III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesi gerekçesinde '' Sanık, müştekinin ölen eşinin arkadaşı iken, zamanla evdekiler ile de samimiyetinin ilerlediği, zaman zaman çocuklara ve müştekiye hediyeler aldığı, zaman zaman evlerine girdiği hatta zamanla çok içli dışlı ve samimi oldukları davanın taraflarının ortak kabulündedir. Sanık suçlamaları kabul etmeyip mağdureye oyuncak, elbise, bisiklet gibi hediyeler aldığını, kendisi evli olmakla birlikte yalnız yaşadığını, mağdure ve annesine arkadaşı olan ... ölmeden önce de maddi ve manevi destek verdiğini, kendisinin mağdurenin annesi olan müşteki ile 3-4 yıldır cinsel ilişkiye girdiğini fakat mağdureye yönelik herhangi bir cinsel davranışının olmadığını, mağdurenin kendisi ile arasında bir problem olmadığı halde neden bu şekilde iddialarda bulunduğunu bilmediğini, suçsuz olduğunu söylemiş, müştekinin kendisi hakkında suçlamada bulunma sebebi olarak da, müşteki ile para karşılığı çok kere ilişkiye girdiklerini ve sonrasında ise müştekinin hamile kalması üzerine kendisinden kürtaj parası istediğini, ancak müştekinin bu esnada başkası ile imam nikâhı yaptığını öğrendiği için istediği parayı vermediğini, bunun üzerine böyle bir iftira attığını iddia etmiş, hatta müşteki ile kocası hayatta iken ve evde iken dahi ilişkiye girdiklerini ancak, sonrasında başkasıyla birlikte olduğu için, kendisinin de parasal desteğini çekmesine suçlamaların nedeni olarak ileri sürmüştür. Müşteki hiçbir şekilde sanığın aralarındaki münasebete ilişkin iddialarını kabul etmemekte, aksine kendisinin böyle bir teklifini asla kabul etmediğini beyan etmektedir.
Sanık ile mağdure arasında ise bir problem olmadığı, mağdureye bisiklet dâhil olmak üzere sürekli oyuncaklar ve hediyeler aldığı dolayısı ile aralarının çok iyi olduğu tarafların kabulünde olup, bu sebeple kendisine yönlendirme ile de olsa iftira atması için bir sebep bulunmayan mağdurenin, öğretilmiş veya ezberletilmiş olmayan bir anlatımda bulunduğu, olayı olduğu gibi ve hatırladığı kadarıyla anlattığı, anlatımların samimi olduğu, öğretilmiş veya suç atma amacı taşıyacak bir ezberin veya öğretmenin çok daha mantıklı, daha ağır suçlamalar içerebileceği, istismarın derecesini, sayısını ve yoğunluğunu, yani niteliğini, sanığa daha fazla zarar verecek şekilde olabileceği, oysa mağdurenin anlatımların bu özellikleri taşımadığı, mağdurenin sanıkla balkonda iken yan yana uzanmış uyuyor gibi yaparak kendisine yaklaşmaya çalıştığını anlattığı, kurgu bir ifade de bir insanın balkonda her kesin görebileceği bir yerde mağdureye istismarda bulunduğu iddiasının inanmayacağın düşünülerek böyle bir ifade öğretmeyeceğinin sabit olduğu, yine mağdure, sanığın her defasında organını sürtmek suretiyle istismar ettiğini anlattığı sadece bir defasında parmağı ile sokmaya çalıştığını anlattığı, adli görüşme odasında psikolog bilirkişi eşliğinde elde edilen beyanında sorulmasına rağmen nitelikli bir istismarı anlatmadığı, adli görüşme odasında ayrıntısı ile sanığın kendisine yönelik davranışlarını olduğu gibi anlattığı, sanığın özel bölgelerine dokunduğunu, arkasına geçerek kendi özel bölgesini poposuna sürttüğünü, hatta kardeşi evde olduğu zamanlar onu bakkala gönderdiğini, iç çamaşırını çıkararak bu davranışı iki kez yaptığını ve özel bölgesine sürtündüğünü, kendisine hediyeler aldığını, oyuncak ve para verdiğini, hatta kendisine ''Büyüdüğünde yine aynı şeyleri yapacağız'' dediğini, özel bölgesinin yaladığını” anlattığı, anlatımların samimi ve itibar edilebilir olduğuna dair 18/11/2019 tarihli adli görüşmeci psikolog raporu, 16/11/2019 tarihli Buca kadın doğum servisi tarafından düzenlenmiş ve mağdurenin beden muayenesi sırasındaki davranışlarının ajite ve huzursuz olup psikoloji tedaviye ihtiyacı bulunduğuna yönelik raporu, 04/12/2019 tarihli ... Uz hastanesi Çocuk İzleme Merkezince yapılan mağdureyi ilişkin değerlendirme rapor içeriğindeki, mağdurenin sürekli çekinik tavırlar içinde bulunduğuna dair raporu ile izlenen ve tutanak altına alınan Çim ifadesi de dikkate alınarak ...'ın verdiği ifadenin tutarlı olduğu ve mağdurenin cinsel istismara uğradığı kanaatine varılmış, sanık hakkında her ne Çim ifadesinde sanık tarafından parmağını poposuna soktuğunu da anlatması nedeniyle çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan da kamu davası açılmış ise de, mağdurenin duruşmada alınan beyanında sanığın poposuna parmak sokma olayı ile ilgili herhangi bir bilgi vermediği, hatırlamadığını söylediği, mahkememizce de muhtemelen sanığın parmağını sürtme yoluyla istismarı sırasında mağdurenin canının acıması nedeniyle parmağını soktuğunu düşünmüş olabileceği ve bu yüzden böyle anlatmış olabileceği, buna ilişkin anlatımların ayrıntılı olmadığı, dosyada mevcut adli tıp raporuna göre de anal yoldan organ sokulmasına dair bir belirti bulunmadığı yönündeki raporda dikkate alınarak, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği tam olarak netliğe kavuşmayan nitelikli cinsel istismarın gerçekleşmediği, itibar edilen anlatımlara göre, sanığın eylemlerinin mağdureyi rahatsız edecek kadar uzun süreli olduğu, hatta bazen canını acıttığı, yüzeysel kalmayıp iç çamaşırı içerisine elini sokacak kadar ileri gittiği, devamlılık arz eder şekilde özellikle özel belgelerine cinsel organın temas ettirdiği ve bunu mağdurenin tenine değecek kadar ve çamaşırının altından poposuna sürtecek kadar ileri götürdüğü, bu haliyle eylemin sarkıntılık düzeyini geçtiği ve istismar boyutuna ulaştığı, mağdurenin bu yöndeki ifadelerinin baştan beri aynı ve tutarlı olduğu, sanık ile aralarında bir husumet bulunmadığı, sanığa iftira atmasını gerektirecek bir durumda olmadığından, sanığın, mağdurenin anlattığı şekilde, mağdureye karşı atılı zincirlemeyi basit istismar suçunu işlediği Kanaatine varılmakla, istinaf incelemesinden önce, sanığın, arkadaşında ... duygusu oluşturduğu, oluşan iyi niyeti suiistimal ettiği ve ... duygularından yararlanarak ve bunun verdiği rahatlıkla atılı suçu işlediği gerekçesiyle alt hadden ayrılarak teşdiden 12 yıldan başlamak üzere ceza tayini yönüne gidilmiş ise de, istinafın bozma ilamı dikkate alınarak yapılan yargılamada sanığın tekrar ifadesi alınmış ve bu ifade sırasında, sanığa ailenin mağdureye kendisine emanet edip etmediği hususu sorulmuş, sanık beyanında, ailenin kendisine güvendiğini, müşteki eşini hastaneye götüreceği zamanlarda mağdureyi kendisine emanet ettiklerini, belki on kez den fazla olmak üzere evde çocuklara bakmasını istediklerini anlattığı, bu beyanlara göre sanık hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünden dolayı cezai artırımı yönüne gidileceği dikkate alınarak, daha önceki alt hadden ayrılma gerekçesi olarak uygulanacak yasa hükmü ile içerik olarak aynı mahiyette olan ailenin güvenini kötüye kullanma hususu nazara alındığından, TCK’nın 103/3-d-son maddesi uyarınca ayrıca cezalandırılması yoluna gidilmesi durumunda çifte değerlendirme yapılmış olacağından, bu kere önce sanığın eylemine uyan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 103/1-3.cümle maddesi gereği suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kast durumu, sanığın amacı ve saiki ile suçun işleniş şekli dikkate alınarak takdiren alt hadden cezalandırılmasına, sonra mağdurenin ailesinin güvenini kazandığı, eve girip çıkmaya başlayıp onlarla dostluk kurduğu, oluşan bu ... sonucu zaman zaman işleri olduğunda mağdureyi ve kardeşini sanığa bırakarak bakım ve gözetim yükümü oluşturacak şekilde kendisine emanet ettikleri ve atılı suçun mağduriye karşı bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiği sırada gerçekleştirdiği'' kabul ederek hüküm kurmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.