İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2021/6268 · K. 2023/238
- Esas No
- 2021/6268
- Karar No
- 2023/238
- Karar Tarihi
- 16.01.2023
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2021/6268 E. , 2023/238 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda Mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde; 03.12.1999 tarihinde davalı bankaya 12.009,00 TL para yatırdıklarını, bankaya güvenerek bu parayı teslim ettiklerini, banka çalışanı ... tarafından yönlendirilerek, paranın Off Shore Bank Ltd.Şti.'ne havale yapıldığını, banka cüzdanı ile aynı mahiyette cüzdan verildiğini, faizin daha fazla olduğunun söylendiğini, banka çalışanı tarafından aldatıldıklarını, Yurt Bank'ın, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devrinden sonra yatırılan paranın iade edilmediğini, zarara uğradıklarını ileri sürerek şimdilik 501,00 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davada fazlaya ilişkin saklı tutulan 11.556,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Kıbrıs'ta bulunan Yurt Security Off Shore Bank Ltd Şti. nezdinde mevduat hesabı açtırdığını, davacının özgür iradesi ile imzaladığı talimat yazıları ile gerekli paranın havale edildiğini, davalı banka ile hukuki bağlantısı bulunmayan Yurt Security Off Shore Bank Ltd.Şti.'ye karşı dava açılması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle: kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, banka çalışanı tarafından yanıltıldıklarını, her iki banka arasında organik bağ bulunduğunu, davalının oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların bankaya yatırdığı ve off shore hesabına aktarılan mevduatının iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci ve davamı maddeleri
2. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri,
3. Değerlendirme
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan davalı ... Balkaner hakkında, “off shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 19.10.2006 gün ve 1600-6357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, off shore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. Bu durumda davalı tarafın meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre esas ve birleşen davada davacılar vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerektiği
kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum. 16.01.2023