KARŞI OY
Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğümüz husus sanığın mağdureye yönelik eyleminin cinsel amaç taşıyıp taşımadığı ve sübut bulup bulmadığına ilişkindir.
Mağdur ... "15 tatil bittikten yine sabah beni içeriiye davet etti, camın kenarına oturttu, uykulu görünüyorsun, yat diye söyledi, bu sırada benim dizlerim kapalıydı, dizlerimden bacaklarımı açmaya çalıştı, yine çorabımı indirmeye çalıştıysa da direndim, tenin güzel, sende güzelsin gibi sözler söyledi, geç kalacağım diyince de beni yanağımdan öptü, daha sonra sanığı denemek için anneme yaptıklarını anlattım diye söyledim, " yine bizim mahalleye yakın Çiftlikköy olarak bilinen yerde arkadaşım ...oturuyordu, onun evine gidiyordum, öğlen saatleriydi, sanık beni görünce içeriye davet etti, girmek istemedim, bana tayt giyme yakışmıyor, etek giy diye söyledi, kolumdan tuttu, bende karşılık veremedim, etrafta kimse yoktu, içeri geçtik, her zaman oturduğum cam kenarı olmayan kapının yanındaki yere oturduk, annemden ve çeşitli şeylerden bahsetmeye başladık, bu esnada bacağıma dokundu; ancak okşaması olmadı, sanığın bir an önce beni bırakması için dersaneye gideceğimi söyledim, arkadaşıma deseydim beklesin diyebilirdi, akabinde sanık benim yanağımdan öptü, dudağıma doğru yaklaştığını hissedince çektim, dudağından öpeyim diye sordu, ben kabul etmedim, daha sonra ayrıldım, ...'nın evine gittikten sonra ona durumdan bahsettim, o da bu olay cinsel tacize girer, annene söyle diye söyleyince bende telefondan annemi aradım, durumu anlattım, ...ile oturduk, ağladım, beni teselli etti, daha sonra da polise gittik , o gün çoraplarım vardı; ancak bu sırada mağdurun ayağa kalkarak kilotlu çorap değildi, bacaklarımı açmaya çalıştı; ancak ben müsade etmedim, buna rağmen iç çamaşırımı gördü, daha sonra kim yaptı diye sordu, bende annem diye söyledim, daha sonradan önden tuvaletimi yaptığım yere elini iç çamaşarım üzerinden dokundu, daha sonra elini çekti, her ne kadar daha önceki ifademde bacaklarımı okşadı şeklinde söylediysemde yanlış anlaşılmış olabilir, ikinci geldiğimde sadece bacağıma dokundu, yine yanağımdan öptü, dudağımdan öpmeye çalıştığı sırada ben müsade etmedim " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki ... "sanığı mahallemizde mobilyacı olduğu için tanıyordum, mobilyacı olarak herhangi bir iş yaptırmadık, sanıkla herhangi bir anlaşmazlığımız ve husumetimiz yoktur, ben iddianameye konu iddiaları kızımdan duydum, kızımın söylediğine göre ilk dönemde okullar açıkken ikincisinde tatildeyken yaşanmış " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...Karçığa "arkadaşım ... bize gelmişti, ...sana birşey söyleyeceğim; ancak bana kızmayacaksın diye söyledi, ben böyle konularda kendisine kızıyordum, kızmayacağımı söyleyince ... bu sırada bizim mahallede oturan bir marangoz var diye söyledi, devamında da bana geçerken laf atıyor, çok güzelsin diyor diye söyledi, bir gün sabah okula giderken eteğimi kaldırıp bakmaya çalışmıştı, elinden kurtuldum, kaçtım diye söyledi. Bize geldiğinde 3-4 ay önce olduğunu söylemişti, bize geldiğinde o gün itibariyle tayt vardı, bize geldiği gün itibariyle geçerken laf attı diye söyledi, o gün itibariyle birşey yaptığı konusunda beyanı olmadı, ben annene söyle, ben herşeyimi annem ile paylaşırım diye söyledim, akşam söyleyeceğini söyleyince inanmadım, kendisinin telefonuyla annesini aradı ve bizim mahalledeki amca bana laf atıyor, eteğimi kaldırdı, bana baktı diye söyledi, telefonda annesi de akşam gelince konuşuruz diye söyledi. "şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sosyal Hizmet Uzmanı Hamdi Demirel " ben beyanı alınması öncesinde ... ile ayrıntılı ve uzun bir süre görüştüm, kendisinin algıları açık olup, sorulara detaylı olarak cevap verebilmektedir, zihinsel engelli bir hali bulunmadığını tespit ettim, duruşma sırasındaki beyanları, jest ve mimikleri de dikkate alındığında mağdurun rahat konuşma biçimi, kullandığı terimler, cezadan bahsederken ağır ceza, cinsel taciz tabirlerini kullanması hususlarını gözledim, normalde cinsel taciz mağduru çocuklar bu teknik terimleri pek kullanmazlar, olayları yaşar gibi anlatmadığını gözledim, bu nedenle kurgu olup olmadığını mahkemenin takdirine bırakıyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık yargılama sırasında atılı suçlamaları kabul etmemiştir. Soruşturma aşamasında ise 28.08.2014 tarihinde mağdure ...'în derslere gittiği sırada işyerinin önünde beni öptü, bende onu yanaklarından öptüm şeklinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi ceza muhakemesinde mahkumiyet kararı verebilmek için, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde kesin olarak belirlenmesi konusunda tam bir vicdani kanaatin oluşması gerekir.
Cinsel suçlarda, eylemin gerçekleştirilmesi konusunda mağdur beyanının tek delil olduğu durumlarda, mağdur beyanına itibar edilip edilmeyeceği konusunda belli kriterler belirli olacaktır. Bu ölçütlere göz atarsak; intikal zamanı ve şekli, mağdur beyanının başka delillerle örtüşmesi veya örtüşmemesi, mağdur beyanının kendi içinde aşamalardaki tutarlılığı veya çelişkisi, mağdur beyanının ayrıntısı, mağdur beyanının hayatın olağan akışına uygun olması vs hususların gözetilmesi gerekir.
Tek delil olan mağdurenin soyut ve oluşa ilişkin istikrar içermeyen ve başka delille de desteklenmeyen iddiaları dışında sanığın atılı cinsel istismar suçundan cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, mağdurun eylemleri annesi ve tanık ...'ya anlatmadığı, Sosyal Hizmet Uzmanının olayları yaşar gibi anlatmadığına dair gözlemi de nazara alındığında tek delil olan mağdurenin başka delil ile desteklenmeyen ve istikrar içermeyen soyut beyana üstünlük tanımanın makul ve kabul edilebilir bir gerekçesinin bulunmadığı, sabıkasız olan sanığın bu ve benzer suçtan da dava ve soruşturmasının bulunmadığı, husumet olmaması ve iftira atması için neden bulunmamasının tek başına mahkumiyet için yeterli bir delil olarak kabul edilemeyeceği, sanığın soruşturma aşamasında mağduru dükkan önünde önce mağdurun kendisi öpmesi üzerine kendisinin de torunu ile aynı okula giden mağduru yanağından öpmesi şeklindeki hareketin cinsel amaç içerdiğinin şüphede kaldığı sanığın savunmasının aksine çelişkili mağdur beyanı dışında delil bulunmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi görüşünde olduğundan sayın çoğunluğun kararın onanması yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.