İçtihatYargıtay12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2021/7452 · K. 2025/3345
- Esas No
- 2021/7452
- Karar No
- 2025/3345
- Karar Tarihi
- 26.03.2025
Karar Metni
12. Ceza Dairesi 2021/7452 E. , 2025/3345 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/3156 E., 2019/390 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca oy çokluğuyla beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri; sanığın savunmasının aksine kırmızı ışık ihlali yaptığına dair kesin, inandırıcı ve yeterli deliller elde edilemeyip, bu hususun sanık lehine şüpheli kaldığı ancak kaza tespit tutanağındaki krokiye göre, ışıklı kavşağa giren ölen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki motosikletin kavşak içinde katettiği mesafenin çarpma noktası dikkate alındığında sanığın katettiği mesafeden daha fazla olduğuna, sanık kavşağa yaklaşırken hızını azaltıp, kavşağa giriş yaptığı sırada kavşak içindeki araç trafiğini kontrolde gerekli dikkat ve özeni gösterse idi mevcut hızıyla kavşağa girmeyip, durarak kazayı önleme imkanı varken dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle olaya sebebiyet verdiğine, olayda kusurlu olduğu anlaşılan sanığa yüklenen taksirle ölüme neden olma suçu sabit olduğu, ilk derece mahkemesinin kararının yasaya uygun olduğu ve esastan red kararı yerine, yazılı gerekçelerle beraat hükmü kurulmasında hukuki isabet görülmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 02/06/2016 günü saat 22:20 sıralarında sanık ...'nın sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli ışık kontrollü kavşakta seyrine göre solundan gelen motosikletli ile çarpıştığı, motosiklet sürücüsü ...'ın 10/06/2016 günü öldüğü, sanığın kavşağa girerken aracının hızını hava, yol, trafik durumunu gözönüne almayıp trafik ışık ve işaretlerine dikkat etmediğinden tali kusurlu olduğu, böylece taksirle bir insanın ölümüne neden olmak suçunu işlediği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından sanığın TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılamada, dosyanın Ankara Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek olayda sanığın kusurlu olup olmadığı ve var ise kusurunun niteliği konusunda rapor düzenlenmesinin istenildiği, dosya kapsamı ve oluşa uygun görülerek hükme esas alınan Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 09/11/2018 tarihli raporuna göre ;olay yerinde hangi sürücünün kırmızı ışık ihlali yaptığının belirlenemediği, sanığın ve ölenin kırmızı ışık ihlali yapması haline göre terditli kusur dağılımı yapıldığı, sanığın yeşil ışıkta geçtiğine ve olayda kusurunun bulunmadığına ilişkin savumasının aksine delil bulunmadığı, sanığın kırmızı ışık ihlali yaparak kusurlu davranışları ile trafik kazasına ve ölen ...'ın ölümene neden olduğuna dair mahkumiyetine yeterli şüpheden uzak kesin delil elde edilemediği, sanığın suçu işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
02/06/2016 günü 22.20 sıralarında gece vakti, aydınlatmanın olduğu meskun mahalde, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli ışık kontrollü dört yönlü kavşağa geldiğinde seyrine göre solundan kavşağa giren sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki motosikletin ön kısmıyla sanığın idaresindeki otomobilin sol ön yan kısımlarına çarpması sonucu motosiklet sürücüsü ... 'ın öldüğü olayda, Bölge Adliye Mahkemesince dosya kapsamı ve oluşa uygun bulunarak hükme esas alınan Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporunda da belirtildiği üzere kazanın oluşunda kırmızı ışık ihlali yaptığı tespit edilen sürücünün asli, diğer sürücünün ise kusursuz olduğu, ancak tüm dosya kapsamında hangi sürücünün kırmızı ışıkta geçtiğinin tespit edilemediği, bu nedenle trafik kazasına ve mağdurun ölümüne neden olduğuna dair mahkumiyetine yeterli, şüpheden uzak, kesin delil elde edilemeyen sanığın beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, atılı suça ilişkin olayda taksire dayalı kusurunun bulunmadığı gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla,Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2025 tarihinde karar verildi.