önerdiğini, bunun üzerine aralarında iş ilişkisi olduğunu, duyduğuna göre yapılan iş karşılığında sanığın katılana senet verdiğini, bu senedi de katılanın o sırada dükkânda bulunan İlknur isimli kişiden aldığını, senet bedelinin yaklaşık 3.000 TL olduğunu ancak işlerinin iyi gitmemesi nedeniyle sanığın senedi ödeyemediğini, daha sonra kendisinden aracılık etmesini istediklerini bunun üzerine sanığa gittiğinde işlerin bozuk olduğunu, bu nedenle süre istediğini, süre sonunda ise dükkânı devir ettiği ortağının senet bedelini ödeyeceğini söylediğini, senet ödenmeyince daha sonra icra takibi yapıldığını, yine kendisinden aracılık yapması istendiği için sanığın yanına gittiğini, sanığın senedi inkâr ettiğini, imzanın kendisine ait olmadığını ve senet bedelini ödemeyeceğini söylediğini, köfteci dükkânına gittiğinde katılan tarafından yapılan reklam hizmetini kendisinin de gördüğünü, İlknur isimli kişinin köfteci dükkânında kasiyer olarak çalıştığını, bu nedenle kendisini tanıdığını, sanıktan herhangi bir alacağı olmadığını, ona borcu da bulunmadığını, sanığın arkadaşı olduğunu ve hâlen görüştüğünü, aralarında husumet bulunmadığını,
Tanık ... Savcılıkta; bahse konu matbaada işçi olarak çalıştığını, katılanın söz konusu iş yerinin müdürü olduğunu, sanığın istemi üzerine açmış olduğu köfteci dükkanının reklam, adisyon ve diğer evraklarını bastıktan sonra paket hâlinde Bahçeşehir'de bulunan Bal Köftecim isimli dükkâna kendisinin götürüp teslim ettiğini ancak ödeme yapılmadığını, bu olaydan uzun bir süre sonra katılan ile birlikte fatura bedelini tahsil etmek için Bahçeşehir'e gittiklerini, sanığın iş yerinde bulunmadığını, kendisine telefonla ulaştıklarını, sanığın "Ben senedi imzalayıp oraya bıraktım." dediğini, o sırada iş yerinde bulunan İlknur isimli çalışanın bahse konu senedi teslim ettiğini, bu kişinin açık kimliğini bilmediğini, senedin Bal Köftecim isimli dükkânda katılana teslim edildiğini, daha sonra söz konusu iş yerinin kapandığını,
İfade etmişlerdir.
Sanık Savcılıkta; katılana iftira kastıyla hareket etmediğini ayrıca takibe konu bono senedini düzenleyip İlknur isimli kişiye bırakmadığını, kendisine örnekleri gösterilen Bal Köftecim isimli iş yerine ilişkin menü, fiyat listesi, el ilan gibi evrakları basması için katılana talimat vermediğini, söz konusu iş yerinin ortağı olduğunu ancak bu ortaklıktan ayrıldığını, bu sebeple de bahse konu matbu belgeleri basma talimatı vermediğini, daha önce katılana Bal Köftecim isimli iş yeri ile ilgili davetiye ve adisyon fişi bastırdığını ancak onların parasını ödediğini, kendisi söz konusu iş yerinden ayrıldıktan sonra yine katılana bastırılmış olabileceğini, bastırdığı matbu evrakın bedelini ödediğine ilişkin belgesi olmadığını, İlknur isimli çalışanının soy ismini bilmediğini, bu kişinin kendi personeli olduğunu, iş yeri kapandıktan sonra nereye gittiğini bilmediğini, yine söz konusu kişinin sigortalı çalışmadığını, ortağının adının Emin Bal olduğunu, bu konuda bilgisi olup olmadığını bilmediğini,
Mahkemede; suçlamayı kabul etmediğini, belgede sahtecilik yapmadığını, söz konusu bonoyu vermediğini, bu bonoyu görmediğini ve kullanmadığını, kendisine iftira atıldığını, katılana herhangi bir borcu bulunmadığını, kendisini de tanımadığını, suça konu iş yerinde 1 ay kadar ortak olarak çalıştığını, daha sonra hissesini iddia edilen olay tarihinden 5-6 ay önce devrettiğini, devrettiği Emin Bal isimli şahsa da buna ilişkin fatura kestiğini, suça konu köfteci dükkânına reklam yaptırdığını, bunun bedeli olan 8.000 TL parayı da ödediğini ancak katılana reklam işi yaptırmadığını, kime yaptırdığını hatırlamadığını,
Savunmuştur.