IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16 ıncı Hukuk Dairesinin 29.11.2017 tarihli ve 2015/17898 Esas, 2017/8218 Karar ... kararıyla; "...yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince icra edilen 2007 tarihli keşif sonucu düzenlenen ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmaz üzerinde her hangi bir tarımsal faaliyet bulunmadığı, kumlu – çakıllı ve taşlı yapıda olup, üst organik tabakasının tahrip olmuş durumda bulunduğu, taşınmazın kuzey sınırını oluşturan Penek çayının mevsimlik su taşkınlarına maruz kaldığı, hali hazırda ise çayın etrafına set yapılarak taşınmaz ile kot farkı oluşturulduğu, sonuç olarak ise ıslah edilerek tarımsal faaliyette kullanılabilecek özellikte bulunduğunun belirtildiği, 2015 tarihli keşif sonucu düzenlenen ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazda hali hazırda toprak işleme yapılmadığı, sürülmediği, her hangi bir kültür bitkisi ekilmediği, taşınmaz üzerinde yabancı ot niteliğinde bitkiler ile çalılıkların doğal olarak yetiştiği, toprağın işlenmesi halinde tarımsal faaliyete konu edilebileceğinin bildirildiği, rapora ekli fotoğraflarda da taşınmazın doğal halinde olduğunun gözlemlenmekte olduğu, mahalli bilirkişi ve tanıkların ise; ilk keşifte; çekişmeli taşınmazın ... ve ... tarafından bahçe ve tarla olarak kullanıldığını, bu kişilerin ölümü ile mirasçılarına kaldığını, 10-15 yıl öncesinde Penek çayının taşması sonucunda su altında kaldığını, 3-4 yıl öncesine kadar su altında bulunduğunu, bu tarihte ise Penek çayının etrafına set yapılması nedeni ile taşınmaz sahiplerinin imar-ihya ederek kullanmaya tekrar başladığını, 2. keşifte ise; dava konusu yerin davacının murisi ...'dan intikal ettiğini, bu kişinin ölene kadar arpa ve buğday ekerek kullandığını, ölümü ile mirasçılarına kaldığını, mirasçılarınında sebze ekerek kullandıklarını, ilkbahar aylarında taşınmazın kuzeyinde bulunan çayın taşması sonucunda taşınmazın su altında kaldığını, 2005'te ise EPDK tarafından dolgu yapılması nedeniyle bu tarihten sonra su altında kalmadığını beyan ettikleri, böylelikle, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları kendi içinde ve bilirkişi raporları ile çelişkili olduğu halde bu çelişkilerin giderilmediği, taşınmazın niteliğini ve kullanım durumunu en iyi belirleme yöntemi olan hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, taşınmazın niteliği hususunda olumsuz görüş beyan eden ziraat bilirkişi raporu esas alınarak taşınmazda davacı lehine kazanım koşullarının bulunduğu kabul edilerek karar verildiği, taşınmazın sınırına yapıldığı belirtilen set ya da dolgunun hangi tarihte yapıldığının araştırılmadığı, bu işlem yapılmadan taşınmazın aktif çay yatağı kapsamında ve ya çayın mutlak etkisi altında kalıp kalmadığı yönünde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmadığı, bu yönleri açıklamayan yetersiz jeolog bilirkişi raporuna itibar edildiği açıklanarak tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç adet stereoskopik hava fotoğraflarının getirtilerek dosya arasına konulması, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu, 3 kişilik jeolog bilirkişi kurulu, fen bilirkişi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yeniden keşif yapılması, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, öncesinde tarla olarak kullanılıp kullanılmadığı, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği ve taşınmazın Penek çayı etkisinde bulunup bulunmadığı hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle jeodezi ve fotogrametri mühendisine incelemesi yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesi, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, aktif ırmak yatağında veya ırmağın mutlak etkisi altında olup olmadığının, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, jeolog bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın hali hazırda ve öncesinde aktif çay yatağı kapsamında veya çayın mutlak etkisi altında kalıp kalmadığı yönünde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı ve zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususlarını irdeler şekilde ve komşu parsellerin toprak yapıları ile mukayeseli ayrıntılı ve gerekçeli rapor istenmesi, teknik bilirkişiden keşfi izlemeye elverişli ve denetime açık gerekçeli rapor alınması, taşınmazın değişik yönlerinden fotoğraflarının çektirilmesi, tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmesi, beyanlar arasındaki çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacı ... ve birleşen dosya davacıları ... ve müştereklerinin dava dilekçesinde 115 ada 17 parsel ... taşınmazı davalı göstermiş olmaları nedeni ile keşif sırasında yer gösterdikleri 115 ada 21 parsel ... taşınmaza yönelik iddialarının dinlenmediği ve bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, dava konusu 115 ada 17 parsel ... taşınmaz üzerinde davacı ve birleşen dava dosyası davacıları yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği, bu kapsamda ayrıntılı ve denetime elverişli ziraat mühendisi bilirkişi kurulu raporu, jeoloji mühendisi bilirkişi kurulu raporu, keşif sırasında zapta geçirilen hakim gözlemi, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının birbiri ile uyumlu ve birbirini doğrular nitelikte olduğu ve bu nedenle taşınmazların 1984 ve 1989 tarihli hava fotoğraflarında kullanılmayan yerlerden olduğunu belirten jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi raporunun, taşınmazın o yıllarda Penek Çayındaki taşkının etkisinde olduğu göz önüne alınarak hükme esas alınmadığı..." gerekçeleri ile davacı ... ve birleşen dosya davacıları ... ve müştereklerinin davasının kabulüne, çekişmeli 115 ada 17 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişileri..., ... ve ... tarafından düzenlenen 05.09.2019 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (D) harfiyle ve sınırları mavi renkli kalemle boyalı olarak gösterilen gösterilen 10.241,15 metrekare yüzölçümündeki kısmının taşınmazdan ifrazı ile hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ...'ın miras bırakanı ... mirasçıları adına; (A) harfiyle ve sınırları kırmızı renkli kalemle boyalı olarak gösterilen 12.613,94 metrekare yüzölçümündeki kısmının taşınmazdan ifrazı ile hüküm yerinde gösterilen payları oranında birleşen dava dosyası davacılarının miras bırakanı Yunus ve Faris Kara mirasçıları adına ve taşınmazın geriye kalan ve (E) harfiyle ve sınırları pembe renkli kalemle boyalı olarak gösterilen 3.856,96 metrekare yüzölçümündeki kısmının ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 115 ada 21 parsel ... taşınmazla ilgili karar verilmesine yer olmadığına ve 115 ada 21 parsel ... taşınmazın kadastro tutanağının olağan yöntemlerle kesinleştirilmek üzere Şenkaya Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.