1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 13.10.2017 günü saat 00.00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahal içi, 50 km/s hız sınırı ile aydınlatmanın mevcut olduğu, bölünmüş, düz ve eğimsiz yolda seyir halindeyken, kaza mahalli olan ışık kontrollü kavşağa geldiğinde kendisine hitaben yanan kırmızı ışığa rağmen geçişine devam ettiği sırada istikametine göre sol tarafından kendisine hitaben yanan yeşil ışıkta seyir eden ...'ın idaresindeki kamyonete çarpması neticesinde ...'ın basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde, ...'ın aracında yolcu olarak bulunan ...'in ise öldüğü olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı ile ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporda; sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile ışık ihlali yapması ve yola gereken dikkatini vermemesi sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu, ...'ın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, bilinçli taksir nedeniyle cezada yapılacak artırım oranının belirlenmesi sırasında, olayda bilinçli taksir koşullarının oluşumuna neden birden fazla eylemin varlığı halinde 1/2 oranında arttırım yapılması, tek eylemin bulunması halinde ise 1/3 oranında artırım yapılması şeklinde kabul edildiği anlaşılmakla, yukarıda izah edildiği şekilde gerçekleşen kazada bilinçli taksir oluşturan ihlalin yalnızca ışık ihlali olduğu gözetilmeden, TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın 1/3 oranı yerine, 1/2 oranında artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2.5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlendiği ve sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfının belirtilmesi ve kazaya karışan aracı sürme yetkisi veren sınıf ile sınırlı olarak sürücü belgesinin geri alınması gerekirken, sanığın suç tarihinde geçerli ve yeterli sürücü belgesi olup olmadığı araştırılmadan ve onaylı örneği dosyaya getirtilmeden, yazılı şekilde sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Çanakkale 1.Ağır Ceza Mahkemesine,
Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2025 tarihinde karar verildi.