Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2022/10306 · K. 2023/4398
9. Ceza Dairesi 2022/10306 E. , 2023/4398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ :Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜM : Beraat İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kurulan kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2018 tarihli ve 2018/391 Esas, 2018/228 Karar sayılı kararı ile; sanığın hakkında nitelikli cinsel istismar suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesiyle dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Anılan karara karşı katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 18.12.2018 tarihli ve 2018/3435 Esas, 2018/2109 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Anılan karara karşı katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz yoluna başvurması üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 17.11.2020 tarihli ve 2020/417 Esas, 2020/5024 Karar sayılı kararı ile; sanığa isnat olunan suçların ortaya çıkış şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, ihbar üzerine sanığa ait evde yapılan arama sırasında evin balkonunda bulunan mağdure ile ablasının kendilerini kolluk kuvvetlerine farklı isimlerle tanıtmaları, mağdurenin silah tehdidiyle kendisini lezbiyen ilişkiye girmeye zorladığını ve bu suretle gerçekleşen ilişkiyi kaydedip görüntüleri internette yayınlayacağını söyleyerek hürriyetinden yoksun kıldığını iddia ettiği sanığı, söz konusu eylemlerden sonra annesi ve ablasıyla tanıştırarak bir süre hep beraber sanığa ait evde yaşamaları, tanık beyanları, sanık ile mağdurenin annesi arasındaki whatsapp mesajlarını da kapsayan bilirkişi raporu, tehdit konusu görüntülerin ele geçmemiş olması, savunma ve dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çekişmesi nedeniyle mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma kararı üzerine devam olunan yargılama neticesinde bozma kararına uyulması ile kurulan İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/59 Esas, 2021/424 Karar sayılı kararı ile; sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.06.2022 tarihli ve 14-2022/72074 sayılı, vekalet ücreti yönünden hükmü düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.