Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2021/8584 · K. 2023/2756
11. Hukuk Dairesi 2021/8584 E. , 2023/2756 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/193 Esas, 2021/1712 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/77 E., 2020/481 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki kömür satımına ilişkin sözleşmeye istinaden davacının fatura alacağının davalı tarafından ödenmemesi sebebiyle başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, sözleşmenin ifa yerinin İnegöl olduğunu, Bursa mahkemelerinin bu dava bakımından yetkisiz olduğunu, tarafların uzun yıllar kömür ticareti yaptığını, davacının kömür bedellerinin ödenmediği yönündeki iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili tarafından davacı şirketin pazarlama ve tahsilat işleriyle ilgilenen sigortalı çalışanı ...'ya uzun süredir elden çek ve nakit olarak ödemeler yapıldığını, ödemelerin ...'nın imzası alınan defter kayıtları ve beyanları ile sabit olduğunu, ...'nın aldığı ödemelerden çekleri ticari defterlerine ödeme olarak geçtiğini, ancak nakit verilen ödemeleri saymadığını, ödemelerin bu şekilde yapılacağı yönünde bir güven oluştuğunu, taraflar arasında oluşan teamüller dolayısıyla müvekkilinin sürekli ... ile ilişki kurulduğunu, ödemelerin ... tarafından alınıp şirkete yapıldığını, şirket tarafından da ...'nın tahsilat yapmaya yetkilendirildiğini, müvekkilin borçlu olmadığını, kömürlerin ise teslim edilmediğini, ...'nın davaya dahil edilmesini, taraflar arasında yapılan şifahi sözleşmede kömürlerin bedellerinin dolar üzerinden ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.03.2017 tarih, 2015/1263 E. ve 2017/374 K. sayılı ilamıyla taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden taraflara ait ticari defterler ve bağlı kayıtları üzerinde konusunda uzman bir mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapıldığı, dava konusu alacağın kaynağının ödenmediği iddia edilen faturalar olduğu, davalı tarafın ise iddia edilen borcu ödediğini beyan ettiği, davacı taraf çalışanı ...'nın duruşmada, davacı şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, davalıdan nakit ödemeler aldığını, çek olarak aldığı ödemelerin de olduğunu, gösterilen defter fotokopilerindeki imzaların da kendisine ait olduğunu beyan ettiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve kayıtlarında mevcut olan toplamı 541,292,55 TL olan faturaların tamamının davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, icra takibi dosyası içerisinde bulunan davacıya ait muavin defterine göre 366.224,75 TL borç miktarı gözüktüğü, davacı tarafa son üç yıllık dönemdeki banka hesap no'ları ve ilgili banka şubelerinden hesapların hareketlerini gösterir ekstreleri sunması için süre verilmesine rağmen sunmadığı, bilirkişi raporunda tarih yönünden benzerlikler gösteren ve yanında imzaların bulunduğu tutar toplamının 371.314,00 TL olduğu, davacı şirket çalışanı ... tarafından elden nakit ödemeler aldığını çek ile de ödeme yapıldığını, defter fotokopilerinde imzaların kendisine ait olduğunu beyan etmekle bu şekilde muavin defterinde belirtilen borç miktarından fazla bir ödeme yapıldığı, davalının davacıya borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 13.02.2020 tarih, 2017/3915 E. ve 2020/366 K. sayılı ilamıyla somut uyuşmazlıkta, davacı cari borcun ödenmediği iddiasıyla takip başlattığı, davalı müvekkilinin alacağı olan kömürlerin henüz teslim edilmediğini, müvekkilinin iddia edilen borcu ödediğini savunduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre; davacı tarafça düzenlenen tüm faturalar davalı defterinde kayıtlı olmakla bu husus teslime karine teşkil edeceği, davalı taraf, ödeme savunmasında bulunduğundan ödemeye ilişkin iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın usulüne uygun defter kayıtlarına göre davacı davalıdan 95.086,75 TL alacaklı olup davalının ödemeye ilişkin iddiası yönünden kendi defterinde kayıtlı olan tutar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının ödemelerin davacı şirket çalışanı ...'ya yapıldığını bu hususta taraflar arasında teamül oluştuğunu savunduğu, duruşmada ihbar olunan sıfatı ile dinlenen ... ise nakden ödeme aldığını beyan ettiği, davalının bu husustaki savunmaya dayanak olarak ... tarafından hazırlanmış yazılı belgeleri sunmuş ise de; ilgili belgeler davacı tarafın kayıtlarında yer almayıp ödeme iddiası yönünden ispata elverişli olmadığı, tacir olan davalının, taraflar arasında teamül olduğunu savunmuş ise de; ticari defter kayıtlarında yer alan ödemelere ilişkin dayanak belgeleri, ödeme makbuzlarını ibraz ile yükümlü olduğu, davalının ödeme iddiası yönünden tediye belgesi de sunmadığı dikkate alındığında delil listesinde açıkça yemine dayanmış olmakla yemin delilinin hatırlatılması sureti ile karar verilmesi gerekliyken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın gönderilmesine karar verilmiştir.