IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun atanmasına dair ara kararda belirtildiği halde heyette öğretim üyesi bulunmadığını, davacının tanınmışlığı açısından İstanbul ya da İzmir Mahkemelerinden öğretim üyelerinden oluşan heyetten rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hukuka aykırı değerlendirmelerde bulunulduğunu, marka tecavüzüne ilişkin olarak karıştırılma ihtimali ve sınıf benzerliği ölçütleri dikkate alınmaksızın davacının tescilli markası ile davalı unvanının orta düzeyde benzer olduğu ve davacı markasının 41. sınıfta yer alan hizmetlerde (eğitim öğretim hizmetleri, dergi kitap yayıncılığı hizmetleri) davalının faaliyet alanında yer alan kırtasiye sektörü arasında düşük düzeyde benzerlik olduğunun belirtildiğini, raporda müvekkili şirket ile davalının ticaret unvanın esas unsur olarak aynı ve benzer olduğunun belirtildiğini, müvekkili firmanın ... GROUP/GRUP olarak tanınmışken, davalının da aynı grup firması adı altında ve Trakya bölgesinde şube şeklinde faaliyette bulunuyormuş gibi bir algı oluşturacak şekilde tüketiciyi yönlendirerek ... TRAKYA GRUP ticaret unvanını kullandığını, bu benzerliğin orta düzeyde olmayıp müvekkili firmanın grup firmasıymış gibi ticaret unvanı kullanıldığını, bu hususun bilirkişilerce değerlendirilmediğini, davalı ile müvekkili şirketin iştigal alanlarının benzer aynı olmadığı tespitinin doğru olmadığını, İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemesinin 2017/32 talimat dosyasından aldırılan, Prof. Dr. Ayşe Nur Berzek, Prof. Dr. Ömer Özkan ve Yrd. Doç. Deniz Topçu tarafından düzenlenen bilirkişi raporundaki marka hukukundaki değerlendirmelerin yerinde olduğunu, bilirkişi heyet raporunda müvekkili firmanın tanınmışlığı hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, davalının aynı bölge ve benzer faaliyet alanındaki müvekkiline ait bu unvanı kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiği halde bilirkişilerin, davalının ticaret unvanı kullanımının müvekkili şirketin marka hakkını ihlal etmediğinden bahsile haksız rekabetin ve de ticaret unvanının terkini koşullarının oluşmadığını belirterek başkaca incelemede bulunmadıklarını, bilirkişilerin kendilerini mahkemenin yerine koyarak görüş bildirdiklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak ek rapor rapor alınarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına 2015/47144 sayılı şekil+... Group markasının 39, 41, 45. sınıflarda tescilli olduğu, davalı şirketin ... Trakya Grup Kırtasiye Temizlik Malzemeleri San. ve Tic. Ltd.Şti. unvanı ile 08.01.2016 tarihinde tescil edildiği ve kırtasiye ürünleri, temizlik ürünleri perakende ticareti, binaların genel temizliği hizmetleri, katı yakıtlar ve bunlarla ilgili ürünlerin toptan ticareti faaliyet alanlarında tescil edildiği, davacı şirketin ... Güvenlik Taşımacılık ve Sosyal Hizmetler Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. unvanı ile 06.06.1998 tarihli ana sözleşme ile güvenlik, temizlik, bahçe düzenlemesi ve bakımı, her nevi sosyal tesisin işletilmesi, taşımacılık iştigal alanında 16.08.1998 tarihinde tescil edildiği, 11.10.2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ticaret unvanının ... Sosyal Hizmetler Taşımacılık Güvenlik, İnş, Kimya. Özel Beden Eğitimi ve Spor Tesisleri İşletmeciliği Sanayi İç ve Ticaret Ltd. Şti. şeklinde değiştirildiği, ticaret unvanının 22.01.1999 tarihinde ... Sos. Hizm. Taş. Teks. Met. Cam. Elk. Pls. Gıda ve Muh. Ger. San. ve Tic. Ltd. Şti. şeklinde değiştirildiği, önceki faaliyet alanlarına ek olarak inşaat işleri, kimya, özel beden eğitimi ve spor tesisleri işletmeciliğinin de eklendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun öğretim üyesi bilirkişilerden alınmaması sonuca etkili olmadığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı, davacı şirketin ticaret unvanında ... ibaresini, davalı şirketten önce, 1998 yılından itibaren kullandığı anlaşılıyorsa da, davalı şirketin kırtasiyecilik alanında faaliyet gösterdiği, davacı şirketin faaliyet sahasının tamamen farklı olduğu, aynı alanda iştigal etmediklerini kaldı ki davalının ticaret unvanında, davalı şirket yetkilisinin soyadı olan ... ibaresinin yanına TRAKYA GRUP ibaresi ve faaliyet alanını gösteren Kırtasiye, Temizlik Malzemeleri ibareleri getirilerek ticaret unvanın farklılaştırıldığı, davalının tescilli ticaret unvanını kullanması hukuka uygun ve yasaların kendisine verdiği yetki kapsamında olduğundan, tek başına ticaret unvanı kullanımının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet meydana getirdiğinden bahsedilemeyeceği, davalının, ticaret unvanının çekirdek unsuru olan ... TRAKYA GRUP ibaresini markasal olarak kullandığına dair delil sunulmadığı gibi, davacı vekilinin de bu yönde bir iddiasının bulunmadığı, davacı vekili dava dilekçesi ve istinaf dilekçesinde davacı firmanın tanınmış bir firma olduğuna dair beyanlarda bulunmuşsa da, markanın tanınmış olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, mülga 556 sayılı KHK’nın 9 uncu ve 61 inci maddelerinde, tek başına ticaret unvanı tescil ettirilmesinin marka hakkına tecavüz teşkil edeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 4 numaralı alt bendinde “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” fiilinin haksız rekabet teşkil ettiğinin düzenlendiği, 52 nci maddesinde ticaret unvanlarının başkalarınca haksız kullanımı veya tesciline karşı koruma getirildiği, somut olayda tarafların iştigal alanlarının farklı olduğu, davalının ticaret unvanını markasal olarak kullandığı ve davacı markasının tanınmışlığının iddia ve ispat edilmediği, davalının kırtasiyecilik faaliyet alanı ile davacı markasının tescilli olduğu sınıflar arasında ayniyet bulunmadığı gibi iltibas ihtimali yaratacak düzeyde benzerlik de bulunmadığı, unvan terkini için gerekli koşulların oluşmadığı kanaatiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.