Yargıtay 34. Hukuk Dairesi · E. 2021/914 · K. 2022/1189
Hukuk Genel Kurulu 2021/914 E. , 2022/1189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “Hizmet Tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... İş Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına yönelik fer’î müdahil ... Kurumu vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar fer’î müdahil ... Kurumu vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı fer’î müdahil ... Kurumu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.11.1990-01.07.1999 tarihleri arasında kesintisiz asgari ücretle çalıştığını, davalı işveren tarafından 10.11.1990 tarihinde işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini ancak hizmetlerinin eksik bildirildiğini ileri sürerek 10.11.1990-01.07.1999 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı ... Halıcılık San. ve Tic. A.Ş.’ye 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılmış olup davaya cevap verilmemiştir. 6. Fer’î müdahil ... Kurumu (SGK/Kurum) vekili cevap dilekçesinde; davanın kamu düzenini ilgilendiren nitelikte olduğunu, bu nedenle çalışma olgusunun re’sen araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı: 7. ... İş Mahkemesinin 06.04.2017 tarihli ve 2015/266 E., 2017/90 K. sayılı kararı ile; uyuşmazlık konusu dönemde davacının davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz ayda 30 gün çalıştığı, bu hizmetlerinin kısmen kısa vadeli sigorta kollarına tabi olarak bildirildiği anlaşılmış ise de Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Daireleri arasında kısmen görüş farklılığı bulunmakla birlikte 506 sayılı Kanun'un 3.maddesinin II numaralı fıkrasına 20.06.1987 tarihli ve 3395 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle eklenen (D) bendindeki hükmün istisna getirmeyen bağlayıcı ve yasaklayıcı nitelikte olması, bu bendi yürürlükten kaldıran 29.07.2003 tarihli ve 4958 sayılı Kanun'un 57. maddesinde ve 5510 sayılı Kanun’da kanunların geriye yürüyeceğine ilişkin düzenleme bulunmaması karşısında yasal sorumluluğunu dönemindeki mevzuata göre yerine getiren davalı işverene yeni sorumluluklar yüklenemeyeceği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Birinci Kararı: 8. ... İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. 9. ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin 12.12.2017 tarihli ve 2017/1114 E., 2017/1347 K. sayılı kararı ile; davacıya evinde halı dokuması için tezgah tahsis olunup olunmadığının ve davalı işverenle aralarında hizmet akdi ilişkisi oluşup oluşmadığının araştırılmadığı, davalı işyerinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışanların bulunup bulunmadığının değerlendirilmediği, bu hâliyle kamu düzenine ilişkin davada toplanılması gereken deliller toplanmadan karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülüp belirtilen noksanlıklar giderilerek denetime elverişli karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin İkinci Kararı: 10. ... İş Mahkemesinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/21 E., 2018/174 K. sayılı kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından belirtilen araştırma yapılmaksızın önceki gerekçe tekrar edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin İkinci Kararı: 11. ... İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. 12. ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin 31.01.2019 tarihli ve 2018/1859 E., 2019/204 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçeye ilaveten ilk derece mahkemesince yargılama ve tahkikat aşamasına geçilmesi ve hukukî dinlenilme hakkı gözetilerek toplanacak deliller değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği hâlde ilk derece mahkemesince bu kurala uyulmadan karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülüp belirtilen noksanlıklar giderilerek denetime elverişli karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin Üçüncü Kararı: 13. ... İş Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2019/61 E., 2019/171 K. sayılı kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kararı doğrultusunda yeniden dinlenilen bordro tanıklarının çırak ve ustaların aynı işi yaptığını, çırakların da fiili olarak üretime katıldıklarını beyan ettikleri, emsal nitelikteki kararların Yargıtay tarafından onandığı, itibar edilen bordro tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya ait halı atölyesinde işverenin denetim ve gözetimi altında ücret karşılığında fiili olarak hizmet akdi ile çalıştığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Üçüncü Kararı: 14. ... İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’î müdahil ... Kurumu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. 15. ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin 18.09.2019 tarihli ve 2019/1358 E., 2019/1595 K. sayılı kararı ile; ilk derece mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle fer’î müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 16. ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’î müdahil ... Kurumu vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 17. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 17.03.2021 tarihli ve 2020/3481 E., 2021/3504 K. sayılı kararı ile; “…Davacının, davalı işverene ait halı atölyesinde 10/11/1990-01/07/1999 tarihleri arasında geçen Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini istediği eldeki davada, davalı şirkete ait ... sicil sayılı işyerinde 10/11/1990 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, davacının söz konusu işyerinden 10/11/1990-01/07/1999 tarihleri arasında Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortasına tabi olmayanlara ait dönem bordroları ile bildirilen hizmet sürelerinin bulunduğu ayrıca dinlenen bordrolu tanıkların ise çalışmayı doğruladıkları belirgindir. Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 3. maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun 1. maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunun 57. maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, şu durumda 09.07.1987 – 05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir. Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava irdelendiğinde, uyuşmazlık konusu 10/11/1990-01/07/1999 arası dönemde anılan Kanun kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85. madde gereğince isteğe bağlı sigortalılık başvurusu bulunmayan davacının sunduğu yazılı belgeler karşısında uyuşmazlık konusu dönemde davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra, yapılan işin el halıcılığı kapsamında olduğunun anlaşılması halinde davanın 10/11/1990-01/07/1999 dönemi yönünden reddine, aksi halde elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir. O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Direnme Kararı: 18. ... İş Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/126 E., 2021/119 K. sayılı kararı ile; dava ve cevap dilekçeleri, Kurum kayıtları, tanık beyanları ve dosya kapsamına göre Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2016/14756 E., 2017/352 K. sayılı kararı ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2016/16852 E., 2018/2982 K. sayılı kararlarının da emsal nitelikte kabul edildiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 19. Direnme kararı süresi içinde fer’î müdahil ... Kurumu vekili tarafından temyiz edilmiştir.