Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2021/3912 · K. 2023/6500
8. Ceza Dairesi 2021/3912 E. , 2023/6500 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/728 E., 2016/42 K. SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli kararı ile sanığın hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5 ay hapis cezası ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, bir sebep içermemektedir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın katılana ait 803 parsel sayılı taşınmazı katılanın rızası olmaksızın çim ekmek suretiyle tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükümde, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılana ait öncesinde kiralayarak kullandığı taşınmazı kiralamadığı yıllar boyunca da katılanın rızası olmaksızın çim ekmek sureti ile işgal ettiği, tanık R.Ş'nin 2010-2015 senesi arasında katılana ait yeri sanığın adamlarının gelip ektiklerini belirttiği, sanığın suça konu arazinin katılana ait olduğunu bilmeden ektiği yönünde tevil yollu ikrarda bulunduğu anlaşıldığından sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında tayin olunan 4 gün adli para cezasın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun'un) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adli para cezasına çevrilirken 80,00 TL yerine hesap hatası sonucu 200,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.