Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2021/9210 · K. 2024/7564
12. Ceza Dairesi 2021/9210 E. , 2024/7564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2624 E., 2019/3815 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, davacının CMK 141/-a,d,i ve j bentlerine dayanarak 10.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabul edilmesi gerektiğine, delillerin toplanmadan karar verildiğine, davanın kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar sebebiyle açıldığına, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, davacının 18/07/2016 tarihinde gözaltına alındığı ve aynı gün tutuklanma talebi ile sevkedilmiş olduğu Tekirdağ 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/116 sorgu sayılı kararı ile anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından dolayı tutuklanma talebinin reddine, yurtdışına çıkamamak şeklinde adli kontrol kararı verildiği, bu karara Savcılık tarafından itiraz edilmesi üzerine Tekirdağ 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 18/07/2016 tarih 2016/1288 D.İş sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından dolayı ayrı ayrı tutuklama amacı ile yakalama emri düzenlenmesine karar verildiği, davacının 18/07/2016 tarih saat:23.40'ta gözaltına alındığı, Tekirdağ 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 19/07/2016 tarih 2016/1295 D.İş sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma ve Tekirdağ 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 19/07/2016 tarih 2016/1296 D.İş sayılı kararı ile Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından dolayı 19/07/2016 tarihinde ayrı ayrı tutuklandığı ve her iki suç bakımından ayrı ayrı tutuklama müzekkereleri düzenlenmiş olduğu, daha sonra davacının Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/11/2016 tarih 2016/5812 D.İş sayılı kararı ile tahliye edildiği, İstanbul C.Başsavcılığı tarafından yürütülen 2017/24560 sayılı soruşturma kapsamında davacı hakkında 01/06/2018 günü "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme," suçundan doyalı EK Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verildiği, İstanbul C.Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 16/06/2017 tarih 2017/24560 soruşturma, 2018/23784 esas, 2018/4658 sayılı iddianamesi ile davacı sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı ve mahkemenin 2018/185 Esas sırasına kaydedildiği, davanın halen derdest olduğu, her ne kadar davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu bakımından EK Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verilmiş ise de; davacı hakkında sadece Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu bakımından değil, ayrıca silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından da soruşturma yürütüldüğü ve bu soruşturma kapsamında davacının sevkedilmiş olduğu Tekirdağ 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından her iki suçtan dolayı ayrı ayrı tutuklanmasına karar verildiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı hakkında İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı ve bu kamu davasının halen derdest olduğunun anlaşılması karşısında, CMK.nun 141/1-2 madde ve fıkralarında öngörülen tazminat istenmesine dair koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının tazminat davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün sonucu itibariyle doğru olması sebebiyle bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.