IV. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
1. Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde, sanığın suçlamayı kabul etmemesi, tanıklar ..., ... ve ...'nin beyanlarının sanığın savunmasını desteklemesi, olayın meydana geliş şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanın istikrarlı beyanda bulunması, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.05.2013 tarihli 2012/1270 esas ve 2013/248 karar sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı, ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulünün zorunlu olduğu ve somut olayda sanığın katılanı araması ve katılanın yetişememesi nedeniyle kendisinin tekrar sanığı araması üzerine yaptıkları görüşme esnasında sanığın atılı hakaret sözlerini söylediği ve katılanın yanında bulunan ve eşi olan tanığın eşine karşı yapılan haksız eylemi kanıtlamak ve yetkili makamlara başvururken sunmak amacıyla konuşmayı kaydettiği anlaşılmakla, başkaca delil elde etme imkanının bulunmaması ve olayın meydana geliş şekli ile ses kaydı içeriğinden suça tahrik ve planlama ile kayıt yapılmamış olması nedeniyle anılan ses kaydının hukuka aykırı delil olmaması ve delil değerlendirme kapsamında kalmaması karşısında, sanığın 28.09.2014 tarihinde katılanla yaptığı telefon görüşmesi esnasında gerçekleşen hakaret suçunu işlediğine ve mahkumiyetine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın 13.10.2014 günü yapılan apartman yönetim kurulu toplantısı sırasında aralarında çıkan tartışma esnasında katılana hitaben söylediği "Biz seni böcek gibi görüyoruz, sen insan değilsin." şeklindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici davranış niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
b. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve somut olayda, sanığın hakaret eylemlerini 28.09.2014 tarihinde katılanla yaptığı telefon görüşmesi esnasında ve 13.10.2014 tarihinde yapılan apartman yönetim kurulu toplantısı esnasında gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında; aleniyet öğesinin oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle anılan maddenin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
c. Tekerrüre esas alınan önceki mahkûmiyetin kesin nitelikteki adli para cezasından ibaret olması ve adli sicil kaydında tekerrüre esas olan başka bir mahkumiyetinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
d. Bozma üzerine yapılan yargılamada hakaret suçundan aleniyet unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü halinde; 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönden hukuken aykırı bulunmuştur.