İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2022/1112 · K. 2023/1249
- Esas No
- 2022/1112
- Karar No
- 2023/1249
- Karar Tarihi
- 28.03.2023
Karar Metni
6. Hukuk Dairesi 2022/1112 E. , 2023/1249 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde davalı asil ... ve vekili Avukat ... ile davacı şirket yetkilisi ... ... ve Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... 2. Noterliği'nin 15.12.2016 tarih ve 16364 yevmiye numaralı Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili arsa sahibinin bu sözleşmeye dayalı olarak davalı tarafa arsa devrini yaparken %18 oranında KDV ödediğini, davalı müteahhidin müvekkiline ait 47 daireyi müvekkiline devrederken %1 oranı üzerinden KDV ödediğini ve 1.078.650 TL tutarındaki vergi iadesini vergi dairesinden aldığını, sözleşmenin 8.2 maddesinde her çeşit verginin aksi kararlaştırılmadıkça müteahhide ait olacağının kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının iade alınan bedeli ihtara rağmen müvekkiline teslim etmediğini, müvekkilinin 3095 sayılı KDV Kanunu’na göre bizzat ticari iş yaptığından KDV mükellefiyetinin doğacağının somut olarak belirtildiğini, davalının yasal yükümlülüğüne rağmen anılan bedeli ödememesi üzerine davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2020/851 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve itiraz üzerinde takibin durdurulduğunu, bu nedenle icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KDV'nin müvekkilinden talep edilmesinin hukuki temeli bulunmadığını, sözleşme mucibince davacı tarafın dava konusu taşınmazını tapuda davalıya devrettiğinin doğru olduğunu, ancak, davacının arsayı devretmesi sebebi ile ödemiş olduğu KDV'yi talep etmesinin hukuki temelinin bulunmadığını, sözleşmeye konu taşınmazın davalı şirket adına kayıtlı olduğunu, ticari mal olduğuna dair bir beyan veya şerhin bulunmadığını, sözleşmede de bu yönde bir açıklama yapılmadan taşınmazın adlarına kayıtlı gerçek kişi davalı ve davacı şirket arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu edildiğini, Danıştay ve Yargıtayın kendi lehlerine örnek kararlarının bulunduğunu, sözleşmenin 8.2. maddesinde belirtilen vergilerin inşaat için gerekli olanlar olduğu açıkça belirtilmek sureti ile inşaatın yapım aşaması öncesine dair taşınmaz devrine ilişkin işlemin bu kapsama dahil edilmediğini, alacağın zaman aşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında ... 2. Noterliğinin 15.12.2016 tarih ve 16364 yevmiye numaralı Arsa Payı Karşılığı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesi düzenlendiği, vergi mevzuatı açısından arsanın tesliminde ve inşaatın yapımı sonrasında konutların teslimi sırasında vergiyi doğuran olay gerçekleştiğinden, yapılan teslimde KDV'nin doğduğu ancak bunun aksinin kararlaştırılması mümkün olduğu, aksinin kararlaştırılmış olması halinde, tarafların vergiyi toplamakla yükümlü kamu idaresine bu durumu ileri sürememelerine karşın, sözleşmenin tarafı olarak birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri, taraflar arasında imzalanan esas sözleşmenin 8. maddesinde "inşaat için gerekli her çeşit malzeme giderleri, işçilik ücretleri,sigorta primleri ve cezalar, vekalet ve tapu giderleri,cins tashihi ile kat irtifak ve mülkiyeti tesisi giderleri ve her çeşit vergi, resim ve harçlar,bu sözleşmede aksine bir hüküm olmadıkça müteahhide aittir” hükmünün bulunduğu, dava konusu olan KDV'nin bu inşaatın yapımında kullanılan arsanın teslimi nedeni ile doğduğu, dolayısıyla, sözleşmeye konu inşaatın yapımından kaynaklanan bir vergi olduğu, sözleşmedeki hükümlerde de, doğabilecek vergilerin müteahhite ait olduğunun kararlaştırıldığı, KDV'nin de bir tür vergi olması nedeni ile sözleşme gereğince müteahhide yüklendiği, vergi mevzuatı gereğince, davacı arsa sahibi tarafından ödenmesi gerekse de, tarafların özgür iradeleri ile imzalanan sözleşmede, müteahhidin sorumlu olacağını kararlaştırıldığını, davanın talep edilen bedel de dikkate alınarak kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün 2020/851 Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin talep gibi 1.076.700,00 TL asıl alacak, takip tarihinden sonra yıllık %13,75 temerrüt (avans faizi) faizi üzerinden takibin kaldığı yerden devamına, koşullar oluşmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı arsa sahibi tarafından sözleşmeye uygun arsa teslimi yapılmadığı dolayısıyla KDV mükellefiyeti doğmadığını, bir an için arsa sahibinin, arsa teslimine dayalı KDV yükümlülüğü kabul edilse dahi, taraflar arasında geçerli ve hukuki sonuçlarını doğurmuş sözleşme hükümlerinde, arsa sahibinin KDV yükümlülüğünün yükleniciye ait olacağına ilişkin açık düzenleme bulunmadığını, arsa sahibinin ticaret kanunu hükümlerine tabi bir tacir olmakla, ticari işlerini yaparken basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, arsa sahibinin KDV mevzuatına göre inşaat yapılan taşınmazları inşaata başlanmadan 2 yıldan öncesi bir sürede iktisap etmiş olmakla KDV kanununda belirtilen istisna hükümlerinden yararlanma haklarını kullanmadığını, sözleşme her ne kadar Arsa Payı Karşılığı Kat Karşılığı Sözleşmesi olarak yapılmış olmakla birlikte arsa devrinin yapılmadığını, davacı arsa sahibinin dava tarihi itibari ile KDV ödemesi yapmadığını, rücu hakkının kullanılmasının temel koşulunun ödemenin yapılmış olması olduğunu, kanunların geriye yürümez ilkesinin ihlal edildiğini, sözleşme tarihi itibari ile KDV sorumluluğunu doğuracak bir kanun maddesi olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı arsa sahibi tarafından sözleşmeye uygun arsa teslimi yapılmadığı dolayısıyla KDV mükellefiyeti doğmadığını, bir an için arsa sahibinin, arsa teslimine dayalı KDV yükümlülüğü kabul edilse dahi, taraflar arasında geçerli ve hukuki sonuçlarını doğurmuş sözleşme hükümlerinde, arsa sahibinin KDV yükümlülüğünün yükleniciye ait olacağına ilişkin açık düzenleme bulunmadığını, arsa sahibinin ticaret kanunu hükümlerine tabi bir tacir olmakla, ticari işlerini yaparken basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, arsa sahibinin KDV mevzuatına göre inşaat yapılan taşınmazları inşaata başlanmadan 2 yıldan öncesi bir sürede iktisap etmiş olmakla KDV kanununda belirtilen istisna hükümlerinden yararlanma haklarını kullanmadığını, sözleşme her ne kadar Arsa Payı Karşılığı Kat Karşılığı Sözleşmesi olarak yapılmış olmakla birlikte arsa devrinin yapılmadığını, davacı arsa sahibinin dava tarihi itibari ile KDV ödemesi yapmadığını, rücu hakkının kullanılmasının temel koşulunun ödemenin yapılmış olması olduğunu, kanunların geriye yürümez ilkesinin ihlal edildiğini, sözleşme tarihi itibari ile KDV sorumluluğunu doğuracak bir kanun maddesi olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan KDV'nin tahsili için başlatılan icra takibine takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 190 ncı maddesi, 141 ni maddesi,
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava konusu olayda; taraflar arasında ... 4. Noterliğinin 15.12.2016 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesi düzenlenmiştir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin niteliği gereği iki ayrı teslim söz konusudur. Vergi mevzuatı açısından arsanın tesliminde ve inşaatın yapımı sonrasında konutların teslimi sırasında vergiyi doğuran olay gerçekleştiğinden, her iki teslimde de KDV doğmuş olacaktır. ... KDV'nin mükellefi (yükümlüsü) kanunla belirlenmiştir. Ancak, tarafların bunun aksini (yani nihai sorumluluğu) kararlaştırılması mümkündür. Bunun aksinin kararlaştırılmış olması halinde, taraflar vergiyi toplamakla yükümlü kamu idaresine bu durumu ileri sürememelerine karşın, sözleşmenin tarafı olarak birbirlerine karşı ileri sürebileceklerdir.
Somut olayda; talep arsanın tesliminden ... ve ödendiği iddia edilen KDV'nin sözleşmenin 8.2. maddesi uyarınca iadesi istemi ile açılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince iddia eden, iddiasını ispat yükümlülüğü altındadır. Davalı, 29.07.2021 tarihli celsede KDV tutarının kısmen veya tamamen iade edilip edilmediği, eğer nakdi bir iade yapılmamış ise de bu iadenin herhangi bir mahsuplaşma şeklinde yada başka türlü iadesinin yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep etmiş, mahkemece de savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında bu talep reddedildiği gibi davanın konusunu oluşturan verginin ödenip ödenmediğine dair araştırma da yapılmamıştır.
Davanın esası verginin davacı tarafından ödenmesi konusuna ilişkindir. Verginin ödenip ödenmediği ya da iade edilip edilmediği savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamına girmemektedir. Verginin ödendiğinin ispatı davacının yükümlülüğündedir. Davalının cevabının kapsamı da davacının ispat yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacaktır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece ispat yükümlülüğü dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken iadesi talep edilen verginin ödenip ödenmediği, ne kadarının ödendiği, iade edilip edilmediği araştırılmadan ve ispat yükü davacıda olmasına rağmen, 6100 Sayılı HMK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen savunmanın genişletilmesi yasağı yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının 2. bentte belirtilen nedenle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,
3. 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.