İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2021/6564 · K. 2022/7448
- Esas No
- 2021/6564
- Karar No
- 2022/7448
- Karar Tarihi
- 05.12.2022
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2021/6564 E. , 2022/7448 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.01.2000 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada zilyetliğin devri sözleşmesinin hukuki geçersizliğinin tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 12.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalıların murisi ... ... tarafından Kırklareli 1. Noterliğinin 02/04/1990 tarih ve 5926 yevmiye nolu taahhüdü ile belirtilen gayrimenkullerin derdest davalarının bitimi ve davanın lehe sonuçlanarak adına tescilinden sonra müvekkili adına resmi takrir vermek üzere devrinin taahhüd edildiğini, davacı tarafça bedelin ödendiğini, aynı tarih 5930 yevmiye nosu ile zilyetliğin de müvekkiline devredildiğini, derdestte davaların bitimi ve davalıların murisi adına tescil yapılmasına rağmen bugüne dek davalıların resmi takrir vermediklerini bu nedenle gayrimenkullerin davalıların murisi adına olan tapu iptali ile müvekkili adına tescilini, taahhütte yer alıp kazanılmış ve davalıların murisi adına kayıt edilmiş davaya konu ... Mahallesi 345 ada 23 parsel, ... Mahallesi 347 ada 36 parsel, ... Mahallesi 341 ada 1 parsel, aynı mahalle 350 ada 6 parsel, 351 ada 60 parsel, ... Mahallesi 381 ada 16 parsel, 386 ada 7 parsel ve 395 ada 47 parsel sayılı gayrimenkuller olduğunu sonuç olarak 8 adet gayrimenkulün davalıların murisi üzerine olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin murisi ... 'ın 15 Mart 1989 yılında geçirdiği fiziksel rahatsızlık üzerine felç olduğunu, hukuki işlem ehliyeti bulunmadığından dava konusu taahhütnamenin hukuki bir geçerliliğinin olmadığını, felç geçirmiş bir kişiden doktor raporu olmadan ve kendisine yasal kayyım tayin atanmadan tasarruf işlemi yapılmasının beklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar tarafından açılan ve asıl dava dosyası ile birleştirilen 2000/444 Esas, 2000/725 Karar sayılı dosyada davacılar vekili, müvekkillerinin miras bırakanı ... ...'ın 15/03/1989 tarihinde geçirdiği fiziksel rahatsızlık dolayısı ile felç olduğunu, davalı ... tarafından 02/04/1990 tarihinde evine noter getirilerek sözleşme imzalatıldığı, bu sözleşmeye göre ... ...'ın vefat etmeden önce zilyetliğe dayanarak tapuda adına tescilini mahkeme kanalı ile talep ettiği gayrimenkullerin zilyetliğini "zilyetliğin devri sözleşmesi" ile davalı ...'e devrettiği, gayrimenkuller adına tescil olunduğunda tapuda davalı adına tescil ettireceğini taahhüt ettiğini, ... ...'ın felç olduktan sonra Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi (devlet hastanesi), Koşuyolu Kalp ve Araştırma Hastanesi olmak üzere birçok hastanede ve özel muayenelerde tedavi gördüğünü, müvekkillerinin babalarından intikal eden mal varlığının çok azını tespit edebildiklerini, kalanlarını ya dava ya da resmi yerlerden gelen tebligatlarla öğrendiklerini, bu davanın konusunu oluşturan sözleşmedeki gayrimenkullerden de kendileri aleyhine davalı tarafından ikame edilen ve yine mahkememizde görülmekte olan 2000/148 Esas sayılı dosya ile haberdar olduklarını, sonuç olarak 02/04/1990 tarihli zilyetliğin devri sözleşmesinin hukuken geçersizliğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı karşı davalı vekili tarafından 31/03/2010 havale tarihli taahhüde dayanan tapu iptali ve tescili istemi ile açılmış olan davanın kabulüne, davalı karşı davacı vekili tarafından 11/08/2000 havale tarihli ve 02/04/1990 tarihli zilyetliğin devri sözleşmesinin sözleşmenin tarafı ... 'ın hukuki işlem ehliyeti olmaması nedeni ile iptali istemi ile açılmış olan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar-birleştirilen davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Somut olayda; dosyanın içeriğine, toplanan delillere ve adli tıp raporunda muris ...'in hukuki işlem ehliyetine haiz olduğunun belirtilmesine göre dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi yerinde ise de, dava konusu taşınmazlardan 1656 ada 1 parsel yerine hükümde 1656 ada 4 parsel ibarelerinin yazılması, infazda tereddüte neden olabileceğinden isabetli olmamıştır. Bu husus bozmayı gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün Hukuk Usulü ve Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle, davalılar-birleştirilen davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle, HMK'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca gerekçeli kararın hüküm bölümünün (1) numaralı bendinin (c) fıkrasında yer alan "1656 ada 4 parsel” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine "1656 ada 1 parsel" yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.12.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.