İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2021/6486 · K. 2022/7737
- Esas No
- 2021/6486
- Karar No
- 2022/7737
- Karar Tarihi
- 02.11.2022
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2021/6486 E. , 2022/7737 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Finike Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.12.2020 tarih ve 2019/21 E. - 2020/471 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının ... Beldesi Köy içi mevkiinde bulunan seralarını 27.04.2013-27.04.2014 tarihlerini kapsayacak şekilde sigorta ettirdiğini, sera ve ürünlerinin 2013 yılında Ekim ayında meydana gelen hortum nedeniyle hasar gördüğünü, davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu, ancak serada teminat kapsamında yer almayan şiddetli rüzgardan kaynaklanan bir hasarın oluştuğu ve ilgili tarihte ihbar nedeni olan hortum sonucu hasarın meydana gelmediği gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, meydana gelen hasarın hortum nedeniyle ortaya çıktığının uzman bilirkişilerce tespit edilebileceğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davaya konu poliçede dain-i mürtehin olması nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, seranın teminat dahilinde yer almayan şiddetli rüzgarın etkisiyle zarar gördüğünün tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının, rizikonun hortum nedeniyle gerçekleştiği yönündeki iddiasını ispat ettiğini, zarar sonucu sera çatısındaki PE Plastik Örtü için ödenecek olan tazminat tutarı olan 7.756,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek-madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2020 yılı için 3.920,00 TL'dir. Davada reddedilen tutarın 2.243,74 TL olduğu ve yukarıda yazılı madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 358,83 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.