IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili; gerekçeli kararda 32.483,91 TL karşı vekâlet ücretine hükmedildiğini, dava dosyasına 16.11.2019 tarihinde sundukları dilekçe ile yalnızca davacı ... açısından 7.818,00 TL nisbi harç yatırılmış olup, diğer davacılar ..., ..., ...ve ... açısından harç yatırılmadığını, bu kişiler hakkında dava açılırken yalnızca 1.000,00 TL peşin harç yatırıldığını, zira bu kişilerce binanın yapıldığı hususunda bir ihtilaf olmadığını, buna rağmen peşin harcın tam yatırıldığı varsayılarak bu davacılar aleyhine de vekâlet ücreti hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın yapı değerinin 1.373.266,00 TL olup, muhdesatın tespiti davalarında davanın konusunun (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri olduğunu, davalıların payının toplam 76/290, davacı ...'un payının 38/145 (76/290), diğer davacıların toplam payının 414/870 olduğunu, muhdesatın tespiti davalarında yargılama giderinden ve davalı yararına takdir edilen vekâlet ücretinin davacının tapudaki payı göz önünde bulundurularak hesaplanması gerektiğini, vekâlet ücreti toplam 80.864,31 TL olup müvekkili yönünden vekâlet ücretinin 21.192,00 TL hesaplanması gerekirken 32.483,91 TL hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada beş davacı bulunup hangisinin kastedildiği belli olmayıp vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesi şeklinde hüküm kurulmasının tereddüte yol açtığını, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasından verilen kararda o davadaki davacıların binada hissedar olduğunun kabul edildiği şeklindeki tespiti kabul etmediklerini, ecrimisil dosyasından dinlenen tanık ...'ın (huzurdaki davanın davacısı), binanın temelini çıktıklarında ...'in parasının bittiğini, oğlu ...'in Çamlıcadaki dairesini, arabasını satıp parasını kendilerine getirdiğini beyan ettiğini, dosyadaki kira kontratlarının bir kısmının müvekkili tarafından, bir kısmının da... ve ... tarafından düzenlenmiş olup muris ... tarafından düzenlenen herhangi bir kontrat olmadığını, dosyadan alınan bilirkişi raporunda da dairelerin ... tarafından kiraya verildiğinin belirtildiğini, binanın yapımından bugüne kadar da bina ile ilgilendiğinin ifade edildiğini, dava konusu betonarme yapıya ait projeleri yaptıranın ... ve ... olduğunu, mal sahibi olarak "... ve hissedarları" yazıldığını, projenin antetli kısmında da yapı sahibi olarak ...'ın adının yazılı olduğunu, binaya başlanırken alınan evraklarda hissedar olduğu için muris ...'in isminin geçmesinin normal olduğunu, projede yapı sahibi olarak ismi geçen ...'ın murislerinin ise huzurdaki davayı açıp, binayı yaptıranlardan birinin müvekkili olduğunu, muris ...'in ise binayı yaptırmadığını, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasından verilen kararda taşınmazın idaresinin müvekkilinde olduğuna, teras kat dışındaki dava konusu işyerlerinin her birinin ayrı kişilere verilmesinden dolayı müvekkilinin gelir elde ettiğine, davacıların (huzurdaki davada davalıların) taşınmazdan yararlanmadıklarına karar verildiğini, bu hususların da taşınmazın müvekkili tarafından yaptırıldığını ispatladığını, her ne kadar binayı müvekkili yaptırmış olsa da taşınmazın arsa payında davalıların hissesi olduğu için kira bedellerinde hakları olduğu düşünülerek müvekkilince ödeme yapıldığını, bu durumun iddiaları kabul ettiği anlamına gelmeyeceğini, ay sonunu zor getiren ... ...'un binayı hangi gelir ile inşa ettiğinin açıklanamadığını, mahkemece ecrimisil davası ile huzurdaki dava arasında bağlantı kurulmasının hatalı olup davaların taraflarının farklı olduğunu, ecrimisil davasının kesinleşmesinin huzurdaki dava açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceğini beyan ederek; istinaf başvurunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"... Toplanan deliller, dosya kapsamı, dinlenen tanık anlatımları, öncesinde davacı ... ile davalılar arasında görülen ecrimisil davasındaki davalı ... beyanlarına göre, dava konusu yapıların davacı ... ve davalıların dip murisi hayatta iken yapıldığına, binanın diğer davacılar ile birlikte davacı ... tarafından kendi nam ve hesabına meydana getirildiği, satılan ev ve aracın parasının binanın yapımında kullanıldığı yazılı delille de ispat edilemediğine göre, yerel mahkemece ecrimisil davasındaki beyanların eldeki davada kuvvetli delil teşkil ettiği nazara alınarak, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasında ve davalılar pay değeri nazara alınarak aleyhe vekalet ücreti takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, hüküm kısmında vekalet ücretinin davacıdan alınması ibaresinin maddi hataya ilişkin olup mahallinde düzeltilmesi de mümkün olduğu..." gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.