VII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik incelemeye dayandığını, sözleşmeye göre topraklama tesisatının kontrolü ve raporlanmasının davacıya ait olduğunu, davacının gerekli önlem ve tedbirleri almadığını, sözleşmede olmayan bir yükümün müvekkiline yüklenemeyeceğini, hayvanların ölümüne davacının sebebiyet verdiğini, raporu dikkate alınan bilirkişi heyetinde elektrik mühendisi bilirkişinin bulunmadığını, teknik bilirkişi incelemesinde bir ayıp tespitinin yapılmadığını, topraklama hususunda müvekkilinin gerekli uyarılarda bulunduğunu, davacının mevzuat gereği önlem, tedbir ve onayları alıp almadığı, zararın artmasına davacının sebebiyet verip vermediği, müterafik kusurun bulunup bulunmadığı hususlarının tartışılmadığını, muhtemel üretilecek yumurta sayısı üzerinden zarar hesabı yapılamayacağını, dış etkenlerin zarara etkisinin değerlendirilmediğini, sözleşmeye göre tazminatın sözleşme bedelinin %10’unu geçemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 112 ve devamı maddeleri, 227 nci maddesi,
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'la (5236 sayılı Kanun) yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle bir dosyada 20.07.2016 tarihinden önce 1086 sayılı Kanun hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş, bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş ise dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar 6100 sayılı Kanun hükümlerine göre istinafa tabi, görevsizlik kararı temyiz sonucu kesinleşmiş ise doğrudan 1086 sayılı Kanun hükümlerine göre temyize tabidir.
2.Somut uyuşmazlıkta, kanun yoluna başvurulan ilk derece mahkemesince verilen karar 10.07.2019 tarihli olup kural olarak istinaf kanun yoluna tabi ise de, öncesinde Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli, 2015/983 E., 2016/105 K. sayılı kararı ile yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karar (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 30.10.2017 tarihli, 2016/13511 E., 2017/7430 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
3.Bu haliyle, Bölge Adliye Mahkemesinin göreve başlama tarihinden önce ilk derece mahkemesince niteliği ne olursa olsun nihai bir karar verilmiş olmakla, dosyada esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolu istinaf değil, temyiz kanun yolu olup, Bölge Adliye Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 10.07.2019 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf incelemesine tabi tutarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermesi doğru değildir. Bu nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli, 2019/2448 E., 2021/748 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davalı vekilinin vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulü ile temyiz incelemesinin yapılmasına karar verildi.
4. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
5. Davacı, davalının satıp montajını yaptığı jeneratörlerin devreye girmemesi sebebiyle tavuklarının telef olduğunu ve yumurta zararının doğduğunu ileri sürerek 287.824,00 TL ölen tavukların değeri, 197.879,00 TL yumurta zararı olmak üzere toplam 485.703,00 TL tazminatın tahsilini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 48 haftalıkken ölümlerinden sonra çıkma tavuk tabir edilen 90 haftalık oluncaya kadarki 42 hafta süresince yumurta üretiminin yapılamaması sebebiyle davacının gelir kaybına uğradığı kabul edilip bu şekilde bulunan miktarın yumurta zararı olarak davalıdan tahsiline karar verildiğine göre telef olan tavukların da çıkma tavuk olacakları 90 haftalık hallerindeki değerinin belirlenip tavuk zararının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.