İçtihatYargıtay9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2021/4939 · K. 2023/7167
- Esas No
- 2021/4939
- Karar No
- 2023/7167
- Karar Tarihi
- 02.11.2023
Karar Metni
9. Ceza Dairesi 2021/4939 E. , 2023/7167 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/46 E., 2015/7 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarih 2014/46 Esas, 2015/7 Karar sayılı ilâmıyla suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, suça sürüklenen çocuğun çocuğun cinsel
istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğinden hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesi şeklinde eğitim tedbiri ile aynı Kanun'un beşinci maddesinin (d) bendi gereğince çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için geçici veya sürekli tıbbi bakım ve rehabilitasyona tabi tutulması şeklinde sağlık tedbiri uygulanmasına dair çocuklara özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2018 tarih 14-2015/83425 sayılı Tebliğnamesiyle dosya bozma istemiyle Başkanlığımıza gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafii müddeti muhafaza dilekçesi vermiş; gerekçeli temyiz dilekçesi ibraz etmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; "Suç tarihi itibariyle 13 yaşında olan SSÇ hakkında Bakırköy Prof Dr Mazhar ... Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 291.05 sayılı raporda, yapılan ruhsal muayene ve psikosimetrik incelemeler sonucunda, suça sürüklenen çocukta hafif düzeyde zekâ geriliği saptandığı, yaşadığı çevre, kültürel ortam, eğitim ve zekâ düzeyi göz önüne alındığında 26/05/2013 tarihinde işlediği iddia edilen cinsel istismar suçunun hukukî anlam ve sonuçlarını kavrayamadığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği bildirilmiştir. Raporda SSÇ'ye atılı hürriyeti kısıtlama suçu yönünden bir değerlendirmeye yer verilmemiş olduğundan, bu husustaki eksiklik giderilmek üzere Çorlu Devlet Hastanesinde psikiyatri uzmanından alınan 03/11/2014 tarih, 2303 sayılı raporda, bu suç yönünden de SSÇ'nin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği ifade edilmiştir. Her iki rapor Mahkememizin gözlemi ile uyumlu olmakla TCK'nın 31/2 ve CMK'nın 223/3-a maddeleri gereğince SSÇ hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanısına varılmıştır." şeklindeki gerekçe ile karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinde 12-15 yaş gurubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmasının zorunlu olması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu olmadan eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı madde ikinci fıkrada yer alan: "Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki yasal düzenleme nazara alınarak; Tebliğnamedeki "5271 sayılı Kanun'un 76 ncı maddesi uyarınca 27.10.2007 doğumlu katılan mağdurun iç ve dış muayenelerine ilişkin katılan mağdurun ailesinden rızaları olup olmadığı saptanmadan, rızalarının bulunmaması halinde Mahkeme kararı alınmadan doktora sevk edilerek tanzim edilen 26.05.2013 saat 02:38 ve 16:00 tarihli iç ve dış muayeneye ilişkin raporların mahkeme tarafından hükme esas alındığı anlaşıldığından söz konusu raporların 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi karşısındaki durumunun gerekçeli karar yerinde tartışılmaması" nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/46 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.