V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... Seracılık İnş. Tur. Taş. Tic. Taah. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen dava ile ıslahın zamanaşımına uğradığını, 9.995,16 TL ödemeye ilişkin dekont mahkeme dosyasına sunulmasına karşın bu ödemenin değerlendirilmediğini, Müvekkili tarafından; davacıya, ... Gıda Şirketine yapılacak iş ile ilgili olarak oryantasyon eğitimi verildiğini, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, kazanın meydana geldiği alanda çalışma yapılması için elektriğin kesilmesinin diğer davalı ... Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'den istendiğini ve elektrikler kesilene kadar iş yapımına başlanmadığı halde davacının elektriğin kesilmesini beklediği sırada uyarıları dikkate almayarak o bölgede çalıştığını ve bu olayın neticesinde kaza geçirdiğini, dinlenen tanık beyanlarında bu hususun ispat edileceğini, bilirkişi tarafından kusur hesaplanmasında hataya düşüldüğünü ve mahkeme tarafından kusura ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, sürekli iş göremezlik oranında çelişkinin giderilmediğini, davacının istinaf incelemesi öncesi iş göremezlik oranı toplam %21,8 iken bozma sonrası alınan raporlarda bu oranın ilk kazada %2,2 ikinci kazada %16,2 olarak hesaplandığını, kabul anlamına gelmekle birlikte toplam iş göremezlik oranı düşerken hesaplanan tazminat miktarında artış meydana gelmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... Gıda San.ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının işçisi olduğu ... Seracılık Şirketi ile müvekkili şirket arasında 05.03.2009 tarihli 140.600 m2 ek sera tesisi inşaatında sera montajına ve mekanik malzeme imalatına ilişkin anahtar teslim iş sözleşmesi ile 25.03.2010 tarihli 107.000 m2 sera tesisi inşaatında sera metal konstrüksiyon imalatına yönelik mekanik parça imalatına ilişkin hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu davacı ile müvekkil şirket arasında işveren-işçi ilişkisi bulunmadığı gibi davacının işvereni ... Seracılık ile müvekkil şirket arasında da alt-üst işverenlik ilişkisi bulunmadığını, kararda İkinci iş kazasından sorumlu olmadığı gibi ilk kazadan da sorumlu olmaması gerektiğini, "... Seracılık şirketi ile arasındaki sözleşmenin "yüklenicinin yükümlülükleri” başlıklı 5 inci maddesi kapsamında sorumlu tutulamayacağı: “Yüklenicinin montajlardan sorumlu tüm elemanlarının iş verenin sera tesisleri içerisinde geçireceği her türlü iş kazalarının tazmininden, tedavi masraflarından, SSK, bölge çalışma müdürlüğü, iş kurumu vb. makam ve mercilerden gelebilecek cezai yükümlülüklerden yüklenici sorumludur.” Maddesi gereği müvekkil şirketin sorumlu olmayacağını sözleşmenin anahtar teslim iş sözleşmesi olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat isemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "Adli tatilin sürelere etkisi" açısından aynı Kanun'un 102 ve 103 üncü maddesidir. "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
3. Değerlendirme
1. Uyuşmazlığın çözümü, 'usuli kazanılmış hak' kavramının açıklanmasını ve açıklanan olgular karşısında somut olay ve taraflar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesini gerekli kılmaktadır.
2. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun/HMK) 'usuli kazanılmış hak' kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Konu, yargı içtihadı ile gelişmiştir.
3. Bu Kurum davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
4. Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.
5. 6100 sayılı HMK'nun 103/1-ç maddesinde "ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar." Adli tatilde görülebilecek dava ve işler arasında sayılmıştır.
6. Bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince verilen 18.07.2017 tarihli ilk kararın davacı vekiline 07.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve adli tatile tabi olmayan bu dava için karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 5521 sayılı Kanun kapsamında kararda gösterilen kanun yolu süresi olan 8 günlük süre dolduktan sonra 05.09.2017 tarihinde istinaf edildiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli ilk kararında davacı vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin istinaf başvurusunun da davalılar vekillerinin istinaf başvurusu gibi değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi kararının davacı lehine kaldırılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.
7. O halde, Mahkemece yapılacak iş; davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ilk kararını süresinde istinaf etmemiş olduğu kabul edilerek ve iş bu kararın sadece davalılar vekilleri tarafından istinaf edildiği gözetilerek kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada davalılar lehine oluşması gereken usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle, kaldırma kararı sonrasında 27.05.2009 tarihli iş kazası nedeniyle tespit edilen %2,2 ve 28/04/2011 tarihli iş kazası nedeniyle tespit edilen %16,2 düzeyindeki sürekli iş göremezlik oranlarının kaldırma kararı öncesinde alınan 01.06.2017 tarihli hesap raporuna uygulamak (bu raporda esas alınan işlemiş devre sonrasında yürürlüğe giren asgari ücret değişiklikleri rapora yansıtılmamak suretiyle), davacının her bir iş kazası nedeniyle hak kazanacağı maddi tazminat miktarlarını belirleyerek, davacıların maddi tazminat istemleriyle manevi tazminat istemleri hakkında bir karar vermekten ibarettir.
8. İlk Derece Mahkemesince anılan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
9. O halde, Kanun'un açık hükmüne aykırı görülen hususlar ile davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek, bozma sebeplerine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf itirazlarının esastan reddine dair kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekilleri tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.