Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/1033 · K. 2024/6561
3. Ceza Dairesi 2022/1033 E. , 2024/6561 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1033 E., 2020/571 K. KATILANlar : ..., ... SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun sıfat yokluğundan reddi, İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Maliye Hazinesi vekili, ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, Ret, İade Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2018/1033 Esas, 2020/571 sayılı Kararının sanık müdafii, ... vekili, ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 1. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ... vekilinin; silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından ... vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği anlaşılmakla, temyiz incelemesine yer olmadığına, anılan suçlar ve temyiz istemleri yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir. 2. Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ÖSYM Başkanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, anılan suç yönünden ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir. 3. Sanık hakkında, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2017/443 Esas, 2018/111 sayılı Kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu için öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, anılan suç yönünden katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir. 4. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: