İçtihatYargıtay7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/7429 · K. 2025/5596
- Esas No
- 2021/7429
- Karar No
- 2025/5596
- Karar Tarihi
- 15.04.2025
Karar Metni
7. Ceza Dairesi 2021/7429 E. , 2025/5596 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/81 E., 2014/1207 K.
ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
SUÇ : 5607 Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, suçta kullanılan eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
I. Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihine göre sanıkların eyleminin 5607 Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu anlaşılmakla, suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun ) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekili ve Sanıkların Temyiz İstemleri Yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikâyetçi Gümrük İdaresinin suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükümleri temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek şikâyetçi kurum vekili ve sanıkların hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde
olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanıkların yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3/14. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi ve 67/4. maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 05.12.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, şuçta kullanılan eşyanın İADESİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.