III. OLAY VE OLGULAR
Temyiz dışı sanık ...'in ... Tavukçuluk A.Ş de Yönetim Kurulu Başkanı, temyiz dışı sanık ...'ın kamyon şoförü olarak çalıştığı, temyize gelen sanık ...'un ise adı geçen şirkette, araçların bakımından ve sürücülerden sorumlu olduğu; olay tarihinde saat gece 23:30 sıralarında sanık ...'ın firmaya ait kamyonla taşıdığı yemleri boşaltmak için, katılan ...'nun sahibi olduğu tavuk çiftliğine gittiği, getirilen yemin yem silosuna boşaltılması için helezonun uzatma kablosunun fişinin kümes içindeki elektrik panosundaki prize takıldığı, katılanın kamyonun arkasındaki metal aksama dokunması ile birlikte elektrik akımına kapılarak, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, bilirkişilerce yapılan tespitte ve tanık ifadelerinden helezona elektrik iletimini sağlayan kablonun izolasyon malzemesinin çeşitli nedenlerle deforme olmuş olması ve bu deforme olan iletken kısmın kamyon üzerindeki iletken kısım ile temas etmesi neticesinde oluşan elektrik kaçağının kazaya neden olduğu tespit edilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olayın tanıkları ... ile ...' ın alınan ifadelerinde, olayın meydana geldiği esnada olay mahalline gittikleri, olayın arızalı helezon uzatma kablosundan meydana geldiğini sanık kamyon şoförü ...'ın kendilerine anlattığını, daha sonra kendilerinin de kabloyu kontrol ettiklerinde uzatma kablosunun arızalı, bantlı ve tellerinin açıkta olduğunu bizzat gördükleri, şoförü uyardıklarını, şoförün de cevaben durumu bildiğini ama şirket yetkililerinin gerekeni yapmadığını söylediğini beyan etmişlerdir
2.Sanıkların kusur durumuna ilişkin hükme esas alınan 18.07.2017 Tarihli Bilirkişi Heyeti Raporunda helezon uzatma kablosunun eski olduğu, bakım ve kontrolünün yapılmadığı, ... güvenliği konusunda gereken tedbirlerin alınmaması nedeniyle olayın meydana geldiği, kamyon şoförü sanık ...'ın müştekinin kamyona çıkmasını söylemesi ve kablodaki arızalı durumu bildiği halde, helezonun fişini kümesteki elektrik prizine takılmasını önlememesi nedeni ile asli kusurlu olduğu, ... Tavukçuluk A.Ş de Yönetim Kurulu Başkanı olan sanık ... ve adı geçen şirkette, araçların bakımından ve sürücülerden sorumlu olan temyize gelen sanık ...'un kusurunun bulunmadığı görüşü üzerine; Mahkemece sanık ... hakkında kesin nitelikte mahkumiyet kararı, kusuru bulunmayan sanıklar hakkında ise CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
3.Müştekinin uzlaşmayı kabul etmediği ve katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.
4.Sanık ... tüm aşamalardaki savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, araçların bakımından ve sürücülerden sorumlu olduğunu, araçların bakımının yapıldığı, teknik işler için şirkette elektrik teknisyenlerin bulunduğunu, olay yerinde dahi olmadığını ve kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.
5.Katılan ... hakkında düzenlenen 03.08.2016 tarihli ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulu raporuna göre, özetle "... kişide elektrik akımı ile temas sonucu gelişen klinik durumunun, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğuna oybirliği ile mütalaa olunur.." şeklindedir.
6.Yargılama aşamasında düzenlenen 04.03.2015 tarihli ... güvenliği uzmanı tek kişiden alınan Bilirkişi Raporuna göre, olayın uzatma kablosundaki hasardan meydana geldiği, kümesteki elektrik panosunda kaçak akım rölesinin bulunmadığı, bu nedenle çiftlik sahibi katılan ile birlikte yem fabrikası yöneticilerinin beraber kusurlu oldukları yönünde rapor düzenlemiştir.
7.Sanığın güncel adlî sicil kaydında sabıkasının olmadığı görülmüştür.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Bölge Adliye Mahkemesi katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararındaki sanık ... hakkındaki beraat hükmünü kaldırarak, sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
2.5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince takdiren basit yargılama usulü uygulanmadan genel hükümlere göre yargılama yapıldığı görülmüştür.
3.Olayla ilgili olarak, kusur durumunun değerlendirilmesi için, İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden raporz alınmış, 30/09/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda, elektrik panosunda herhangi bir arıza tespit edilmediği, ancak panoda tehlike anında akımı kesecek kaçak akım rölesinin mevcut olmadığı; kaza olayı öncesinde kamyonun yemi boşaltması için helezonun fişinin elektrik prizine takılmış olması sebebiyle, kazanın helezon sisteminin elektrik aksamından ya da helezon ile priz arasında elektrik gerilimi iletimini sağlayan kablodan kaynaklı bir elektrik kaçağı yaşanması sebebiyle meydana geldiği; belirtilen her iki durumda da elektrik kaçağının meydana gelmiş olabileceği; bu noktadan hareketle panoda kaçak akım rölesi bulundurmayan katılanın tali kusurlu olduğu, ... Tavukçuluk A.Ş."nin araçların bakımından ve sürücülerden sorumlu çalışanı sanık ...'un helezon sistemindeki elektrik arızası ya da helezondan prize akım sağlayan kablodan kaynaklı kaçak nedeniyle görevini ihmal ettiği bu nedenle olayda asli kusurlu olduğu, Anonim Şirket Yönetim Kurulu Başkanı olan sanık ...'in ise araçların bakım ve kontrolleri, sevk ve idareleri için gerekli görevlendirmeleri yapmış olduğundan atfı kabil kusur ya da ihmal bulunmadığı sonucuna varılmakla; Sanık ... yönünden yerel mahkemenin beraat kararının kaldırılarak mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir." şeklinde olup, sanık ...' hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 89/1 inci maddesi gereği 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.