III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli, 2016/21 Esas ve 2017/520 Karar sayılı kararı ile kadının aile birliğinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediği, eşi ve çocukları ile ilgilenmediği, çocuklarının temizlik, eğitim öğretim gibi ihtiyaçlarını yerine getirmediği, müşterek hanenin ve kendi kişisel temizliğine dikkat etmediği, erkeğin uyarmasına rağmen kendi giyim kuşamına dikkat etmediği, kadının tam kusurlu bulunduğu, kadının erkeğin başka bir bayanla ilişkisinin bulunduğunu söyleyerek sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirtmiş ise de, bu iddiasını destekleyen delillerini en geç öninceleme duruşması sırasında verilen kesin süre içerisinde dosyaya sunmadığı, tanık olarak ortak çocuk ...'ü gösterdiği fakat duruşmada bu tanığı dinletmekten vazgeçtiği, yine telefon görüşme kayıtlarını kadının istediği ancak görüştüğü söylenen kişiye ait telefon numarası belirtilmediği gibi gelen kayıtlar incelenerek bu durumu netliğe kavuşturmadıkları, taraflarca gösterilmeyen görüşme bilgileri konusunda re'sen araştırma yapılamayacağından kadının savunmaları ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin süregelen fiili durum, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve bilirkişi raporu dikkate alınarak babalarının yanında kalmasının daha uygun olduğu kanaatine varılarak velâyetinin babaya verilmesine, anne ile ortak çocuklar arasında kişisel ilişki düzenlenmesine, kadının mevcut ekonomik durumu dikkate alınarak hükmün kesinleşmesine kadar aylık 300,00 TL tedbir nafakasına, kadının yoksulluk nafakası, maddî manevî tazminat talepleri değerlendirildiğinde tarafların ayrılmalarında ve boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının tam kusurlu bulunduğu anlaşıldığından yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili müvekkiline yönelik isnatlarını ispat edilemediğini, erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, dava bitmeden başka bir kadınla düğün yaptığını, erkeğin ağır kusurlu olduğunu, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla hükmün tamamı yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin 12.03.2019 tarih ve 2017/2521 Esas ve 2019/436 Karar sayılı kararı ile Mahkemece idrak çağında olan ortak çocukları 2003 doğumlu ... ve 2007 doğumlu ... dinlenilmeden velâyete ilişkin karar verildiği, bu sebeple Mahkeme kararı kaldırılarak, idrak çağındaki çocuk dinlenerek, dosyada bulunan tüm deliller birlikte değerlendirilerek velâyet husunda karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesinin İkinci Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2019 tarihli, 2019/216 E. Ve 2019/554 Karar sayılı kararıyla kadının aile birliğinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediği, eşi ve çocukları ile ilgilenmediği, çocuklarının temizlik, eğitim öğretim gibi ihtiyaçlarını yerine getirmediği, müşterek hanenin ve kendi kişisel temizliğine dikkat etmediği, erkeğin uyarmasına rağmen kendi giyim kuşamına dikkat etmediği, tam kusurlu bulunduğu, davalının kusurlu hareketleri sebebiyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, erkeğe ise atfı kabil bir kusur bulunmadığı, kadın her ne kadar 04.02.2016 tarihli cevap dilekçesi ile erkeğin kendisini aldattığını ve kendisine ve ailesine hakaret ettiğini iddia etmiş ise de, cevap dilekçesinin süresi içinde sunulmadığı, süresi içinde cevap dilekçesi sunmayan kadının dava dilekçesindeki iddiaları inkar etmiş sayılacağı, yeni bir iddia ve delil öne süremeyeceği anlaşıldığından kadının süresinden sonra verdiği cevap dilekçesindeki iddialara dikkate alınamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin ortak çocukların tarafların ayrı yaşadığı dönemde babaları ile kalmaları, idrak çağında olduğu anlaşılan ortak çocuklardan ... ...'un velâyet hususundaki tercihi ve dosyada bulunan sosyal inceleme raporu dikkate alınarak babalarına verilmesine, yine kadın her ne kadar cevap dilekçesinde boşanmaya karar verilmesi halinde tarafına yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiş ise de, kadın süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığından davalının yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesinin İkinci Gönderme Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili sadakatsizliğin yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin davaya cevap vermediğine ilişkin gerekçenin doğru olmadığını, mahkemece müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin kendi iradesi ile seçmediği, ikamet etmediği bir adrese usulsüz tebligat yapıldığını, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesinin çocukların yararına uygun olmayıp, hukuka aykırı olduğunu beyanla hükmün tamamı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2020 tarih ve 2019/2852 Esas ve 2020/1206 Karar sayılı kararı ile dava dilekçesinin kadına tebliğine ilişkin yapılan incelemede tebliğ mazbatasında komşu imzasının ve imza vermekten kaçındığına dair şerhin bulunmaması nedeniyle dava dilekçesinin davalıya tebliğinin Tebligat Kanununun 21 inci maddesine aykırı ve usulsüz olduğu, bu nedenle kadının 04.02.2016 tarihli cevap dilekçesinin süresinde olduğu, nitekim Mahkemenin 21.09.2017 tarihli ilk kararında cevap dilekçesinin süresinde kabul edildiği, İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2016 tarihli ikinci kararında, kadının davaya süresinde cevap vermediği ve dava dilekçesindeki iddiaları inkar ettiği gerekçesi ile kadının savunması ve iddiaları dikkate alınmayarak yazılı şekilde karar verildiği, kadına dava dilekçesinin tebliğinin usulsüz olduğu gözetilmeksizin, kadının davaya süresinde cevap vermediğinin kabul edilmesi nedeni ile Mahkemece kadının savunması ve delillerinin değerlendirilmemesi ve boşanmanın fer'îsi niteliğindeki talepleri yönünden, taleplerin esası incelenmeksizin, süresi içerisinde talep edilmediği gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kadının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kadının savunması ve iddiaları kapsamında tüm dosya içeriği ve deliller birlikte değerlendirilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesine uygun şekilde gerekçe oluşturularak bir karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre; İlk Derece Mahkemesince yeniden boşanma ve boşanmanın fer'îsi niteliğindeki talepler yönünden hüküm kurulması zorunlu olduğundan, kadının diğer yönlere ilişkin istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
E. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yapılan yargılama sonucunda; kadının aile birliğinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediği, eşi ve çocukları ile ilgilenmediği, çocuklarının temizlik, eğitim öğretim gibi ihtiyaçlarını yerine getirmediği, müşterek hanenin ve kendi kişisel temizliğine dikkat etmediği, kendi giyim kuşamına dikkat etmediği, oluşan geçimsizlikte aile birliğinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmeyen, eşi ve çocukları ile ilgilenmeyen, müşterek hanenin, kendisinin ve çocukların temizliğine dikkat etmeyen, kadının tam kusurlu bulunduğu, kadın her ne kadar 04.02.2016 tarihli cevap dilekçesi ile erkeğin kendisine aldattığını ve kendisine ve ailesine hakaret ettiğini iddia etmiş ise de, kadın tarafın bu iddiasını destekleyen delillerini süresinde dosyaya sunmadığı, kadın tarafın tanık olarak müşterek çocuk ...'ü gösterdiği fakat duruşmada bu tanığı dinletmekten vazgeçtiği, bu hususta başkaca delil de sunulmadığından kadın tarafın savunmalarının ispat edilemediği kabul edilerek erkeğe atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocuklar ..., ... ve ...'in velâyetlerinin davacı babaya verilmesine, ortak çocuklar ile anne arasında kişisel ilişki tesisine, kadın için aylık 300,00 TL tedbir nafakasına, kadının yasal koşulları oluşmayan yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminata yönelik taleplerinin reddine karar verilmiştir.