Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2021/599 · K. 2022/1724
Hukuk Genel Kurulu 2021/599 E. , 2022/1724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 1. Taraflar arasındaki “Tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 33. İş Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına yönelik Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.10.2015 tarihli borçlanma talebi üzerine davalı Kurum tarafından 26.11.2015 tarihinde gönderilen yurtdışı borçlanma tahakkuk cetvelinde yurt dışı ikamet belgesi yerine yurda giriş-çıkış kayıtlarına göre işlem yapıldığını, 06.11.2008 tarihli Yönetmeliğin 9. maddesinde ev kadınlığında geçen sürenin yurtdışı ikâmet belgesine, ikâmet belgesi bulunmadığı takdirde pasaport veya yurda giriş-çıkış kayıtlarına göre belirleneceğinin belirtildiğini, bu nedenle müvekkilinin ikâmet belgesi olduğu hâlde borçlanma tahakkuk cetvelinin yurda giriş-çıkış kayıtlarına göre düzenlenmesinin mevzuata aykırı olduğunu, 07.12.2015 tarihli dilekçe ile bu hususun düzeltilmesi yönünde yaptıkları başvurunun davalı Kurumun 14.01.2016 tarihli yazısı ile reddedildiğini ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile ikâmet belgesine göre borçlanma tahakkuk cetvelinin 08.10.1985-13.11.1999 tarihleri arasındaki 5075 gün olarak düzeltilmesini, bağlanan aylığın yeniden hesaplanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı ... (Kurum/SGK) vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin Kararı: 6. Ankara 33. İş Mahkemesinin 17.07.2017 tarihli ve 2016/1287 E., 2017/376 K. sayılı kararı ile; davacının 23.10.2015 tarihinde, 10.08.1985 tarihinden başlamak üzere 5075 gün borçlanma talebinde bulunduğu, Kurum tarafından 08.10.1985-19.07.1995, 06.09.1995-16.07.1996, 10.09.1997-11.08.1998, 01.04.1999-10.01.2001 tarihleri arasındaki süreye ilişkin borçlanma tahakkuk cetveli düzenlendiği, davacının borçlanma bedelini ödemesi üzerine aylık bağlandığı, mükteza tablosunun tetkikinde tahakkuk cetveline göre primlerin mal edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Kararı: 7. Ankara 33. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf yoluna başvurulmuştur. 8. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 07.02.2018 tarihli ve 2017/2234 E., 2018/195 K. sayılı kararı ile; Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 9/2. maddesine göre ev kadını olarak geçen sürelerin, yurtdışında oturulduğuna dair alınacak ikâmet belgesinin onaylanmış tercümesi, ikâmet belgesi düzenlenemiyorsa yurtdışı giriş çıkış kayıtlarını içeren pasaport fotokopisi ya da emniyet müdürlüklerinden temin edilecek yurda giriş-çıkış çizelgesi ile belgelendirilmesi gerektiği, davacı tarafından sunulan ikâmet belgesine göre davacının 08.10.1985 tarihinden itibaren Almanya'da ikâmet ettiği anlaşıldığından davalı Kurumun yurda giriş-çıkış kayıtlarına göre işlem yapmasının yerinde olmadığı, davacının borçlanma talep dilekçesinde borçlanmak istediği süreyi açıkça belirttiği, Kurum tarafından gönderilen borç tahakkuk cetveline de süresinde itiraz ettiği, bu nedenle ikâmet belgesi ve talep doğrultusunda karar verilmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne davacının 3201 sayılı Kanun’a göre borçlanma yaptığı 5075 günlük sürenin 08.10.1985-13.11.1999 dönemlerine mal edilmesi ve davacıya bağlanan aylığın başlangıçtan itibaren bu intibak sürelerine göre yeniden hesaplanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Özel Dairenin Bozma Kararı: 9. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir. 10. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/2272 E., 2018/11319 K. sayılı kararı ile; “…V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanunun “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1’inci maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır. 3201 sayılı Yasanın, 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile değişik “ Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5.Maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır. Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir…” hükmünü içermekte olup; yasanın anılan açık hükmü karşısında, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan yurtdışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, yasanın 5.madde hükmü uyarınca, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi gerekecektir. Yukarıda belirtilen açıklamalar ve benimsenen ilkeler kapsamında, uyuşmazlık konusu husus yeniden usulunce incelenip, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulune dair kararı bozulmalıdır…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Direnme Kararı: 11. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 20.03.2019 tarihli ve 2019/131 E., 2019/480 K. sayılı kararı ile; Mersin Emniyet Müdürlüğünden gelen yurtdışı giriş-çıkış kayıtlarına göre davacının 17.07.1996 tarihinde giriş yaptıktan sonra çıkış yaptığı tarihin görünmediği ve 13.08.1997 tarihinde tekrar giriş, 10.09.1997 tarihinde ise çıkış yaptığı, 1996 yılında çıkış yapmadan 1997 tarihinde tekrar giriş yapmasının mümkün olmadığı, ayrıca 12.08.1998 tarihinde giriş, 09.09.1998 tarihinde çıkış yaptığı, 08.09.1999 tarihinde tekrar çıkış yaptığı, 09.09.1998 tarihinden sonra Türkiye'ye giriş yapmadan 1999 yılında çıkış yapmasının mümkün olmadığı, bu nedenle kayıtların hatalı olduğu, ikâmet belgesine göre davacının 16.06.1986 tarihinden itibaren Almanya'da ikâmet ettiği, davalı Kurumun hatalı giriş-çıkış kayıtlarına göre işlem yapmasının yerinde olmadığı, Kurum işleminin geçerli olduğunun kabul edilmesinin davacının borçlanma dışı bırakılan bu sürelerde bir daha borçlanma hakkı olmadığı anlamına geleceği ve bunun da hak kaybına sebep olacağı, davacının yurtdışında ikâmet ettiği ve belgelendirilen sürelerin kesintisiz olarak borçlandırılması ve bu suretle Kurumca çıkarılan muarazanın borçlanma hakkına ilişkin olması sebebiyle davacı tarafından yapılan ödemenin de buna göre hizmet cetveline işlenmesi ve aylığının yeniden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 12. Direnme kararı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.