İçtihatYargıtay7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2022/11276 · K. 2025/3487
- Esas No
- 2022/11276
- Karar No
- 2025/3487
- Karar Tarihi
- 03.03.2025
Karar Metni
7. Ceza Dairesi 2022/11276 E. , 2025/3487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3177 E., 2022/409 K.
SUÇLAR : 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret,
Kısmi temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanmasına
Sanık ... hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
Sanık ... müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına ilişkin isteminin takdiren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Sanıklar hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kurulan hükümlerin; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2015/29 Esas, 2021/111 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar ... ve ...'in 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ayrı ayrı beraatlerine;
b. Sanık ...'ün 5411 sayılı Kanun'un 160/2., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. ve 62/1. maddeleri gereğince neticeten 22 yıl 6 ay hapis ve 1.250.000,00 gün karşılığı 25.000.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, zimmet miktarı olan 6.053.786,56 TL'nin sanıktan alınarak katılan bankaya verilmesine; resmî belgede sahtecilik suçundan ise beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli ve 2021/3177 Esas, 2022/409 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar ... ve ...'in 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ayrı ayrı beraatlerine ilişkin ilk derece mahkemesince kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine,
b. Sanık ... hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin ilk derece mahkemesince kurulan hükmün,
" 3. maddesinde yer alan "teştiden 1.000.000,00 gün adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine "10.000 gün adli para cezası" ibaresinin eklenmesi,
\*Hükmün 3. maddesinin 2. paragrafınında yer alan "1.500.000,00 gün adli para cezası" ibaresinin hükümden tamamen çıkartılması,
\*Hükmün 3. maddesinin 3. paragrafında yer alan "1.250.000,00 gün adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine "8.334 gün adli para cezası" ibaresinin eklenmesi,
\*Hükmün 3. maddesinin 5. paragrafında yer alan "25.000.000,00 TL adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine "166.680,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ancak 5411 sayılı yasanın 160/2 maddesi uyarınca hükmedilecek adli para cezasının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağından sanığın 18.098.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin eklenmesi,
Hükmün 3. maddesinin 6. paragrafında yer alan "25.000.000,00 TL adli para cezası" ibaresinin çıkartılarak yerine "18.098.400,00 TL adli para cezası" ibaresinin eklenmesi,
\*Hükmün 3. maddesinin 7. paragrafında yer alan "...taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "...taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve para cezası ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde ödeme yapılmadığı takdirde infazın 5275 Sayılı Kanunun 106/3 maddesine göre yapılacağının sanığa ihtarına (kararın tebliği ile ihtarına)" ibarelerinin yazılması,
\*Hükmün 4. maddesinde yer alan "6.053.786,56 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "6.032.800,25 TL" ibaresinin eklenmesi,
\*Hükmün 4. maddesinden sonra gelmek üzere "banka zararı üzerinden hesaplanan 412.100,585 TL nispi harcın sanıktan alınmasına" ibaresinin eklenmesi,
\*Diğer maddelerin buna göre teselsül ettirilmesi," suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükme yönelik, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-c ve 280/1-a maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 303/1. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine;
Resmî belgede sahtecilik suçundan beraatine ilişkin ilk derece mahkemesince kurulan hükümde ise bir isabetsizlik bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Yerel mahkemenin sanıklar ... ve ... lehine verdiği beraat kararları ile bu konudaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğuna, banka zararının eksik tespit edildiğine, banka zararı eksik tespit edildiği için de sanık ... hakkında eksik ceza tayin edildiğine ve sanık ... hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi
Sanığın eyleminin basit zimmet olduğu halde nitelikli zimmet suçundan mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanıklar ... ve ... Hakkında 5411 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanıkların üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ... Hakkında 5411 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. İlk Derece Mahkemesi tarafından,
a. 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen zarar miktarının dikkate alınacağı cihetle, Dairemizin istikrar kazanmış uygulamalarına göre sanıklara, 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde hürriyeti bağlayıcı ceza ile gün para cezası tayin edilerek, taktir edilecek gün para cezasının arttırım ve indirime tabi tutulduktan sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52. maddesindeki esaslara göre tayin edilecek sonuç adlî para cezasının nitelikli zimmet suçu nedeniyle oluşan banka zararının 3 katına çıkartılması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında adlî para cezası tayin edilirken nitelikli zimmet miktarının 3 katı kadar adli para cezasının gün para cezası olarak hesaplanması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 3. ve 61. maddelerinde yer alan kıstaslar ile 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesinde öngörülen adli para cezasının üst haddi dikkate alınmadan teşdit uygulanmak suretiyle 1.000.000,00 gün adlî para cezasına hükmolunarak fazla adli para cezası tayin edilmesi,
b. Katılan ... A.Ş.'nin uğradığı zarar miktarı hükümde 6.053.786,56 TL olarak belirtilmiş ise de; mahkemenin hükme esas aldığı 16.09.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın 180.750,00 TL (basit zimmet) ve 10.821.781,51 TL (nitelikli zimmet) parayı zimmetine geçirdiği, 4.969.731,25 TL'yi iade ettiği görülmüş olup banka zararının 6.032.800,26 TL olmasına rağmen kararda 6.053.786,56 TL olarak belirlenmesi,
c. Banka zararı üzerinden belirlenen ve sanıktan alınması gereken banka zararı üzerinden hesaplanan 412.100,585 TL nispî harca hükmedilmemesi,
Kabule göre,
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise;
a. Mahkemece sanığın üzerine atılı eylemin nitelikli banka zimmeti suçunu oluşturduğu kabul edilmiş olmasına rağmen; 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesi uyarınca temel ceza belirlenip eylemin değişik zamanlarda birden çok kez işlenmesi nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması, zimmet miktarının tamamı ödenmediğinden 5411 sayılı Kanun'un 160/4. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim tatbik edilip, gün adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2. uyarınca paraya çevrilmesi, 5411 sayılı Kanun'un 160/2-2. cümlesi uyarınca adlî para cezası, ödenmeyen nitelikli banka zimmeti miktarının üç katından az olamayacağından buna göre adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde adlî para cezasına yönelik 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle ceza tayini,
b. 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesi uyarınca temel adlî para cezasına esas alınacak gün sayısının üst sınırının "yirmibin gün adli para cezası" olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, sanık hakkında ilk derece mahkemesince tayin olunan adlî para cezasının "10.000 gün" adlî para cezası şeklinde takdir edilmesine ilişkin gerekçelere Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde hükmün gerekçe kısmında yer verilmemesi,
c. Sanık hakkında takdir edilen 10.000 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince indirilmesi esnasında hesap hatası yapılarak 8.333 gün karşılığı 166,660 TL adlî para cezasına hükmolunması gerekirken 8.334 gün karşılığı 166.680 TL adlî para cezasına hükmolunması,
d.5411 sayılı Kanun'un 160/2-2. cümlesi uyarınca adlî para cezasının, ödenmeyen nitelikli banka zimmeti miktarının üç katından az olamayacağından bahisle sanığın 17.556.150,78 TL adlî para cezası ile cezalandırılması gerekirken 18.098.400,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Resmî Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında 5411 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA
C. Sanık ... Hakkında 5411 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.