Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/4753 · K. 2022/16186
11. Ceza Dairesi 2021/4753 E. , 2022/16186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme ve bu suça iştirak etme, Defter, kayıt ve belgeleri gizleme ... ... ... 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır" hükmü ile 6099 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonrası anılan maddeye eklenen "bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” ek fıkra hükmüne aykırı olarak; sanık ...'in yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, öncelikle bilinen en son adresi olan sorgusunda beyan ettiği adresine çıkarılan ve 25.01.2016 tarihinde iade edilen tebligattan sonra, MERNİS adresine 7201 sayılı Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebliği yerine, MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca 11.12.2015 tarihinde yapılan tebliğinin usulsüz ve sanık ...'in temyizinin süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede: I-Sanık ... hakkında "2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçuna iştirak etme" suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında "2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçuna iştirak etme" suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde: Sanığa yüklenen “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, III-Sanık ... hakkında "2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme", sanık ... hakkında "2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme", sanık ... hakkında, "2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçuna iştirak etme", sanık ... hakkında "2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçuna iştirak etme" suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ... ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1-Sanıklar ... ve ... hakkında sahte fatura düzenleme suçuna maddi menfaat gözetmeden iştirak ettiği iddia olunarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 360. maddesinin lehe olarak uygulanması talep edilen sanıklar hakkında, gerekçesi gösterilmeden ve ek savunma hakkı da tanınmadan, anılan maddenin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini, 2-Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2022 tarihinde 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı süresi nazara alınarak düşmesi gerektiğine dair Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla, diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi. (Karşı Oy)