1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 31/07/2017 günü gece saat 21.50 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, aydınlatmanın olduğu iki yönlü caddede seyir halindeyken üç yönlü kavşak mahalline geldiği esnada önünde aynı istikamete yolun sağını takiben seyretmekte olan mağdur ...'un idaresindeki bisikletin arka kesimlerine aracının sağ ön kısımları ile çarparak olay yerinden kaçtığı, 01/08/2017 tarihinde teslim olan sanığın savunmasında 31/07/2017 tarihinde saat 22:00 sıralarında Şahin marka araç ile Arapçiftli Mahallesi 2948. sokak üzerinde seyir halinde olduğunu, aracının hızının 30/40 km olduğunu, bu sırada karşı taraftan gelen aracın uzun farlarının yandığını ve gözünü aldığını, dikkatli şekilde yoluna devam ederken sağ tarafında bulunan bisikletin aniden önünden sol tarafa geçmeye çalıştığını, bunu son anda fark ettiğini, fren yapma imkanı olmadığını, son anda hafif frene bastığını, bisiklet sürücüsüne kendi aracının sağ ön tarafı ile çarptığını, olay etkisi ile ne yapacağını bilemeyerek olay yerinden ayrıldığını, çok korktuğunu, bir anlık hata ile oradan ayrıldığını, kaza sonrasında aracı D-655 Karayolu Tabakhane Köprüsü altına çektiğini, 01/08/2017 tarihinde olayı sakin bir şekilde düşündüğünü ve aynı gün polis merkezine rızası ile geldiğini, sol gözünden %60 oranında özürlü olmasından ötürü ehliyet alamadığını ve yaklaşık 1 yıldır bu şekilde araç kullandığını, yaşanan olay nedeniyle pişman olduğunu beyan ederek suçunu ikrar ettiği, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda sanığın idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içerisinde kalan aydınlatmanın mevcut, görüşün açık olduğu yolda seyri sırasında ön ileri hareket alanını kontrol altında bulundurup olay mahalli kavşağa uygun hızla ve müteyakkız bir şekilde yaklaşması, sağ ilerisinde yolun sağını takiben aynı istikamete seyir halinde olan bisikleti zamanında fark etmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemesi, olay mahalli kavşak alanından kontrolsüz geçişi sırasında yolun sağını takiben seyreden bisiklete arkadan tedbirsizce çarpması nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği ve mahkemece kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, sanığın gözünde %60 görme bozukluğu olması, bu husus nedeniyle ehliyet alamamış olup, araç sürme yeteneklerine haiz olmadığının da bu şekilde saptanmış olması, olay günü meydana gelen kazada yolun eğimi, virajı veya hava şartlarının kazayı meydana getirdiğine dair bir delil bulunmadığı, sanığın araç kullanmaya engeli olduğu halde bu şekilde araç kullanarak kazaya sebebiyet vermesi şeklindeki eyleminde bilinçli taksir koşulları oluştuğu kabul edilerek TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca cezasında artırım yapılarak karar verildiği anlaşılmıştır.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.