İçtihatYargıtay8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2021/7820 · K. 2023/10029
- Esas No
- 2021/7820
- Karar No
- 2023/10029
- Karar Tarihi
- 14.12.2023
Karar Metni
8. Ceza Dairesi 2021/7820 E. , 2023/10029 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/322 E., 2016/1008 K.
SUÇ : Eziyet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.02.2015 tarihli iddianamesiyle eşe karşı eziyet suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar vekilinin temyiz isteği; alt sınırdan ayrılarak, üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik araştırmaya, delil yetersizliğine, sanığa son sözü sorulmayarak savunma hakkının kısıtlandığına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına ve diğer nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay, sanığın eşi olan ölen ...'le evlilikleri süresince sık sık tartıştığı, tartışmalar sırasında eşini darp ettiği, ona hakaret ettiği, evden çıkmasına izin vermediği, sürekli olarak müşterek çocuklarını alıp götüreceğini ve ona göstermeyeceğini söyleyerek tehdit ettiği, yaşadıklarına daha fazla tahammül edemeyen ...'in olay günü evlerinin balkonundan atlamak suretiyle intihar edip hayatına son verdiği, sanığın bu şekilde eziyet suçunu işlediğine ilişkindir.
2. Sanık ve ölenin olay tarihinde evli olduklarına ilişkin aile nüfus kayıt tablosunun dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür.
3. Sanık ve eşinin apartman komşuları olan tanıklar G.M.Ö., V.K.Ö. sanığın evinden 2 yıl boyunca sürekli olarak kavga, kadın çığlığı ve darp edilme seslerinin geldiğini, sanığın küfrettiğini duyduklarını ayrıca ölen ...'ın yüzünde zaman zaman morluk ve çizikler gördüklerini, sanığın iş ortağı tanık A.P.'nin ise sanığın eşinin dışarı çıkmasına çoğu zaman izin vermediğini, sürekli kavga ettiklerini, 3-4 kez eşine hakaret ettiğini duyduğunu ve bir keresinde ölenin yüzünde morluk görüp sebebini sorduğunda, sanık tarafından darp edildiğini söylediğini beyan etmişlerdir.
4. Sanık ise aşamalarda suçlamaları inkar etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden:
1. Tüm delillerin toplanmış olup mahkemece sübuta ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin eksik araştırmaya ve delil yetersizliğine İlişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece "Başkaca artırım ve eksiltmeye yer olmadığına,” ibaresine dayalı olarak fiili takdirin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin uygulanmaması yönünde kabul edilmesi, dosya kapsamına nazaran açıkça kanuna aykırılık teşkil etmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) “Delillerin tartışılması” başlıklı 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca katılmış olduğu takdirde son söz mutlaka sanığa verilerek duruşma bitirilecektir.
İnceleme konusu dosyada ise, sanık müdafiinin tüm celselerde hazır bulunduğu, karar duruşmasından müdafiisi aracılığı ile haberdar olan sanığın, herhangi bir mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmadığı gözetildiğinde bu hususta usul ve yasaya aykırı bir durum tespit edilmediğinden sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görülmemiştir.
B. Katılanlar vekilinin temyiz isteği yönünden:
Olay ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Evlilik birliği içerisinde eşi olan sanık tarafından sürekli darp edilen, çoğu zaman evden çıkmasına izin verilmeyen, evden ayrıldığı takdirde müşterek çocuklarının kendisine gösterilmeyeceği söylenerek baskı altında bırakılan ...'in maruz kaldığı fiziksel ve ruhsal şiddete daha fazla dayanamayarak hayatına son verdiği olayda, sanığın vehamet arz eden fiili, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı da dikkate alınarak üst sınırdan veya üst sınıra yakın bir ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli kararına yönelik katılanlar vekili ile sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.