III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mahkemece, ''Sanık ...'nun söz konusu kusurlu eylemi neticesinde katılan ...'ın dosyada mevcut adli raporlarda belirtildiği üzere duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde ve kemik kırılmasına yol açacak şekilde yaralandığı tespit edilmiştir. Diğer katılan ...'ın ise söz konusu kazada BTM ile giderilebilecek şekilde yaralandığı dosyada mevcut adli raporda sabittir. Sanığın taksirli eylemi sonucu birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda "taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçunu işlemiş olduğu sabit olduğundan, suçun işleniş şekli, katılanlarda oluşan yaralanmaların ağırlığı, niteliği ve tarafların kusur durumu da dikkate alınarak, eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 89/4 maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle cezalandırılmasına, sanığın geçmişi (sabıkasız oluşu), yargılamaya yansıyan davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek sanığa verilen cezadan 5237 sayılı TCK’nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın olay nedeniyle katılanların uğradığı maddi zararı giderdiğine ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiş, sanık hakkında üzerine atılı suç bakımından hükmedilen gün para cezası, günlüğü 20 TL’den adli para cezasına çevrilmiş, 24 eşit taksitle tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.''
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. Katılanların kati adli muayene raporları dosyada mevcuttur.
3. Olay tarihli kaza tespit tutanağında, yargılama aşamasında keşif üzerine aldırılan 30.10.2017 tarihli polis memuru bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ve Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi 02.03.2018 tarihli raporunda, sanığın yola gereken dikkati vermeyerek, hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamaksızın, önündeki aracı güvenli mesafeden seyretmeksizin tam kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği bildirilmiştir.
4. Sanık aşamalarda, alkollü halde ... başında uyuyakalmışken, kazanın meydana geldiğini, bu sebeple olayı hatırlamadığını, kendisinin kusuru bulunmadığını ileri sürmüştür.
5. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamış ve katılan tarafın zararı giderilmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli görülmüşse de, cezanın uygulanması sırasında, bilinçli taksir hükümlerine yer verilmemesi uygun görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesince ''Yukarıda açıklanan ve toplanan kanıtlara göre ilk derece mahkemesi sıfatıyla Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2018 gün ve 2016/202 Esas ve 2018/304 sayılı kararı ile sanığın idaresindeki aracıyla alkollü vaziyette yola gereken dikkatini vermediği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı seyri sırasında hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamadığı, sağ şeritte, önünde seyir halindeki otomobile tehlikeli biçimde yaklaşıp arkadan çarpması ile meydana gelen olayda, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu gerekçesiyle TCK'nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 6.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hükmün o yer Cumhuriyet savcısı tarafından, sanığın yaklaşık üç saat sonra yapılan ölçümde 0,77 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi nedeniyle atılı suçu bilinçli taksirle işlediği gözetilmeyip, TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanmadığı gerekçesiyle istinaf edilmesi üzerine dairemizce;
Olay günü 07:10'da meydana gelen kazadan sonra, saat 10:14'de yapılan ölçümde 0,77 promil alkollü olduğu belirlenen sanık hakkında, alkolün etkisi ile bilinçli taksirle gerçekleştirdiği eyleminden dolayı TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı görülerek duruşmalı inceleme yapılması gerektiği kanaatına varılmıştır.
Sanık dairemizdeki yargılama sırasında SEGBİS bağlantısı yapılarak alınan savunmasında; alkollü olduğunu ve uyuduğunu kabul ettiğini belirtmiş, hakkında TCK'nın 22/3 maddesinin uygulanması ihtimaline göre alınan ek savunmasında da; alkollü olduğunu kabul ettiğini bildirmiştir.
Katılanlar talimat ile alınan beyanlarında önceki beyanlarına benzer mahiyette ifadelerde bulunup, şikayetlerinin devam ettiğini bildirmişlerdir.
Dairemizdeki yargılamaya iştirak eden Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında özetle; Oluşa, savunma, mağdurların anlatımları ile doktor raporları, keşif zaptı, bilirkişi raporu, trafik kazası tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde, sürücü belgesiz sanık ...’nun güvenli bir şekilde ... sevk ve idare edemeyecek derecede 0.77 (olay anında 1.22) promil alkollü olarak sevk ve idaresinde bulundurduğu ... plaka sayılı araçla, Devlet Karayolu (D-330-15) üzerinde Ereğli'den Karapınar istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, aynı istikamette ön ilerisinde seyir halinde bulunan mağdur sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde sürücü ... ile aracında bulunan babası ...’ın nitelikli şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiği somut olayda; yönetimindeki araçla meskun mahal dışında seyri esnasında yola ve seyir çevresine gereken dikkatini vermemek, hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamamak, önündeki araçla yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakmamak, alkollü ... kullanmak suretiyle ve aldığı alkolün de etkisiyle önündeki aracı geç farkederek sebebiyet verdiği olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışlarıyla asli kusurlu olduğu, eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi kanuna aykırı görüldüğünden, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanık ... hakkında TCK’nın 3/1, 22/4, 61/1. maddelerinde yazılı ilke ve ölçütler gözetilip, TCK’nın 89/4, 22/3. maddeleri uyarınca yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
Sanık hakkında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, o yer Cumhuriyet savcısının TCK'nın 44. maddesi uyarınca fikri içtima hükümleri uyarınca bu suçtan cezalandırılamayacağı gerekçesiyle itirazı üzerine, itiraz mercii Ereğli(Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 26/06/2018 gün ve 2018/824 D.İş sayılı kararı ile kaldırıldığı anlaşılmış ise de; "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı TCK'nın 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde ... sevk ve idare edemeyecek olan kişinin ... kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, sanığın alkollü olarak ... kullanmaya başlaması ile suçun oluşacağı, alkollü olarak ... kullandığı sırada, tedbirsiz davranışı ile taksirle yaralamaya ya da ölüme neden olunması durumunda TCK'nın 85 veya 89. maddelerinde tanımlanan suçların da ayrıca oluşacağı, TCK'nın 44. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı dikkate alınarak, yerel mahkemece itiraz merciinin kesin kararı yönünden kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulması ihbarında bulunulması mümkün görülmüştür.
İddia, sanığın savunması, katılanların beyanı, kaza tespit tutanağı, adli tıp raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın, olaydan yaklaşık üç saat sonra yapılan ölçümde 0,77 promil alkollü olduğunun belirlenmesi karşısında, alkol oranının her bir saatte ortalama 0,15 promil düşeceği bilimsel olarak kabul edildiğinden, yaklaşık 1.22 promil alkollü olarak yönetimindeki ... ile Ereğli-Karapınar karayolunda, aynı istikamette seyir halinde bulunan katılan ... yönetimindeki araca arkadan çarparak, katılan ...'ın duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde, aynı araçta bulunan katılan ...'in ise BTM ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiği, yola gereken dikkatini vermeyip, hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamadan, önündeki aracı yeterli ve güvenli mesafeden takip etmemekle alkolün de etkisiyle asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği olaydan dolayı, TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanmaması nedeniyle hukuka aykırı olan ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanık hakkında TCK'nın 89/4. maddesi uyarınca belirlenen cezada, alkollü vaziyette uyuduğunun da anlaşılması karşısında TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca takdiren yarı oranında artırım yapılıp, cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerine göre takdiri indirim hükmü de uygulanarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.''
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Sanığa 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilerek alınan beyanında, alkollü olduğunu ve uyuduğunu kabul ettiğini dile getirmiştir.