Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2021/4088 · K. 2021/14611
10. Hukuk Dairesi 2021/4088 E. , 2021/14611 K. "İçtihat Metni" Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi Dava sigorta primine esas kazançların tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı davalı ve feri müdahil Kurum tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette çalıştığı 2010–2015 yılları arasında sigorta primine esas kazançlarının gerçek ücretleri üzerinden tespitini talep ve dava etmiştir. II- CEVAP: Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın kısmen kabul kısmen reddine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, .... İş Mahkemesi 2018/607 Esas 2020/256 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, feri müdahil vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine” karar verilmiştir. TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Feri müdahil Kurum vekili, dinlenen tanıkların gerekli vasıfları taşımadığı, davacının ücreti konusunda açık ve net bir tespitin bulunmadığı, eksik incelemeyle karar verildiği, Davalı işveren vekili, davacının yurtdışında çalıştığı, ücertinin 1.000,00 TL.lik kısmının kendileri tarafından, kalan kısmının da partner şirketler tarafından ödendiği, davacının bildirimlerinin fiili duruma uygun olarak kuruma bildirildiği, temyiz edilmeksizin kesinleşen işçilik alacakları davasındaki tespitlere göre karar verildiği, o davada dahi bir kısım tanıkların davalı şirketin iddialarını doğruladığı ve sair gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir. IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Prime esas kazanç tespitine yönelik talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 288. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belir bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289. maddesinde, 288. madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292. maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200. ve 202. maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmektedir. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun .... Karar,....-... Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. Dosya kapsamına göre, davacının yurtdışında çalıştığı, Türkiye’ye gelip gitmediği, bu nedenle davacıya elden ücret ödenmesinin mümkün olmadığı, ücretinin banka veya aracı finans kuruluşları kanalıyla gönderilebileceği anlaşılmakla; banka kayıtları ve davacı adına yatan paralar tespit edildikten sonra bu kayıtlar üzerinde yaptırılacak incelemeyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. O halde, davalı ve feri müdahil vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen hüküm hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak, ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'nın oyları ve oyçokluğuyla, .... gününde karar verildi.